Tifodan korunmanın yolu var mı?

Hepimizin bildiği gibi tifo bakteriyel bir hastalık. Salmonella virüsünün yakın bir akrabası yüzünden gelişiyor. Kirli sular, pis yiyecekler ve az da olsa virüslü insanlarla yakın temas yoluyla ulaşıyor. Dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşıyor. Büyük kentlerin hemen hepsinde de kanalizasyon sistemi ve su artıma tesisleri var. Hal böyle olunca tifonun en büyük av alanları ortadan kalkmış oluyor. Çünkü bildiğimiz üzere tifo en çok kirli sulardan bulaşıyor. Hal böyle olunca kentlerde büyük ölçüde güvende sayılırız. Ancak egzotik bir seyahate çıkmaya hazırlanıyorsak fazladan önlem almamız şart. Şimdi gelin tifodan korunmanın yolu var mıymış bakalım.

Ne yapsam da tifodan korunsam?

Gelişmekte olan ülkelerde tifo hala üzerine tartışılan ve önlem alınması gereken hastalıklardan. Bu nedenle özellikle Güneydoğu Asya, Afrika, Güney Amerika ya da Afrika gibi tifo riski yüksek yerlere seyahat edecekseniz tifo hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olmalı ve gereken önlemleri almalısınız. Bunun için de öncelikle seyahat öncesi mutlaka aşılanmanız gerekiyor. Tifoya karşı iki tür önlem var. Bunlardan ilki seyahate çıkmadan iki hafta önce tek doz vurulması gereken aşı, diğeriyse ağız yoluyla alınan toplam 4 kapsülden oluşan hap.  Her ikisi de %100 etkili olmasına rağmen zaman içinde etkisini yitirir. Bu nedenle tekrarlanmaları gerekebilir.

Aşı ve hap etkili yöntemler ancak tek başlarına yeterli olmazlar. Bunun için öncelikle dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var. Bunlar:

Ellerinizi sık sık yıkayın.  Özellikle tuvaletten sonra ve yemeklerden önce mutlaka ellerinizi yıkayın. Bu şekilde tifodan büyük ölçüde korunmuş olursunuz. Ancak ellerinizi yıkarken dikkatli olun. En azından 40 saniye ellerinizi sabunla iyice ovalayın. Sabun ve suya ulaşamadığınız yerlerdeyseniz dezenfektan jeller bu konuda işinizi görebilir.

Açık su içmeyin. Tifo riskinin yüksek olduğu kuyu suyu ya da açık durağan sulardan kesinlikle içmeyin. Kapalı şişelenmiş sulardan tüketmeye çalışın. Bu tür sulara ulaşamıyorsanız elinizdeki suyu iyice kaynatın. Daha sonra soğutun ve için.

Pişmemiş ya da az pişmiş yiyeceklerden kaçının. Tifo bakterisi yüksek ısılarda ölür. Bu nedenle yiyeceklerinizi mutlaka iyice pişirin.

Suşi yemeyin. Suşinin tadı güzel olabilir. Ancak yine de hasta olmaya değmez. Bu nedenle çiğ ya da az pişmiş deniz ürünlerinde yapılan suşilerden kaçının. Ya da temiz olduğuna %100 emin olduğunuz yerlerde yiyin.

Meyve sebzelerinizi kendiniz soyun. Muz, avakado, portakal gibi meyvelerin kabuklarını ellerinizi iyice yıkadıktan sonra kendiniz soyun. Kabukların meyveye değmemesine de dikkat edin. Çünkü ellerden ve meyve kabuklarından tifo bulaşabilir.

Süt ürünleri tüketirken dikkatli olun. Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinden kaçının. Çünkü bu tür ürünlerde tifo bakterisi olabilir.

Kişisel bakım eşyalarınızı kimseyle paylaşmayın. Tifo bakterisi kişiden kişiye de geçebilir. Bu nedenle cımbız, makas, saç fırçası gibi kişisel bakım malzemelerinizi kimseyle paylaşmamaya özen gösterin. Aynı zamanda çarşaf, yastık ve mutfak eşyalarınızın da sabunlu sıcak suyla iyice yıkandığından emin olun.

Tifo taşıyıcıysanız ve tedavi aşamasından geçiyorsanız da dikkatli olmalısınız. Çünkü çevrenize tifo virüsü bulaştırma riskiniz, en az sizin başkasından kapma riskiniz kadar önemli bir konu. Bunun için dikkat etmeniz gereken noktalar var. Bunlardan en önemlisi de vücut salgılarınızın başka insanlarla temas etmemesi. Örneğin tuvalette ekstra özen göstermeniz gerekiyor, ya da kullandığınız çatal bıçakların iyice yıkandığından emin olmalısınız. Ayrıca tifo taşıyıcısı olduğunuz konusunda çevrenizdekileri uyarmak sizin başlıca görevlerinizden.