Zihninizle ve Bedeninizle Barışmanın Yolu; Aikido

Günümüz toplumunda yaşayan insanların çoğu gerginlik, korku, endişe ve yüksek dozda stresle mücadele etmek zorunda. Kitlelere, baskı altında yaşanan, yüksek basınçlı bir yaşam tarzı hakim. Bu yaşam tarzları bunlarla da sınırlı kalmayıp zihnimizi, vücudumuzu kısacası tüm sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Sırt ağrısı, migren, psikolojik rahatsızlıklardan tutun da kanser, MS gibi bir çok ciddi hastalığa neden olabiliyor. Bu kısaca, zihin rahatsız ise beden de rahatsız oluyor demek. Tüm bunlardan uzaklaşıp, zihnimizin bedenimizle ve evrenle uyum içerisinde olmasına yardımcı olmak amacıyla gelin Aikido’ya birlikte göz atalım…

Aikido, genel Budo’lar içerisinde modern dönemle birlikte gelişmiş bir savaş sanatı. Japonya’daki bir çok diğer savaş sanatı gibi Aikido da ruhsal gelişim için bir öğreti aslında. Bu savaşı illa ki fiziksel bir savaş olarak düşünmemek gerek. İşin özünde, bu savaşı kişinin kendi iç dünyasına yaptığı yolculuğu simgeleyen bir imge olarak görebiliriz. Aikido kelimesi üç kanjiden (yazı karakteri) oluşmaktadır; 合 ai (birleşme, uyum), 気 ki (yaşam gücü, ruh), 道 dō (yol). Kelimenin altında yatan anlam, Aiki felsefenin de temelini oluşturuyor aslında. Bu anlamı, “yaşam gücüyle bütünleşme yolu” olarak özetleyebiliriz ama bunun göründüğünden çok daha derin anlamlı bir söylem olduğunu unutmamak gerek.

Aikido’nun temel felsefesi, insanın kendi zihni ve bedenini tanıması ve yaşam gücünü geliştirmeye yönelmesiyle başlıyor. Yaşam gücünü geliştirmek ise kaybetmek ya da kazanmakla alakalı bir şey değil. Bu duygu ve düşüncenin içerisinde, insanın yaşarken sorgulaması gereken felsefi sorular var. “Ben kimim? Var oluş amacım ne? Çevreyle nasıl bir uyum içindeyim?” gibi sorular bu sorulardan sadece birkaçı.

aiki gücü

Nedir bu Ki gücü?

Stresin, bir çok hastalığın temel nedenlerinden biri olduğu bilinmekte. Stres ya da gerginlik, aslında aklın bir yansıması. Sağlıklı bir beden ve zihin yapısı için ihtiyacınız olan Ki, stres ve zihniniz arasında güçlü bir bariyer görevi görür. Bu doğrultuda, Ki eğitimini bir terapi yöntemi olarak da görmek olası. “Ki” özünde “Yaşam Gücü” demektir ve bitkiler-hayvanlar dahil tüm canlılar için ortak doğal enerji anlamına gelir.

Ki, bu sanatın temelini hiçlikle oluşturur. Saldırganlık, gerilim ya da rekabet yok, sadece ve sadece uyum var. Enerjiinin çıkış kaynağı var ve tüm olay bu enerjinin yönlendirilmesiyle alakalı. Doğru nefes teknikleri de bu bütünün önemli bir parçası. Çalışmaların amacı; Ki enerjisini egzersiz yoluyla uygulayarak, zihin ve beden koordinasyonunu öğretmek. Bu egzersizler zamanla içselleşip, zihnimizin temeline yerleşerek hayatımızın temelini oluşturmalı.

Evrenle uyum sağlamak için en uygun yaşam biçimi…

Aikido çalışmaları genellikle bir ortakla (uke) gerçekleşir. Tüm egzersizler bireyin fiziksel sınırları içinde doğal akış içerisinde gerçekleşir. Bu egzersizler, günlük yaşamda karşılaşılabilecek sorunları simüle eder. Bu çalışmaları dışarıdan izleyen bir kişi, kuvvet ve saldırganlıkla gerçekleştirilen bir saldırının nasıl yetersiz kaldığı çok net görülür. Doğru bir Aikido tekniği uygulayan kişiye ne kadar güç uygulanırsa onun işi o kadar kolaylaşmış olur. Çünkü o sizin gücünüzü size karşı kullanır. Bu çalışmalar zamanla Aikido çalışan öğrenciye saldırganlığın ve kaba gücün yararsız olduğunu öğretir. Kişi bu sayede güç ile uyumla çalışmaya başlar, yani gücü kendi lehine çevirir. Fiziksel gücün, Ki gücüne karşı hiçbir önemi ve yaptırımı yoktur.

Peki Aikido sadece savunmaya mı yarar?

Savunma ve saldırı kavramları, birbirinden bağımsız olmayan savaş sanatlarının da temelini oluşturan kavramlar. Doğru zamanda doğru stratejiyi kullanabilmek, sonuca giden yoldaki konumunuzu belirliyor. Savunmayı, saldırıya karşı bir tepki olarak değil, bir strateji olarak görmek gerek. Önemli olan da doğru zamanda doğru stratejiyi kullanabilmek ve Aikido size bunları kullanmayı öğretir. Farkındalık, zamanlama ve tekniksel bütünlüğe ulaşmaya çalışan kişiye kazandırdıklarının başında duruma uyum sağlayıp ona uygun olan reaksiyonu verme yetisi gelir. Yani bunu sadece savunma olarak adlandırıp, nitelendirmek oldukça yanlış. Bu güç, saldırı ya da savunmanın çok daha ötesinde…