Sarımsak, folik asit ve altın mühürü birlikte tüketebilir miyim?

Hap, kapsül, toz ve sıvı şeklindeki vitamin, mineral ve baharatlara besin takviyeleri denir. Çeşitli besin takviyeleri, hayatınızın farklı dönemlerinde genel sağlığınıza büyük katkıda bulunurlar. Mesela çocuk doğurma yaşındaki çoğu sağlıklı kadın, demir ve folik asit takviyelerinden faydalanabilir. Ulusal Sağlık Enstitüsü’ne göre bu besin takviyeleri klasik ilaçlarla aynı standartlarda incelenmiyorlar. Özellikle reçeteli ilaç alıyorsanız veya sıkça aspirin benzeri reçetesiz ilaç kullanıyorsanız, herhangi bir tür takviye almadan önce doktorunuza danışmalısınız. 

Folik asit

Folik asit, folatın sentetik bir türevi olup B9 vitamini olarak da bilinir. İnsan vücudundaki hücrelerin oluşturulup korunmasında ve kansızlığı önlemede folik asit önemli rol oynar. Fetüsün büyümesi, bebeklik ve çocukluk gibi hızlı hücre bölünmesinin görüldüğü dönemlerde folik asitin yeterli miktarda alınması oldukça önemlidir. Folik asit, doğadaki yeşil yapraklı sebzelerde, turunçgillerde ve baklagillerde bulunur. Bir sürü tahıl ürünü folik asit bakımından zengindir, bu ürünler besin takviyesi olarak da bulunur. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezine göre, folik asit, tetrasiklin antibiyotiklerinin emilimine engel olur. Sürekli olarak kullanılan doğum kontrol hapları, nöbet engelleyici antikonvünzal haplar ve kolesterol düşürücü ilaçlar dahil birçok ilaç, vücudunuzun folik asit ihtiyacını arttırır.  

Sarımsak

Sarımsak, antik zamandan bu yana sağlığa olan çeşitli faydalarından dolayı yiyecek, çeşni ve tıbbi takviye olarak kulanılmaktadır. Sarımsak, kan pıhtılaşmasını engelleyerek dolaşım sistemi sağlığına destekte bulunur ve felç, koroner kalp hastalıkları ve tromboz gibi rahatsızlıkları engeller. Doğal Tıp Üzerine adlı kitaba göre, sarımsak antibiyotiği antiviral, antioksidan, mantar önleyici ve antimikrobiyal özelliklere sahiptir ve kan şekeri düzeyini düşürür. Kan inceltici olarak da çalıştığı için aspirin, ibuprofen, warfarin ve selekoksib gibi kan pıhtılaşmasını önleyen ilaçlarla birlikte alındığında kanama ve morluk oluşma riskini arttırır. Kan pıhtılaşmasını önleyen bitkisel takviyeler sarımsak, zencefil, zerdeçal, anason, kızıl yonca ve ginko biloba ile eşzamanlı alınmamalıdır.

Altın mühür

Amerika’nın güneyinde yaşayan kızılderili yerli halk, altın mührü iltihapları sterilize etmede, yanan göz ve mideyi sakinleştirmede ve ishal ve kulak ağrılarını tedavi etmede kullanmışlardır. Altın mühür, şu anda kanama durdurucu, doğal antibiyotik ve antiseptik olarak kullanılmaktadır. Hazımsızlığı, boğaz ağrılarını ve dişeti yaralarını gidermede ve pamukçuğu iyileştirmede kullanılmaktadır.  Genel olarak, altın mühürün içinde yer alan alkaloit berberin ve hidrastin maddeleri bu bitkinin tıbbi amaçlarla kullanılmasını sağlar. Berberin, güçlü bir antioksidandır ve mikrop ve mantar engelleyici özelliğe sahiptir. Yapılan çalışmalar hem berberinin hem de hidrastinin, dolaşım sistemi ve kalp sağlığına faydalı olduğunu göstermektedir. Ancak, Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi’ne göre berberin, tetrasiklin antibiyotiğinin emilimine engel olabilir. Şifalı Bitki – İlaç – Vitamin Etkileşim Temel Rehberi’ne göre, altın mühür aşırı tüketildiğinde folik asit dahil olmak üzere B vitaminlerinin emilimini azaltabilir. 

Uyarılar

Vücudunuz folik asit fazlasını idrar yoluyla dışarı atar.  Bu sebeple folik asit zehirlenmesi pek sık görülen bir durum değildir. Ancak Besin Takviyeleri Odası’nın yaptığı bazı çalışmalarda, yüksek dozda folik asit alımının antikonvülzan ilaç kullanan sara hastalarında nöbetlere sebep olduğu anlaşılmıştır. Altın mühürün en önemli yapıtaşlarından olan hidrastin, fazla dozda alındığında tehlikeli derecede toksik olabilir. Bu nedenle altın mühürün yüksek miktarı için zehirlidir diyebiliriz. Altın mühür hamile kadınlara ve yüksek tansiyon hastalarına önerilmemektedir. Altın mühür, folik asidin de etkilerini azaltabilir. Sarımsak, folik asit veya altın mühürle etkileşime girmez ve folik asidin de sarımsağın içerdiği faydalı maddeler üzerinde olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır. Besin takviyesi almadan önce, olası yan etkilerden kaçınmak için mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Aklınıza takılan her türlü soruyu uzman yorum olarakda sorabilirsiniz.