Spor efsaneleri ve spora başlamadan önce bilinmesi gerekenler

Düzenli olarak spor yapmaya başlamak korkutucu olabilir. Hele bir de daha önceden düzenli olarak spor yapmayan biriyseniz. Geçiş süreci sizin için hem acılı hem de bol hatalı olsa da yılmak yok. Bunun için doğru bilgilerle donatılmak şart. Ancak ne yazık ki doğru bilgilere ulaşmak her zaman kolay olmuyor. Örneğin şu an arama motorlarına spor hareketleri yazarsanız önünüze milyonlarca sonuç çıkacaktır. Bu sonuçların pek çoğunda da sizi sakatlıklara sürükler. Haydi şimdi gelin düzenli olarak spor yapacak birinin bilmesi gereken spor efsanelerine yakından bakalım ve bu şekilde hem doğru beslenmeyi hem de sakatlanmadan çok daha kısa sürede etkili spor yapmayı öğrenelim.

Spor efsanesi 1: Ağırlığın ne kadar fazlaysa o kadar şişmansındır.

Çoğu insana göre kilonuz fazlaysa şişmansınızdır. Ancak bu ilk yanlış spor efsanelerinden. Unutmayın ki insanların kas oranları, vücutlarındaki ödem ve kemik ağırlıkları kişiden kişiye göre değişir. Örneğin bir insanın vücudundaki kas oranı diğer insanlara oranla daha fazla olabilir ya da kemik ağırlığı görece daha fazla olabilir. Bu nedenle kilonuzun fazla olması sizin sağlıksız derecede yağ hücresine sahip olduğunuz anlamına gelmiyor. Bu noktadan çıkışla spora başlamadan önce tüm bu verilerin belirlenmesi ve ardından sağlıklı oranlarla uyuşması incelenmeli. Bu sonuçlar doğrultusunda vücudunuzdaki yağ oranının fazla olup olmadığı bulunmalı. Ardındansa size ve vücut tipinize en uygun spora başlanmalı. Kısaca özetle tartıda çıkan rakamların moralinizi bozmasına izin vermeden önce konu hakkında daha derinlemesine incelemede bulunun. 

Spor efsanesi 2:  Sebzesiz kas yapılmaz.

Kas yapmak 3 temele bağlı. Bunlar: düzenli egzersiz, kalori,  kas geliştirici ve onarıcı doğal takviyeler. Sebzelerse bu saydığımız 3 temelden ikisiyle yakından bağlantılı. Sebzeler de tıpkı tahıllar gibi yavaş parçalanan karbonhidrat, mineral ve vitaminler açısından zengin. Bunlar da kas gelişiminin en büyük ihtiyacı olan enerji açısından epey verimli bir kaynak. Ancak sebzeler tahıllardan çok daha az kalorili. Ayrıca soya,  kenevir gibi sebzelerin içeriğinde yüksek oranlarda protein de bulunuyor.  Protein de kas onarımı açısından kilit öneme sahip. Tüm bunlar göz önüne alındığında düşük kalorili diye sebzeden uzak durup vücudun ihtiyacı olan enerjiyi daha yağlı, lifsiz yani kısaca sağlıksız besinlerden almaya çalışırsanız yarardan fazla zarar görürsünüz.  Bu nedenle ikinci spor efsanemiz doğrular sınıfına gidiyor ve herkesin kas yaparken bol bol sebze tüketmesini öğütlüyor.

Spor efsanesi 3: Ağırlık çalışan kadınlar erkek gibi görünür.

Ağırlık çalışan kadınların erkek gibi göründüğü iddiası nedeniyle pek çok kadın ağırlık kaldırmaktan çekiniyor. Bu dünya tarihindeki en saçma bahanelerden biri. Sonuçta kadınlar da en az erkekler kadar güçlü kaslara ve sağlıklı bir vücuda ihtiyaç duyuyor. O halde neden ağırlık çalışmasınlar.

Aslında bu kanının nereden geldiğini anlamak mümkün. Kas geliştiren kadın denince akıllara NPC Ulusal Vücut Geliştirme ve Ms. Olimpiya 1997 şampiyonu efsane Nicole Bass gibi bu işi profesyonel meslek haline getirmiş kadınlar beliriyor. Ancak unutmayın ki sizin hedefiniz onlar gibi olmak değil, yalnızca kaslarınızı biraz olsun güçlendirmek. Bu sizin çok daha makulen görünmenize sebep olmaz. Aksine vücut yapınıza göre çok daha fit ve kadınsı görünmenizi sağlar.

Spor efsaneleri 4: Spor yapan kadınlar şekillenir, erkeklerse kaslanır.

Kas gelişimi kas liflerinin hareket etmesi ve genişlemesiyle olur. Bu sırada beyin bu bölgeye sinyaller yollar ve bir taraftan da kimyasal bir karışımla kasların daha fazla gelişmesini tetikler. Kadında da erkekte de bu aynı mantıkla işler. Yani kadınların spor yaparken şekillenmesi ancak kas yapmaması, ya da erkeklerin kaslarının daha fazla gelişmesi söz konusu değildir. Bunu belirleyen şey yapılan spordur. Örneğin plates yapan bir kadın ciddi olarak kaslanamaz, ancak ağırlık kaldırarak çalışırsa pekala bir erkek gibi kas geliştirebilir. Bunun örneğini biraz önce görmüştük. Yani spor efsaneleri 4 numara da yanlış mitler arasında yerini alıyor. Bu nedenle siz de bu kandırmacaya inanmayın. Spora başlamadan önce bu maddeleri de göz önünde bulundurun.