Silikon hidrojel kontakt lensler

Milyonlarca insan sağlıklı günlük kontakt lensler kullanmanın keyfini sürüyor. Ancak kontakt lens kullanımının da çeşitli riskleri olduğunu unutmamanızda fayda var. Bilinçsiz kontakt lens kullanımı, körlük ve görme kayıplarına sebep olabilecek şiddetli, ağrılı enfeksiyonlara sebep olabilir. Bu tarz enfeksiyonların görülme sıklığı düşük olmakla birlikte, hala doktorların hastalarını kontakt lenslerin risklerine karşı uyarmasını ve onlara çeşitli ürünler önermesini sağlayacak kadar belirgin olarak görülmektedir.

Kontakt lens kullanımına bağlı risklerin bir sonucu olarak, kontakt lens araştırma ve geliştirme birimleri göze daha fazla oksijen geçirebilen lens tasarımları üzerinde yoğunlaştı. Araştırmacılara göre eğer korneanın normalde aldığı oksijenle neredeyse aynı miktarda oksijen geçiren bir lens materyali ile üretim yapıldığı takdirde bu acılı iltihaplar ve enfeksiyonlar en aza indirgenebilecek ve hatta tamamen tarihe karışabilecek.

Oksijen Eksikliği Sendromu

1995 yılında yüksek oksijen geçirgen silikon kontakt lensler yeniden kamuya tanıtıldı. Bu yeni lensler uyurken bile korneaya eski lenslerden tam yedi kat daha fazla oksijen geçirimi sağlıyordu.

Peki şimdiki durumumuz nedir? Bu yüksek oksijen geçirgen silikon lensler komplikasyonların engellenmesini sağladı mı? Cevap hem evet hem hayır. Silikon lensler genel itibari ile göz için sağlıklı bir ortam oluşturmaktadır. Yumuşak lenslerini çok uzun süre kullanan birçok hastada “oksijen eksikliği sendromu”na sebep olabilir.

 

Oksijen eksikliği sendromu iltihapsız kornea şişkinlikleri ve neovaskülarizasyon (olgun bir damar yatağının normal ağdaki defektleri onaracak ya da anatomik sınırları aşıp doku ve boşlukları istila edecek’ şekilde gelişmesi) tecrübe eden hastaların geçirdiği sürece göz sağlığı endüstrisi tarafından verilen addır. Neovaskülarizasyon sonucu oluşan bu anormal kan hücreleri korneaya atmosferden aldığı oksijenin yanı sıra kan akışı yoluyla oksijen sağlamaya çalışırlar. Bu sendromu yaşayan hastaların gözleri genellikle kanlı olur ve gözdeki şişme sebebiyle görme problemleri yaşarlar. Bunun sonucu olarak bir göz doktorunun bu hastaların görme duyusunu göz muayenesi yoluyla ölçmesi oldukça zordur. Doktorlar hastalara yeni silikon bazlı lensler kullandırmaya başlattıklarında bu belirtilerin bir çoğu ise neredeyse büyülü bir şekilde bir anda yok olur.

Araştırmalar Enfeksiyon Riskinin Azaldığını Doğrulamıyor

Peki ya enfeksiyon? Bu yeni lensler enfeksiyonları da engelliyor mu? Yakın zamanda Avustralyalı ve İngiliz bilim adamları tarafından, yeni silikon hidrojel lenslerin yüksek oksijen geçirgenliği sayesinde enfeksiyon oluşma riskini gerçekten azaltıp azaltmadığına yönelik araştırmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar silikon lenslerin kontakt lens kullanıcıları için bakteriyel kornea iltihaplarının oluşması ihtimalini azaltmadığını doğrulamıştır. Mevcut araştırmalar klinik doktorlarının cevabını uzun süredir aradığı bir soru üzerine yoğunlaşmıştır: kontakt lenslerle ilgili enfeksiyonlar belki de göz sıvısının durağanlaşması, kornea yüzeyinde oluşan değişiklikler, ve kontakt lensler sebebiyle kornea hücrelerindeki dolaşımın yavaşlamasının bir sonucu olarak oluşmaktadır. Oksijen iletiminin enfeksiyon oluşumunda tek faktör olmamasına karşın hala önemli bir faktör olduğunu anlamak son derece önemlidir.

 

Kornea iltihabı ile ilgili bir risk faktörü, tamamlanmış bütün araştırmalarda kendini gösteriyor. Lenslerle uyumak: Kalıcı görme kaybı yaşanması konusunda en büyük risk faktörü lensleriniz uyurken çıkartmamaktır. Eğer kontakt lenslerinizle uyursanız bir enfeksiyon kapma ihtimaliniz normalden tam beş kat daha fazladır. Ciddi göz enfeksiyonları yaşamanıza sebep olacak diğer risk faktörleri sigara içmek, internetten satın alınan lensler, düşük sosyo-ekonomik statü, yanlış lens temizliği, lenslerin kullanmanız gerekenden daha uzun süre boyunca kullanılması ve genç yaşta olmak olarak sıralanabilir. Birleşik Krallık merkezli yapılan araştırmaya göre enfeksiyon oluşma riskleri kontakt lenslerin markalarına göre ciddi oranda dalgalanmalar göstermektedir. Bu araştırmaya göre günlük kullan-at kontakt lenslerin enfeksiyon oluşturma ihtimallerinin iki haftalık ya da aylık kullanılan lenslere göre daha az olduğu gözlenmektedir. İlginç bir şekilde günlük kullan-at kontakt lens kullanımında, kullanıcıların kornea iltihabı yaşama riskinin diğer kontakt lenslere göre 1.5 kat daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Bununla birlikte günlük kullan-at lens kullanıcılarının geçirdiği enfeksiyonlara yol açan bakterilerin ağır bir görme kaybına sebep olması ihtimali oldukça düşüktür. Hatta, hiçbir günlük kullan-at lens kullanıcısı görme keskinliği testinde 20/40’tan daha düşük bir görme sonucuna sahip değildir.

 

Yani tartışma devam ediyor: Dezenfekte edilmiş ama bakteri yuvası bir kabın içinde taşınan lensleri tekrar tekrar mı kullanmak daha doğrudur, yoksa her gün kullan at lensler kullanmak mı? Herkesin hayat tarzı, biyokimyası ve fizyolojisi farklıdır; bir hasta için geçerli olan bir durum başka bir hasta için geçerli olmayabiliyor. Tavsiyeler için göz doktorlarımıza danışın.