Renklerin Psikolojik Etkileri Neler ?

Renklerin üzerimizde bıraktığı etkiyi hiç düşündünüz mü? Sarı bir odada kendinizi anksiyete içinde hissettiğiniz anlar oldu mu? Ya da mavi bir odada, çok daha sakin olduğunuzu fark ediyor musunuz? Bu soruları evet ya da hayır diye yanıtlayabilirsiniz. Bazı insanlar bu etkiye inanırken, bazıları ise renklerin hiçbir etkisini hissetmediklerini belirtirler. Renklerin sizi etkilediğine dair bilimsel bir kanıt olmasa da hayatımızdaki bazı ipuçları, bizi bu etkiye inanmaya itiyor.

Sanatçılar  ya da iç mimarlar bu konuyla en  iç içe olan insanlar. Ruhdurumun renklere göre değiştiğini belirtiyorlar. Hatta bazı renklerin kan basıncını yükselttiği, metobolizmayı hızlandırdığı ve gözlerde yorgunluk yarattığı söyleniyor. Renklerle ilgili fikirleriniz elbette ki geçmiş deneyimlerinizle ilişkili ve size özgüdür, ancak renklerin sıklıkla  karşılaşılan bazı etkileri olabiliyor.

Renklerle ilgili yorumlar bazen kültürlere göre de değişebiliyor. Örneğin; bir çok doğu toplumunda beyaz renk saflık ve masumiyetin simgesi kabul edilir. Gözden beyne giden renklerin yolculuğunda acaba nasıl bir etkiyle karşı karşıya kalıyoruz?

Peki, renkler nasıl oluştu?

1666 yılında Newton’ un keşfettiği renk kavramı, bir prizma yardımıyla oluşmuş. Saf beyaz ışıktan geçirilen bir prizma farklı farklı renkleri ortaya çıkarmış. Üstelik, her rengin tek olduğunu ve birbirinden parça parça ayrılmadığını keşfetmiş. Renklerin birleşiminin ise; en az iki ayrı renkle gerçekleştiğini keşfetmiş.

Renklerin psikolojik etkisi

Renk algısı özgün olsa da bazen renklerin her yerde geçerli anlamları vardır. Örneğin; renk spektrumunda kırmızı renk grubunda yer alan renkler sıcak renkler kabul edilir. Sarı, turuncu gibi bu  renkler sıcak duyguları yansıtır. Aşk, sevgi  ya da düşmanlık, kızgınlık gibi duygular  kırmızıyla özdeşir.

Spektrumda mavi grupta yer alan mor, yeşil ve mavi gibi renkler ise soğuk renklerdir. Soğuk duygularla daha çok özdeşir. Sakinlik duygusunu daha çok yansıtsalar da, bazen farklılık ya da üzgünlük hissi de uyandırır.

Renkler terapilerde kullanılır mı?

Mısır gibi bir çok antik kültürde, kromoterapi denilen renklerle iyileştirme metodları kullanılırdı. Bu tür günümüzde halen bazı holistik terapi  ya da alternatif tedavi yolu olarak kullanılabiliyor. Buna göre:

  • Kırmızı: Vücudu ve beyni uyarmak,
  • Sarı: Sinirleri uyarmak ve vücudu arındırmak,
  • Turuncu: Enerji seviyesini artırmak,
  • Çivit mavisi: Cilt problemlerini iyileştirmek için kullanılır.

Psikologlar da bu etkilerin söz konusu olabileceğini , ancak kesin çözüm olmayan kısa süreli etkileri olabileceğini belirtiyorlar. Bu konuda yapılan deneylerde, sınav öncesi kırmızı  renk gösterilen öğrencilerde negatif bir etki oluştuğu gözlenmiş. Kırmızı, panik duygusu uyandırmış.Bu noktadan, hız ve çaba gerektiren zorlayıcı aktivitelerden önce kırmızı renk kullanılabilir sonucuna ulaşabiliyoruz. Belki sportif faaliyetlerde kırmızı daha aktif kullanılabilir.

İş mekanlarının dizaynında  sıcak renklerden kaçınılması, daha nötr tonlar kullanılması belki de bu etki sonucunda ortaya çıkmıştır. Mavi grubu renkleri kullanarak daha soğuk ve net alanlar yaratılabiliyor. Sakin bir yaşam alanı istiyorsanız tercihinizi bu renkten yana kullanablirsiniz. Yemek şirketleri ve özellikle fast food alanlarının içinde daha çok kırmızı renkler ve sıcak renklerin kullanımı da tesadüf değildir. Bu uyarıcı renk etkisi, iştah açıcı özellik taşıyor.

Fiziksel ya da psikolojik sağlıkta bilimsel olarak kanıtlanmasa da , renklerin bazı yaygın etkilerini hayatımızın içinde kullanabiliriz. Mimarlar, eğitimciler, sporcular, dekoratörler ve sanatçılar gibi  pek çok meslek grubu renklerin etkilerinden faydalanabilir. Ancak sağlık alanında , sadece alternatif bir yol  olduğu gerçeği akılda tutulmalıdır.  Unutmayın, görünenin ötesindeki bu etki hayatımızı sarıyor ve her yerde karşımıza çıkıyor.