Tüp bebek yumurtalık kanseri riskini arttırır mı?

Hollanda’da yapılan geniş kapsamlı araştırmaya göre tüp bebek tedavisiyle çocuk sahibi olan kadınlar, kısırlık problemi yaşayan ancak tüp bebek yöntemine başvurmamış kadınlara göre yumurtalık kanseri riskini daha fazla taşıyor. Hemen panik yapmayın. Genel olarak bakıldığında risk oldukça düşük.

Bildiklerimiz

Doğal yollardan çocuk sahibi olamayan çiftler yapay döllenme yöntemlerinden tüp bebeği tercih ediyor. Tüp bebek tedavisinde yumurta ve sperm laboratuvar ortamında  buluşturuluyor.

Tüp bebek yönteminde yumurtalıklarını harekete geçirmek, yumurta üretimini arttırmak için kadınlara ilaç ya da hormon veriliyor. Annenin yumurtası laboratuvarda döllenmek üzere alınıyor. Bu sürecin yumurtalıklara zarar verebileceği, hatta yumurtalık kanseri riskini arttıracağı yönünde görüşler var.

Yumurtalıkları harekete geçirmekte kullanılan yöntemlerle yumurtalık kanseri arasındaki bağlantıyı anlamak için onlarca araştırma yapılmış. Bu anlamda bir karşılaştırma yapmak çok doğru değil. Hiç hamile kalmamış, hamile kalmakta güçlük çeken ya da yumurtalık kanseri riskini genetik olarak daha fazla taşıyanlarda sonuç yanıltıcı olabilir. Sözün kısası mutlaka bir karşılaştırma yapılacaksa, çocuk sahibi olmakta güçlük çekip tüp bebek yöntemine başvuran kadınlarla, çocuk sahibi olamayan ancak tüp bebek yöntemini denemeyen kadınlar arasında yapılmalı. Böylece tüp bebek tedavisinin yan etkileri açıkça gözler önüne serilir.

Araştırmacılar Hollanda’da tüp bebek tedavisi görürken yumurtalıkları harekete geçirmek için takviye alan 19.146 kadınla bir yıl denemenin sonucunda çocuk sahibi olamamış, ancak herhangi bir tedavi yöntemini de kullanmamış 6.006 kadını karşılaştırmış. Sonraki 15 yılda bu kadınlar yumurtalık kanseri açısından izlenmiş.

Yeni araştırmalar neler söylüyor?

Bu araştırma sonucunda toplamda 77 yumurtalık kanseri vakası kaydedilmiş. Bunların 61’ini tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olanlar oluşturuyor. Kalan 16’sının tüp bebek tedavisiyle alakası yok.

10 yılda toplanan bilgiye dayanarak böyle bir sonuca varılıyor. Tüp bebek tedavisine başvuran kadınlarda kanser riski, çocuk sahibi olamayan ama tüp bebeğe de başvurmayan kadınlara oranla iki kat daha yüksek.

Ölümcül olmayan ama cerrahi müdahale gerektiren yumurtalık tümörleri konusunda da tüp bebek tedavisinin rolü var. Tüp bebek tedavisi görmüş kadınların riski yine diğer kadınlara göre iki kat daha fazla. Yumurtalığın diğer kısımlarına yayılan tümörlerde ise normalden daha farklı bir durum söz konusu değil.

Araştırmalar tüp bebek tedavisi kullanan kadınlarda yumurtalıklarda tümör görülme riskinin az olduğunu gösteriyor. Normalde yumurtalıklarda tümör görülme riski % 0.45. Araştırmanın sonuçları doğruysa tüp bebek yöntemini kullanan kadınlarda bu risk %0.71.

Sonuçlar güvenilir mi?

Tüp bebek yöntemini kullanan ve kullanmayan kadınlar arasında yapılan geniş kapsamlı bir araştırmadan bahsediyoruz. Yalnız bu araştırmada tüp bebek yöntemini hiç kullanmayan kadınların sayısı tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmuş kadınlara göre daha az. Bu durum ikisinin arasında yapılan karşılaştırmanın çok sağlıklı olamayacağını gösteriyor.

Araştırmacılar sonuçları etkileyebilecek bazı faktörleri dikkatle almamış. Tedavi olan kadının daha önceden anne olup olmadığı, kısırlık nedenleri, yaşı gibi bazı faktörlere bakılmamış.

Bu türden bir araştırma tüp bebek tedavisinin yumurtalık kanserine neden olduğunu söylemeye yetmiyor. Yumurtalıkları harekete geçirecek hormon ilaçlarına gelince, araştırmadaki çoğu kadının böyle bir işlemden haberi yok. Yani değişkenler sabit değil; dolayısıyla çalışmanın güvenilir sonuç vermesi beklenemez.

Ne anlamalıyım?

Bu araştırmayı tamamen çöpe atın, sakın dikkate almayın demiyoruz. Ama unutmayın ki tüp bebeğin yumurtalık kanseri riski taşıması ihtimali çok düşük. Daha doğru sonuçlar için daha kapsamlı, uzun soluklu araştırmalar yapmak gerektiği açıkça ortada.