Şikayet etmek bağımlılık mı?

Çoğumuzun yaşamı şikayet edebileceği şeylerle dolu. Buraya kadar normal. Ancak şikayet etmenin yaşam tarzı haline gelmesi öyle değil. Yaşamın özellikle olumsuz yanlarını görmeyi seçen insanları sürekli olumsuz cümleler kurmalarından tanıyabilirsiniz. Karşılaştıkları hemen her şeyi eleştirirler. Mantık sınırları dahilindeyse yine sorun yok. Ancak yakınmada ölçü aşmışsa, şikayet etme onlar için bağımlılığa dönüşmüş olabilir. 

İnsanlar neden şikayet eder?

Sürekli şikayet eden insanların genellikle duygusal ve ruhsal gelişimlerini sağlıklı tamamlayamadıkları gözlemleniyor. Çocuklukları genellikle yetersiz şefkat ve ilgiyle geçiyor; bu noksanı yetişkinliklerinde başkalarından talep ediyorlar. Şikayet etme beklentileri karşılama yoluna dönüşüyor; bunu başkalarını kontrol etmeye yarayan bir yöntem olarak benimsiyorlar. Bu sayede dikkatleri üzerlerine çekiyorlar. Şikayet içsel suçluluklarını başkalarına atmalarını da sağlıyor. Eksikliklerini dışsallaştırarak başka kaynaklara atfediyorlar. Şikayet etmekten hoşlanan bireyler, kendilerini duygusal olarak terk edilmiş hissediyor. 

Çoğu insan başkalarının duygusal sorumluluğunu üstüne almak istemez. Kişi karşısındakine ne kadar yakın olursa olsun,  aşırı ölçüde duygusal sorumluluk yüklenmekten kaçınır. Şikayeti bağımlılık haline getiren kişi aslında karşısındakine sürekli yük bırakır: ‘’Beni taşı, beni koru, benimle ilgilen’’. Karşınızdaki eşiniz, aileniz, en sevdiğiniz arkadaşınız bile olsa bu duygusal yük ağır gelebilir.

Şikayetçi yapıdaki kişilerle evlilikler ya da ikili ilişkiler zordur. Birbirlerinin yükünü ağırlaştırmak yerine hafifleten bireyler birbirlerine mutluluk verebilir. Karşınızdaki kişi sürekli her şeyden yakınıyorsa, ona doğru ve farklı bakış açıları kazandırmaya çalışmalısınız. İlginizi şikayetlerine cevap vererek değil farklı şekilde belirtmelisiniz. Gerçekten ilgilenildiklerini hissettiklerinde belki de bu özelliklerinden vazgeçerler. 

Basit bir şikayet mi yoksa bağımlılık mı?

Şikayet etmek ara ara karşılaşılan bir durumsa bunun bir bağımlılık olduğunu söyleyemeyiz. Ancak bağımlılık derecesinde olduğunu hissettiğiniz bir şikayetçilik varsa bunun ne zaman sonlanacağını da bilmek istersiniz. Merak etmeyin: sorun hastalık düzeyindeyse terapi desteği işe yarayabilir. Ancak birey terapiye sıcak bakmıyorsa, kendinizce bazı çözüm yolları üretmeniz de yararlı olabilir. Bir kişi içsel süreçlerini yönetmeyi öğrendiğinde, kendisini geliştirip özgüven kazandığında ya da sağlıklı bir aşk ilişkisi kurup sevildiğini hissettiğinde şikayet etmekten vazgeçebilir. Gerçekten sevilip ilgi gösterildiğini hisseden insanlar ilgi için yeni yollar aramazlar.

Şikayetlerle yaşamamak için yapılacaklar listesi

Her bireyin içinde yaşayan bir çocuk mutlaka vardır. Çünkü hepimiz bir zamanlar çocuktuk. O çocuğun yaşadıkları, tüm hayatı boyunca yaşama bakışını etkiler. Bu nedenle içinizdeki çocuğu iyi tanıyarak onun ihtiyaçlarını bilmeniz gerekir. 

Çocukken eksik kalan yanlarınız ya da sizi derinden etkileyen olaylar yetişkin kişiliğinizi oluşturuyor. Şikayet etmek kişiliğiniz halini almadan, içinizdeki çocuğun eksik yanlarını kapatabileceğiniz ölçüde kapatın. Ancak bunun çok zor olduğunu unutmayın. 

Aslında şikayetçi bireyler şikayet ederken bilinçli olarak geçmişlerini düzeltmeye çalışmazlar. Bunu çoğunlukla bilinçdışı bir süreç olarak kabul edebiliriz. Çocukluk yaşantılarının dışavurumu olarak ortaya çıkan bu durumu düzeltmek kolay değil. 

Geçmişinizi kabul etmeniz çok önemli bir adım. Yaşamınızı, hatalarınızı, pişmanlıklarınızı ve geçmişinizi kabul edin. Yaşama bakış açınızın tamamen değişeceğini göreceksiniz.