Varikosel kısırlık nedeni mi?

Varikoselin erkeklerde kısırlığın önemli etkenlerinden olduğu görüşü yaygın. Hastalığın çok çeşitli fizyopatolojik mekanizmalarla spermlerde neden olduğu tahribat malum. Biyomoleküler teknikler ve sperm fonksiyon testlerindeki gelişmelerle testiste hasara yol açan mekanizmaları anlamak kolaylaştı. Bu sayede hasarı önleyebilmek ve/veya iyileştirebilmek için yeni yöntemler geliştirildi. Şimdiye dek kısır erkeklerde, belirti göstermeyen varikoselde ya da engelleyici olmayan azospermi hastası erkeklerde varikosel ameliyatının ne derecede faydalı olduğu tam olarak belirlenemedi. Ayrıca, tüp bebek tedavisindeki gelişmelerle yeni sorular ortaya atılarak varikoselektominin önemi tartışılmaya başlandı.

Üretken yaştaki erkeklerin yaklaşık %8’i üremeyle ilişkili sorunlar için tıbbi yardım alıyor. Bunların %1 – 10’u çocuk sahibi olmalarını engelleyecek bir sorun yaşıyor. Bu çalışmaya katılan 2875 hastanın %21,9’unda varikosel saptanmış.

Varikosel genel nüfusta %4,4 – %22,6 oranında görülüyor. Birincil kısırlığa sahip erkeklerde %21 – 41, ikincil kısırlığa sahip erkeklerde ise %75 – 81 oranında gözlemleniyor.

Varikosel hastalığının erkek üretkenliğine etkisi 19. yüzyılın sonlarına dek tahmin edilemiyordu. Bu dönemlerde testis torbasında yer alan genişlemiş kılcal damarların meni kalitesini arttırdığı düşünülüyordu. 1965 yılında MacLeod adlı bilimci varikosel hastası kısır erkeklerden toplanan meni örneklerinde sperm sayısı azlığını, düşük sperm hareketliliğini ve anormal yapıların varlığını gözlemledi.

Varikosel fizyopatolojisi ve varikoselin erkek kısırlığıyla ilişkisi son 50 yıldır tartışılsa da kısırlığa neden olan mekanizmalar hakkında tam bilgi edindiğimiz söylenemez. Cerrahi operasyonun varikosel için iyi bir tedavi yöntemi olup olmadığı halen tartışılıyor. Erkek kısırlığı tedavisinin birincil amacı erkeğin çocuk sahibi olabilmesine imkân sağlamaktır. Bu nedenle, varikosel tedavisinin testis fonksiyonlarının devam etmesi ya da normalleşmesi yönünden önemli olduğu düşünülmektedir.

Varikosel kısır erkeklerde yaygın görülen sağlık sorunlarından. Hastaların ailelerine bakıldığında hastalığın genetik faktörlerle de bağlantılı olabileceği düşünülmektedir. Yakın geçmişte varikosel bağlantılı kısırlığın fizyopatolojisi üzerine yapılan çalışmalar testisteki değişikliklerin ve artan oksidatif baskının seminal antioksidan kapasiteye ve sperm yapısına etkilerini ortaya çıkardı.

Varikosel ameliyat tedavisinin erkek kısırlığını iyileştirip iyileştirmediği hakkında tartışmalar hala devam ediyor. Her iki düşünceyi de destekleyen kanıtlar bulunuyor; şimdilik, varikoselin erkek üreme sağlığına zararlı olduğu, tedavisinin sperm fonksiyonlarını ve çocuk sahibi olma şansını arttıracağı düşünülüyor.

Varikosel teşhisinin birincil yöntemi bazı durumlarda ultrason olarak kabul edilse de öncelikli olarak fiziksel teşhis gerekiyor. Cerrahi operasyon en başarılı tedavi yöntemidir; kasık altı mikrocerrahi yaklaşımı daha az yan etkiye sahiptir. Belirti göstermeyen varikosel ancak kontralateral varikoselle birlikte tespit edildiğinde tedavi edilmelidir. Varikosel tedavisi gören erkeklerde üretkenlik sağlanması desteklenen üreme yönteminin daha iyi sonuçlar vermesine de yardımcı olabilir. Engellenemeyen azospermi hastası erkeklerde varikosel tedavisi erkek menisinde sperm bulunma ihtimalini arttırır.

Son olarak, 2010 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından sunulan meni normalliği parametreleri için referans değerlerinin benimsenmesi varikosel hastalığının tedavi yöntemlerini epeyce değiştirdi. Eski yöntemler terkedildi. Varikosel hastalığına doğru zamanda müdahale etmek ve testisin zarar görmemesi için önlem almak büyük önem taşıyor.