Sezaryen sonrası enfeksiyon olur mu?

Sezaryen ameliyatı olan her 10 kadından biri enfeksiyon geçiriyor. Araştırmalar sezaryen sonrası enfeksiyonların çok yaygın olduğunu gösteriyor. Özellikle de kilolu ve obezite sorunu olan kadınlarda. 

Her yıl binlerce kadın sezaryenle doğum yapıyor. Hatta Türkiye’de sezaryen doğumlar toplam doğum oranının %49’unu oluşturuyor. Kadınlar acısız olduğundan, kolaylıklarından ya da normal doğumdan korktuklarından sezaryen doğumu tercih ediyor. Ama her zaman dediğimiz gibi, her şeyin doğalı sağlıklı. 

Evet, Türkiye’de sezaryen doğum oranı çok yüksek. Ancak şimdi çıkan yasalarla bu oran azalacak. Yalnız gerekli durumlarda sezaryen doğuma izin verilecek. Anne adayı normal doğumdan aşırı derecede korkuyorsa, doktoru da buna ikna olmuşsa sezaryen doğum yapabilecek.

Sezaryen doğum miktarın bu kadar yüksek olması akla hemen risklerin neler olduğunu getiriyor. Her cerrahi operasyon gibi sezaryenin de riskleri var. Bunlardan biri de sezaryen sonrası oluşan enfeksiyon riski.

Aslında uzmanlar da sezaryen sonrası enfeksiyon oluşması konusunda şaşkın. Çünkü sezaryen ameliyatının yapıldığı bölge bakteriler açısından hiç zengin değil. Bu yüzden doktorlar böyle enfeksiyonları aslında beklemiyorlar; kesin belirlenebilen nedenleri de yok. Sadece araştırmalar sonucunda yürütülen tahminler var. 

Sezaryen ameliyatlarda enfeksiyon riski

Fazla kilo ve obezite sezaryen sonrası risklerde başrolü oynuyor. Çünkü kilolu kadınlarda enfeksiyon oranının çok daha yüksek olduğu görülmüş. Fazla kilolu kadınlarda normal kilolu olanlara göre risk 1.6 kat daha fazla.  Bu hiç de azımsanamayacak bir miktar. İşin korkutucu yanı, obezite sorunu çekenlerde riskin 2.4 ile 3.7 kat civarında artıyor olması. 

Sezaryen sonrası enfeksiyona yakalanan 394 kadın arasında yapılan araştırmaya göre:

%88’i yüzeysel enfeksiyonlar geçirmiş. Bunlar birkaç günde iyileşen basit sorunlar. Ama yine de enfeksiyondan kurtulmak için antibiyotik kullanımı gerekmiş.

Enfeksiyona yakalananlardan %6.9’unun karın boşluğu iltihaplanmış. Bu kişiler halsizleşmiş, bünyeleri zayıflamış. Enfeksiyon sorunuysa ancak hastanede uygulanan damar içi antibiyotiklerle çözülmüş. 

%5.8’inin tedavi için tekrar hastaneye yatması gerekmiş. 

%4.8’inde ise enfeksiyon derinin altına işlemiş, derin dokulara bulaşmış. Antibiyotik tedavisi yetersiz kalmış. Antibiyotiğe ek olarak hastaneye yatarak cerrahi müdahale görmek mecburiyetinde kalmışlar.

Sezaryen gerekliyse?

Görüldüğü gibi çoğu kişide enfeksiyon çok ciddi problemlere yol açmamış. Her ne kadar enfeksiyonların çoğunluğu ciddi vakalar olmasa bile yine de sağlığınıza, psikolojinize olan zararları büyük. Küçük enfeksiyonlar sadece acı ve rahatsızlık hissine neden oluyor. Bazen de bu küçük enfeksiyonlar daha derinlerdeki dokulara sıçrıyor, büyüyor, gelişiyor ve size zarar veriyor. 

Uzmanlara göre enfeksiyonlardan korunmanın temel yollarından biri doğru hastaneyi seçmek. En steril ortam riskinizi de en aza indirir. 

Mecburiyetiniz olmamasına rağmen sezaryen istiyorsanız tekrar düşünün. Normal doğum her zaman çok daha sağlıklı. Çünkü doğal olanı o. Özellikle aşırı kiloluysanız bu konuyu çok daha iyi düşünün. Doktorunuzla konuşarak karar verin. 

Tepki

İngiltere’de Royal College of Midwifes’ın danışmanı Gail Johnson sezaryenden önce tüm detayların ve risklerin ayrıntılı olarak konuşulması, ona göre karar verilmesi gerektiğini söylüyor. Özellikle de obezite sorunu çeken kadınların doktorlar ve ebeler tarafında uyarılması ve bilinçlendirilmesi gerekli. 

Türkiye’de çıkan yasa da aslında bunu destekliyor. Zaten sezaryen ameliyatı yaptıran çok fazla kadın olduğunu dikkate alırsak enfeksiyon riskinin de yüksek olduğu bir gerçek. Bu nedenle sadece gerekli kişilere yapılması çok daha sağlıklı olacak.