Sinüzitle Başa Çıkma Yöntemleri

Sinüs iltihabı olarak bilinen sinüzit hastalığı özellikle sonbahar ve kış mevsiminde daha fazla artış göstermektedir. Hastalık belirtileri arasında olan burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, baş ağrısı ve öksürük gibi şikayetler kişiyi fazlasıyla rahatsız etmektedir. Grip ya da soğuk algınlığı gibi nedenlerden dolayı sıvı ile dolan sinüs boşlukları bakteri ve mantar gibi virüslerin oluşması sonucu sinüzite neden olur. Kronik sinüziti olan kişilerde görülen iltihabik durum aşağı yukarı 8 hafta veya çok daha fazla devam edebilir. Sinüzit hastalığı akut, alerjik ya da kronik olarak farklılıklar göstermektedir. Hastalığın belirtileri arasında sıklıkla baş ağrısı, genizde oluşan akıntılar, öksürük, burun tıkanıklığı ve aynı zamanda akıntı, ağızda kötü bir koku oluşumu, yüksek ateş ve diş ağrısı gibi nedenler bulunmaktadır. 

Sinüzit Tedavisi ve Yöntemleri

Sinüziti olan kişiler gün içinde bol sıvı tüketmeye dikkat etmelidirler. Yüz bölgesinde şişkinlik hissini de rahatlatan yüze sıcak ve biraz da nemlendirilmiş bir havlu koymak da iyi gelmektedir. Gün içinde sık sık tekrarlanması gereken işlem hastayı son  derece rahatlatmaktadır. Buruna tuzlu su çekilmesi de sinüzit hastalarının en sık kullandığı yöntemlerden biridir. Serum fizyolojik ya da tuzlu su damlaları burun bölgesine damlatılabilir, çekilebilir ya da yıkanabilir. Sinüzit iltihabi bir durum olduğundan dolayı kişinin ateşinde de yükselme görülür. Bu nedenle ağrı kesiciler ile birlikte aynı zamanda ateş düşürücü ilaç kullanmak da işe yarayacaktır. Özellikle hastanın ağrılarının azalmasına ve baş, yüz ve diş bölgesi gibi basınç hissedilen bölgelerde rahatlamaya neden olur. Ateş düşürücü ve arı kesici ilaç ve benzerlerini hekime danışmadan almamak gerektiğin de unutmamalısınız.  Bazı durumlarda hekim kontrolünde antibiyotik tedavisi de başlanabilir ki bu hastalığın kronik olup olmamasına göre ya da farklı etkenlere göre gerek duyulan bir tedavi yöntemidir. Sinüzite uygulanan ilaç tedavileri neticesinde iyileşme görülmemesi ve durumun devam etmesi halinde ameliyat ile tedavi yöntemine de gidilebilmektedir. Sinüzit hastalarının özellikle tedavi boyunca asla sigara içmemeleri gerekmektedir ve sigara içilen ortamlar içine de kesinlikle girmemelidirler. Kuru havanın sinüzite iyi gelmediği bildiği gibi, bulunulan ortamın nem oranının yüksek olmasına dikkat etmek de alınabilecek önlemler arasında bulunmaktadır. 

Sinüzit

Alerjik Sinüzit ve Akut Sinüzit Nasıl Teşhis Edilir?

Alerjik sinüzit genellikle Alerjik Rinit olarak tanımlanan, ve bir takım alerjenlerin kişide zaman zaman ya da sıklıkla neden olduğu burun akıntısı yahut geniz kaşıntısı gibi durumların bir sonraki aşamasında görülen bir hastalıktır. Alerjik Rinit hastalığın neden olduğu Alerjik sinüzit bir enfeksiyon durumudur ve genellikle çok uzun süren ve devamlı tekrarlayan bir hastalıktır.

Akut sinüzit ise genellikle viral enfeksiyonlara bağlı olarak gelişen ve bir anda ortaya çıkan, belirtileri oldukça şiddetli ama daha kısa süren ve tedavisi daha mümkün olan sinüzit durumudur.  Burun bölgesindeki sinüslerde biriken sıvının bakteri ve virüsler nedeni ile enfekte olması sonucu ortaya çıkar. Bazı kalıtsal hastalıklar ay da burun eğriliği gibi nedenler de akut sinüzitin ortaya çıkmasında rol oyamamaktadırlar. 

Teşhis aşamasında hastanın tüm hikayesi detaylı şekilde dinlenmeli ve incelenir. KBB doktorları tarafından muayene edilir ve genellikle burun bölgesinde akıntı görülür ve teşhis konulabilir. Ancak kronik sinüzitte bu durum çok olası değildir. Teşhis aşamasında hastanın şikayetleri ve alerjik ya da akut gelişen sinüzit belirtilerine göre mevcut hikaye dinlenir. Radyolojik testler v kan tahlilleri de teşhis aşamasında önemli rol oynamaktadır. Çekilen grafiler ve aynı zamanda gerek duyulduğunda mutlaka tomografi sonuçları da hastalığa teşhis koymak açısından önemlidir.  Alerjen durumlara dair de pek çok test yapılarak teşhis konusunda bilgi alınabilir.