Tüp bebekte doğuştan gelen özür riski var mı?

Yakın dönemde birden fazla araştırma benzer veriler içeriyor: Yapay döllenme yöntemleriyle sahip olunan çocuklarda doğuştan gelen bazı sağlık sorunları olabilir. Aslında genel olarak risk düşük ama ihtimal var.

Soruna yol açanlar

Çocuk sahibi olmak kimine kolayken kimine olanaksız. Türkiye’de 100 çiftten 15’i çocuk sahibi olmak için yapay döllenme yöntemlerine başvuruyor. Doğal yoldan çocuk sahibi olamayanlara yönelik uygulamalar mevut. Tüp bebek ve rahim içi sperm enjeksiyonu buna örnek.

Tüp bebek yumurtanın laboratuvar ortamında spermle döllenmesi olarak tanımlanabilir. Direkt olarak bir spermin yumurtayı rahim içinde döllemesi işlemineyse rahim içi sperm enjeksiyonu deniyor. Bunların tamamı yardımcı üreme yöntemleri.

Önceki araştırmalar bu yöntemlerle dünyaya gelen bebeklerde doğuştan gelen sağlık sorunu riskinin yüksek olabileceğini gösteriyor. Tabii bunlara ek olarak hangi durumların söz konusu olduğunu tam olarak bilemiyoruz. İşin içinde anne babaya bağlı faktörler de olabilir. Anne baba tedaviye geç kalmış, yaşlanmış olabilir. Yaşlı çiftlerin bebeklerinde doğuştan gelen özür riski daima daha fazla. Risk tedavinin kendisiyle bağlantılı da olabilir. Her iki durumda da emin olmak için daha çok bilgiye ihtiyacımız var.

Konuyu açığa çıkarmak için Avustralya’da 308.000’den fazla bebek incelenerek gruplara ayrılmış: Yardımcı üreme yöntemleriyle dünyaya gelenler, anne babası geçmişte yardımcı üreme yöntemine başvuran ama tedavisiz dünyaya gelenler, anne babasında üreme sorunları olup tedavisiz dünyaya gelenler ve anne babasında hiç üreme problemi olmayanlar.

Yeni araştırmalar

Yapılan araştırmalarda tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleriyle dünyaya gelmiş bebekler ve üreme problemi yaşamayan çiftlerin bebekleri doğuştan gelen özürler düşünülerek karşılaştırılmış. Sonuçlara bakalım:

•    Yapay döllenme yöntemiyle doğan 100 bebekten 8’inde doğuştan gelen özürlere rastlanmış. Bu sayı tedavi yöntemi kullanılmadan doğan 100 bebekte 6’ya iniyor. Buna göre yapay döllenmeyle dünyaya gelen bebekler %28 daha fazla doğuştan özürlü olma riski taşıyor.
•    Yöntemlere ayrı ayrı bakıldığında ise rahim içi sperm enjeksiyonu yönteminde riskin 100 bebekten 10’nunda görüldüğü belirtilmiş. Tüp bebekte ise 10 bebekten 7’si doğuştan özürlü. Rahim içi sperm enjeksiyonunda risk tüp bebek yöntemine göre %57 daha fazla.
•    Geçmişte tedavi görmüş ancak sonuç alınamamış, sonradan da kendiliğinden tedavisiz doğmuş bebeklerdeyse doğuştan gelen özür riski hala yüksek. Bunun anlamı açık: sorun ebeveynlerden kaynaklanıyor olabilir.
•    Doğuştan gelen özür riski ikizlere, üçüzlere göre tek bebeklerde daha fazla.

Araştırma güvenilir mi?

Yapılan bu araştırma veri kaynağı güvenilir, geniş tabanlı bir araştırma. Güney Avustralya’daki doğum kayıtlarına ve bebeklerde bulunan doğuştan gelen özürlere dayanıyor. Bebeklerin ya da doğumların pek azı göz ardı edilmek zorunda kalınmış. Bu da araştırma sonuçlarını daha güvenilir kılıyor.

Araştırmacılar annelerin yaşlarını ve bebeğin sağlıklı doğmasını engelleyecek diğer faktörleri de dikkate almış. Anneden kaynaklanan herhangi bir sorun, hamilelik süresince kullanılan ilaçlar gibi faktörler de araştırma sonuçlarını etkiliyor.

Yine de bu araştırma tedavinin sonuçlarını tam olarak vermekte yetersiz sayılabilir. Buna neden: babaların yaşlarının bilinmemesi.

Ne anlamalıyım?

Araştırma sonuçları yardımcı döllenme tekniklerinin doğuştan gelebilecek özürleri arttırabileceği yönünde. Ancak sonuçlara göre hem bu yöntemleri kullanmış anne babaların hem de hiç tedavi olmamış anne babaların çocuklarında bu özürlerin görülme olasılığı oldukça düşük. Riskler hala kesin değil. Emin olmak için daha fazla araştırma yapılmalı.

Eşiniz ve siz çocuk sahibi olmada sıkıntı çekiyorsanız, yardımcı üreme yöntemlerini denemeyi düşünüyorsanız bebeğinizi bekleyen riskler hakkında doktorunuzla konuşabilirsiniz.