Yüksek Tansiyon Belirtileri ve İşaretleri Neler ?

Komplikasyonsuz yüksek tansiyon genelde herhangi bir semptom olmaksızın (sessizce) ilerler ve bu nedenle de hipertansiyon “sessiz katil” olarak adlandırılır. Bu ismin verilmesinin nedeni, hastalığın en nihayetinde kalp krizi ya da inme gibi potansiyel olarak ölümcül olan pek çok komplikasyona neden olana kadar ilerleyebilmesidir. Komplikasyonsuz hipertansiyon var olmasına rağmen yıllarca, hatta onyıllarca fark edilmeyebilir. Bunun nedeni herhangi bir belirtisinin görülmemesi ve söz konusu durumda olan kişilerin periyodik tansiyon taramasından geçmemeleridir.

Ancak komplikasyonsuz hipertansiyonu olan bazı kişilerde baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı ve görme bulanıklığı gibi belirtiler, yüksek tansiyon ile birlikte görülebilir. Belirtilerinin olması iyi bir şey olabilir, çünkü kişinin tedavi için doktora gitmesini ve ilaç kullanımı konusunda daha uyumlu olmalarını sağlar. Ancak genellikle, kişi doktora ilk gittiğinde, vücudunda önemli miktarda hasar meydana gelmiş olabilmektedir.

Pek çok durumda kişi; kalp krizi, inme, böbrek yetmezliği ya da görme bozukluğu (retinanın arka kısmında meydana gelen hasardan dolayı) ile doktora gitmekte ya da acil servise getirilmektedir. Halk arasında daha fazla bilincin olması ve sık yapılacak tansiyon taramaları, henüz teşhis edilmemiş yüksek tansiyon hastalarının, ciddi komplikasyonlar gelişmeden önce tespit edilmesine yardımcı olabilir.

Hipertansiyonu olan yaklaşık her 100 hastanın birine (%1), doktora ilk gittiğinde şiddetli yüksek tansiyon (akselere ya da malin hipertansiyon) teşhisi koyulmaktadır. Bu hastalarda diastolik kan basıncı (aşağıdaki bölüme bakınız) 140 mm Hg’nın üzerindedir! Bu durumdan etkilenen kişiler sıklıkla şiddetli baş ağrısı, bulantı, görme semptomları, baş dönmesi ve bazen de böbrek yetmezliğinden muzdarip olmaktadır. Malin hipertansiyon tıbbi bir acil durumdur ve hastanın inme geçirmesini (beyin hasarı) önlemek için acilen tedavi edilmesi gerekir.

Kan Basıncı (tansiyon) Nasıl Ölçülür?

Kan basıncı genelde tansiyon aleti (sfigmomanometre) adı verilen küçük, taşınabilir bir cihazla ölçülür (Sfigmo kelimesi Yunanca nabız demektir ve manometre de basıncı ölçer). Tansiyon aleti bir hava pompası, bir basınç göstergesi ile lastik bir manşondan oluşur. Alet, kan basıncını milimetre cıva (mm Hg) olarak adlandırılan birim cinsinden ölçer.

Sfigmomanometre

Sfigmomanometre

Manşon kolun üst kısmına yerleştirilir ve koldan geçen ana arter (brakiyal arter) içerisindeki kan akışını bloke edecek bir basınca ulaşana kadar hava pompası ile şişirilir. Kol, gövdenin yanına, kalp seviyesinde olacak şekilde uzatılır ve koldaki manşonun ve arterin üzerindeki basınç yavaş yavaş azaltılır. Manşondaki basınç azaltılırken, sağlık uzmanı bir stetoskop aracılığıyla dirseğin ön kısmındaki arter (atardamar) üzerinden kalp atışlarını dinler. Uzmanın arterden ilk nabız duyduğu basınç seviyesi sistolik basınçtır (büyük tansiyon). Manşonun basıncı azaldıkça, nabzın artık duyulamadığı basınç seviyesi ise diastolik basınçtır (küçük tansiyon). Tansiyon ölçümü ayrıca manşonu otomatik olarak şişirip nabızdaki değişiklikleri fark edebilen elektronik aletler aracılığıyla da yapılabilir.

Aşağıdaki yüksek tansiyon hakkında merak edilen diğer makaleleri de okumanızı tavsiye ederiz: