Reiki, İnsanlar Üzerinde Gerçekten Etkili Mi?

Reiki’nin temelleri, Asya inanç sistemine dayanıyor. Tedaviler seans şeklinde gerçekleşiyor ve uygulayıcı, enerjiyi kişinin vücuduna eşit şekilde yaymayı, dengelemeyi hedefliyor. Temel hedef ise, kişinin şikayetlerinden kurtulması ve yaşam kalitesini artırmaya çalışması. Bu şikayetler, baş ağrısından tümöre kadar bir çok hastalığı kapsayabilir. Yaşam enerjisini düzenlemek, aralardaki blokları kaldırmak, uzman ve hastanın ilişkisinin temelini oluşturuyor. Ama bunlarla birlikte, geçmişten günümüze kadar pek çok kişi yaşam enerjisinden ve bu enerjinin yönlendirilecek bir şey olup olmadığı konusundan emin olamamıştır. Peki bu kadar çok tartışmaya konu olan Reiki, insan vücudu üzerinde gerçekten etkili midir?

Reiki, bireyin mevcut ihtiyaçlarına bağlı olarak, çeşitli şekillerde de ortaya çıkıp bozulabilen enerji dengesini geri kazanmak için etkili. Doğu ve Batı’da bir çok merkez ya da eğitmen tarafından, hastalar üzerinde uygulanmakta. Uygulayıcı, kişinin enerjisini vücudunun ihtiyaç duyulan bölgelerine eşit olarak dağıtmak için avuç içini vücudun 10-15 cm üzerinde dolaştırılır. Özünde, kendi kendini iyileştirme tekniğidir çünkü kişinin kendi enerjisiyle iyileşmesi hedeflenir. Ayrıca, derin bir meditasyon tekniği olarak da uygulanabilir.

how-reiki-changed-my-life-Laura-Castro

Uzman ne yapar?

Reiki’ye göre, insan vücudu zamanla hasta olur ve bu hastalık (ya da ağrı) vücudun enerji düzenini bloke eder. Bu aşamada ise, enerji akışı geri kazanılıp, düzenlenmeli. Uygulayıcı, bu blokajları bulmak için farklı bir takım teknikler kullanır ve restorasyonu sağlar, enerji akışını tekrar eski haline getirerek düzene sokar. Bir Reiki uzmanı, vücudun enerji trafiğini kontrol eder ve enerjinin nerede düzensiz olduğunu tespit ederek farklı enerji kanallarında dolaşır. Vücudun genel enerjisini dengelemek için, zayıf olan yerlerin enerjisini bilgi veren bir aracı olarak kullanır.

Reiki ustaları, bunun bir bilim ve sanat olduğunu savunur. Genel yargılardan yola çıkarak, bu uygulamaları sihirli bir metod gibi düşünmek oldukça yanlış olur. Tüm bu çalışmaları, meditasyon, rahatlama ve gevşeme yöntemi olarak görmek mümkün. Reiki’yi alternatif tıp adı altında konumlandırmaktansa, tıp ile birlikte çalışıp şekillenen bir bütün olarak düşünebiliriz. Örnek olarak, ameliyat geçirmiş bir hastayı ele alırsak, ameliyatlı vücudun stresten arınıp gevşemesini sağlar ve iyileşmeyi hızlandırabilir. Stres azaltmak ve vücudun rahatlamasını sağlamak için oldukça uygundur.

Olumlu etkileri nasıl anlaşılır?

Bu uygulamalar sayesinde, görünmeyen bir “yaşam gücü enerjisi” bize akar. Kişinin “yaşam gücü enerjisi” düşükse, o zaman hasta olma ihtimali de yüksektir. Bu durumu aslında hastalığı oluşmadan önleyen bir sistem olarak düşünebiliriz. Reiki’nin kullanım alanları giderek artmakta, uygulama alanları da günden güne yaygınlaşmakta. Bu tedaviyi almak ruh sağlığı sorunları da dahil olmak üzere bir çok sağlık sorununun semptomlarında rahatlama sağlar. Araştırmalar gösteriyor ki kronik ağrı, stres, anksiyete ve depresyon gibi rahatsızlıkların üstesinden gelinmesinde oldukça yardımcı oluyor. Yani ya ağrınız geçiyor ya da kendinizi çok sakin ve mutlu hissediyorsunuz.

Bir diğer yandan ise, hastalıklardan kaynaklanan ağrılar zamanla şiddetlenir ve kişinin yaşam kalitesini düşürmeye başlar. Bu süreç ise genellikle depresyon ve anksiyete ile sonuçlanır. Reiki tedavisinin etkileri ise tam da bu aşamada devreye girer ve bu ağrıların etkilerinin azaltılmasında psikolojik refah sağlar. Sağladığı faydaların başında meditasyonel iyileştirme gelir. Bununla birlikte, ağrıyı azaltmak, kas gerginliği hafifletmek, hafıza problemlerini en aza indirmek ve uyku kalitesini geliştirmek için faydalıdır. Bazı durumlarda ise kanser ve benzeri hastalıkların etkilerini azaltmak için de kullanılır ancak Reiki’yi kanser veya başka bir hastalık için alternatif bir tedavi yöntemi olarak uygulamak doğru olmayabilir. Unutmamak gerekir ki, Reiki tıbbın alternatifi değil, onun yardımcısı ve tamamlayıcısıdır ve bu durumu doktorla paylaşmak faydalı olur.