Serotonin Nedir ve Ne İş Yapar ?

Serotonin beyinde ve bağırsaklarda üretilen ve (kimyasal adıyla 5-hydroxytryptamine, 5-HT) bir kimyasaldır. Özellikle beyinde her yere dağılmaktadır. Serotonin beyin hücrelerinin haberleşmesini sağlayan nörotransmitter özellikte kimyasallardan oluşur. İşlevi beyinle sınırlı değildir. Sindirim ve dolaşım sisteminde de önemli görevler üstlenmektedir. Kandaki trombositler buna örnektir. Ayrıca kasların kasılmasında da aktiv rol oynamaktadır.

En son yapılan araştırmalara %80-90 oranında da sindirim sistemi organlarında bulunmaktadır. Bu kimyasal beyin-kan bariyerini aşamaz. Yani beyinde üretileni sadece beyinde görev alır. Merkezi sinir sistemi üzerinde etkisi çok yüksektir.

Serotonin Nedir ve Nasıl Üretiliyor ?

Serotonin mükemmel işleyen biyokimyasal bir dönüşümün eseridir. İlk adım triptofan denen protein blok inşasıdır. Üretimden sorumlu hücreler triptofan + 5 – Hidroksitriptamin kombinasyonunda kimyasal reaktör olarak triptofan hidroksilazı kullanıyor.

Serotonin modeli

Serotonin modeli

Serotonin sinirsel haberleşmeye olanak sağlıyor. En önemli işlevi budur. Beyinde hücre dağılımı olağanüstü karmaşıklıktadır. Serotonin her an şebekenin her yerinde olması haberleşme için kritiktidir. Sonsuz sayıda ve bağlantıda beyin hücresi doğrudan – veya dolaylı – serotonin etkisindedir.

Böyle olunca serotoninle psikolojik ve fizyolojik fonksiyonlar arasında etkileşim olabileceği akla geliyor. Ruh durumu – cinsellik – iştah – uyku – hafıza – öğrenme – sıcaklık değişimi – sosyal davranışlar serotoninle yakından veya uzaktan, ama bir ölçüde mutlaka ilişkilidir. Beden işlevleri yönünden serotonin kardiyovasküler sistemle ve kaslarla sıkı fıkıdır. Endokrin sistemlerini de ekleyebiliriz. Serotonin göğüste üretilen süte bile karışmaktadır. Ani bebek ölümleri serotonin bağlantılarındaki sorunlarla ortaya çıkmaktadır.

Serotonin Depresyonla İlişkili Mi ?

Serotonin düzeyindeki dalgalanmaların depresif ruh halini etkilediği görüşü yaygındır. Serotonin azlığı birden fazla nedenle açıklanabilir:

  • Serotonin üretiminden sorumlu hücrelerin sayıca az olması
  • Alıcı bölgelere serotonin sevkiyatın sorunlar
  • Triptofan eksikliği
  • Serotonin hammaddesi kimyasalların temininde güçlük

Araştırmacılar biyokimyasal süreçte çıkan bu tür sorunların obsesif kompülsif bozukluk – anksiyetepanik bozukluk – aşırı öfke – depresyon tetikleyebileceğini belirtiyor.

Beyin hücrelerinin yenilenmesi aşamasında depresyona yol açan yapılanmalara ilişkin bir görüş daha var. Kimileri bu sürecin baştan sona serotoninle yürüdüğü – ve bir ömür boyu sürdüğü – görüşünde.

Princeton Üniversitesi’nden nörobilimci Barry Jacobs depresyonun yeni beyin hücrelerinin baskı altında kalmasıyla oluşabildiğini söylüyor. Jacobs’a göre depresyonu tetikleyen en önemli bileşen: Stres. SSRI grubu ilaçlar – seçici serotonin geri alım inhibitörleri – olarak geçen Celexa, Lexapro, Prozac, Paxil ve Zoloft gibi yaygın antidepresanlar serotonin düzeyini ayarlamada etkilidir. Bu maddenin eksikliğinin depresyon oluşumunda rolü olduğuna inanılmasına rağmen canlı bireylerin beyninde bu düzeyi sağlıklı ölçecek araca henüz sahip değiliz.

Buna ek olarak depresyon vb. zihinsel sorunlarda herhangi bir nörotransmitterin eksikliği – fazlalığı – düzeyi de ölçülemiyor. Öte yandan kandaki serotonin düzeyi ölçülebiliyor. Anlaşıldığı kadarıyla depresyondan yakınanlarda serotonin düzeyi çok daha düşük. Ancak kandaki serotonin düzeyinin beyindeki değeri yansıtıp yansıtmadığını da bilmediğimizi belirtelim.

Serotonin düzeyindeki azalma depresyon başlatır mı? Yoksa depresyon serotonin düşürür mü ? Hangisi doğru bilen yok. Serotonin düzeyini ayarlamada etkili antidepresan tedavilerinin depresyona bağlı semptomları azalttığı açık.  SSRI grubu ilaçlar, SNRI grubu ilaçlar – serotonin ve norepinefrin geri alım inhibitörleri – buna örnek.

Diyet Serotonin Salımını Etkiler Mi ?

Evet ama dolaylı biçimde. Kalsiyum düzeyi düşükse kalsiyum zengini yiyeceklerle açığı kapamak mümkün. Serotonini doğrudan arttıran yiyecek – içecek maalesef yok. Serotonin üreticisi triptofanı arttıracak yiyecekleri yemekte fayda var. Et ve tavuk gibi protein oranı yüksek yiyeceklerde triptofan bol bulunmaktadır. Mandıra ürünlerinde, fındıkta, hindi etinde de. İşin tuhafı protein bakımından zengin besinleri yedikten hemen sonra triptofan ve serotonin düzeyinin düşmesi. Peki neden ?

Beslenme uzmanı Elizabeth Somer’e göre proteinli yiyecekler tüketince beyne girmeye savaşan triptofan ve rakibi diğer aminoasitler kapıya yığılıyor. Aradan ancak az miktarda triptofan geçebiliyor. Serotonin düzeyi olduğu yerde kalmayı geçelim düştükçe düşüyor. Oysa karbonhidrat zengini yemeklerle triptofan kanda yüksek değerde kalabiliyor. Çünkü karbonhidratla salgılanan insülin rakip aminoasitleri bertaraf ediyor. Üstteki kısmın özeti: Hamur işi tatlı ve çörek depresyona iyi geliyor.

Egzersiz Serotonin Düzeyini Arttırır Mı ?

Egzersiz ruh durumunu değiştirmede çok etkili. Araştırmalar depresyon tedavisinde düzenli egzersizin antidepresan ilaçlar ya da psikoterapi kadar etkili olduğunu gösteriyor. Geçmişte depresyon ve egzersiz ilişkisi kabul edilmekle beraber olumlu etkileri görebilmek için uzun süre egzersiz yapmak gerektiği savunulurdu. Şimdi bu değişti. Teksas Austin Üniversite’sinde yapılan bir araştırma yalnızca 40 dk’lık bir egzersizin bile ruh halini iyileştirmede ani ve hızlı etki yarattığını kanıtladı. Egzersizin bu kimyasalın mekanizmasına olan etkisi biliniyor ancak süreç tüm ayrıntılarıyla henüz açıklanamıyor.

Serotonin Kadında ve Erkekte Aynı Etkide Mi ?  

Araştırmalara göre erkekte biraz daha fazla serotonin var. Biraz derken epey az. 2007 Eylül’de Biological Psychiatry dergisinde yayımlanan bir çalışma kadında ve erkekte bu maddenin düzeyi azalmasına verilen tepkilerin farklarına odaklanmıştı. Kadınların erkeklere oranla daha depresif olması serotoninle ilişkili olabilir. Triptofan tüketimi denen serotonin düzeyi düşürme yöntemi uygulanan erkekler daha impulsif oluyor – daha depresif olmuyor. Kadınlara gelince iş değişiyor. Ruh durumu belirgin düşüyor. Duygusal tepkiler artıyor. Araştırmacılara göre bu kimyasal sistemi her iki cinste aynı ama kullanma biçimleri farklı.

Kadınlar anksiyete ve ruh durum dalgalanmalarına neden daha kolay kapılıyor ?

Alkolizm – DEHB – dürtü kontrol sorunları neden erkeklerde daha yaygın?

Aradaki fark gizemi aydınlatabilir. Bazı dişi hormonların serotoninle etkileştiği de biliniyor. Bunlar özellikle belli semptomların ortaya çıkmasına – derinleşmesine neden oluyor. Doğum sonrası – post partum – depresyon buna örnek. Menstrual dönem ve menapoz da öyle.

Serotonin Alzheimer ve Demansta Etkili Mi ?

Yaşla kemik yoğunluğu azalır. Nörotransmitter aktivasyonu da öyle. 2006’da yapılan kapsamlı bir araştırmaya göre Alzheimer’e yakalanmış hastaların beyinlerinde serotonin düzeyi düşüyor. Hafıza bundan etkileniyor olabilir. Öte yandan serotonin düzeyindeki artışın Alzheimer’i önlediği, demansı – bunama – yavaşlattığı yönğnde elde kanıt yok. Araştırmalar sürüyor.

Serotonin Sendromu Nedir ?

SSRI antidepresanların güvenilirliği tartışılıyor. Serotonin sendromu SSRI türü ilaçların nadir yan etkilerinden. Sendrom iki veya daha fazla ilaç birlikte kullanılınca ortaya çıkıyor. Triptan migren ilaçlarıyla SSRI ilaçları birlikte kullanınca gözlemlenen serotonin yüklenmesi buna örnek. Bu tür sorunlar yeni bir ilaç kullanmakla – dozaj artışıyla gelişiyor. MAOI tipi ilaçlarla birlikte kullanımda risk daha da yükseliyor.

Ekstazi ya da LSD gibi keyif verici maddelerin de serotonin sendromuna yol açtığını belirtelim. Oluşan semptomlar dakikalarca – saatlerce sürebilir. Bunlar:

  • Aşırı rahatlama
  • Halüsinasyonlar
  • Kalp atışlarında hızlanma
  • Kan basıncında hızlı değişim
  • Vücut ısısında ve terlemede artış
  • Koordinasyon kaybı
  • Kas spazmları
  • Bulantı ve kusma.

Ekstazi ya da LSD çok yaygın bulunmamasına karşın – özellikle uzun süreli kullanımda ve doz aşımında – ölümcül düzeyde tehlikeli olabilir. Bu tehlikeli maddelere ek olarak St.John’s Wort, 5-HTP gibi bazı gıda takviyelerinin de antidepresan ilaçlarlarla beraber kullanılmaması tavsiye edilir. Çünkü bu ilaçların içindeki kimyasalların etkileşimi bu sendroma yol açabilmektedir.