Tüp Bebek Ne Demektir?

Bebek sahibi olmak ve bir bebeği büyütmek her eşin en büyük hayalidir. Eşler bir çocuğa sahip olmak ve çocuğu büyütmeyi çok fazla isterler. Ancak bazı sebeplerden dolayı eşler çocuk sahibi olmazlar. Bunda kimi zaman erkekten kaynaklanan sorunlar kimi zamansa kadından kaynaklanan sorunlar etkili olmaktadır. Uzmanlar bu sorunları ortadan kaldırmak ve eşlerin çocuk sahibi olması için yıllar boyunca birçok araştırma yapmışlardır. Yaptıkları araştırmalar sonrasında ise Tüp bebek yöntemini geliştirmişlerdir. Bu yöntemler sayesinde artık çocuk sahibi olmayan eşler içinde yeni umutlar doğmuş oldu. Bu yöntem sayesinde eşlerin çocuk olma ihtimalleri bulunmaktadır. Ülkemizde de kullanılan bu yöntem sayesinde eşler çocuk sahibi olabilmektedirler.

Bundan 20 yıl önce ülkemizde denenmeye başlayan tüp bebek hakkında birçok kişi yeteri kadar bilgi sahibi değildir. Aslında tüp bebek anne ve babanın üreme organlarının vücut içinde değil de vücut dışında birleştirilmesi olayıdır. Yani anne ve babadan alınan üreme hücreleri laboratuvar ortamında birleştirilip daha sonra oluşan yumurtalar anne rahmine yerleştirilerek çocuk sahibi olunmaktadır.

Tüp bebek işlemine başlanacağı zaman ilk olarak çocuk sahibi olmak isteyen anne ve babanın üreme hücreleri alınır. Daha sonra bu üreme hücreleri vücut ısısı sıcaklığındaki bir ortama yerleştirilir. Üreme hücreleri yaklaşık olarak 48 saat bu ortamda tutulur. Bu süre zarfı sonunda ortamdaki yumurtaların yarısında döllenme görülür. Döllenme olan yumurtalıklar buradan alınır ve hamile kalması için anne rahmine yerleştirilir. Daha sonrasında ise anne düzenli olarak kontrol edilir.

Ortamda bulunan döllenmiş yumurtalara tıp dilinde embriyo yani bildiğimiz adıyla cenin denilmektedir. Ceninler anne rahmine bir katater yardımı ile yerleştirilmektedir. Bu işlem sonrasında ise anne adaylarının yarısı hamile kalabilmektedir. Anne adaylarının geriye kalan yarısında ise düşükler görülmektedir. Bazı tedavi yöntemleri sayesinde ve çiftlere uygulanan tedaviler sayesinde anne adaylarının hamile kalma olasılıkları %70-%80 oranına çıkartılabilmektedir. Ancak geriye kalan kısımda ise hamilelik ne yapılırsa yapılsın sağlanmaz.

Tüp bebek yöntemi ile anne adaylarının hamile kalma olasılıklarını yükseltmek için bazı yöntemler uygulanmaktadır. Bunlardan bir tanesi de yumurtalıkların sayısının artırılmasıdır. Bunun için anne adayları çeşitli ilaçlar kullanırlar. Bu ilaçların sonucu olarak da anne rahminde bulunan yumurtalıkların sayısında artış görülür. Daha sonra ise bu yumurtalıklar daha çok hücre ile birleşir ve daha fazla embriyo oluşur. Bu embriyolar anne rahmine yerleştirilerek de anne adayının hamile kalma olasılığı artırılmış olunur. Ancak anne rahmindeki embriyo sayısı ne kadar fazla olursa bu durumda anne adayının da çoğul gebe kalma olasılığı o kadar fazla olmaktadır. İşte bu yüzde Tüp bebek yöntemlerinden ülkemizde bazı düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler sonrasında 35 yaşın altındaki bayanlar için 1, 35 yaşın üstündeki bayanlar içinse 2 embriyo transferine izin verilmektedir.

Tüp bebek yöntemi ilk geliştirildiği zaman anne adaylarının hamile kalması amaçlanmamaktaydı. Bu yöntem geliştirildiği zaman bayanların üreme hücrelerinden çeşitli sebeplerden dolayı meydana gelen kusurların tedavi edilmesi amaçlanmaktaydı. Ancak daha sonra yapılan araştırmalarda anne ya da babanın kısır olması sonrasında anne adayının hamile kalamaması sonucunda eşlerin üreme hücreleri alınarak döllendirilmiş ve anne adayının hamile kalması sağlanmıştır. Günümüzde bir mucize olarak nitelendirilen bu yöntem sayesinde binlerce eş çok kolay bir şekilde bebek sahibi olabilmektedirler. Ancak bunun olabilmesi içinde hem anne hem de babanın üreme hücrelerinin zarar görmemiş olması gerekmektedir. Eğer hücreler zarar görmüşse bu durumda çocuk sahibi olunamaz.