Plastik cerrahide hata payı var mı?

Sarkık göz kapaklarımdan kurtulacağım derken ayazda kalmayın. 1 mm kayma sizi bet surata çevirebilir. Peki plastik cerrahide hata payı var mı?  

Aynaya hevesle değil de endişeyle bakma mevsimi geldiyse çözüm belli: plastik cerrahi. Aynaya bakınca kırışıklıklarını, düşmüş göz kapaklarını ve kaşlarını görenler operasyon masasına uzanmakta saniye tereddüt etmiyor. Çoğu istediği sonucu elde ediyor ama bazen bir milimetrelik oynama bir çuval inciri berbat ediyor. 

Gergin yüzlerinden yakın zamanda estetik operasyon geçirdikleri ayan beyan okunan orta yaşlıların ziyadesiyle şaşkın ya da fevkalade kızgın görünümlerinden bahsediyoruz. Bunu nasıl açıklayabiliriz? Sorun gerçekten bir milimetreden ibaret olabilir mi?  

Yale Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı kaş şeklinin, göz kapaklarının ve kırışıkların ifadeyi nasıl etkilediğine odaklanmış. Bunun için bir kadının sadece gözlerinin fotoğrafları çekilmiş. Dijital ortamda kaşların şekliyle oynanmış, göz kapakları düşürülmüş, sağa sola kırışıklar eklenerek birkaç dakikada daha yaşlı görünüm elde edilmiş. Aynı fotoğraftan yorgun, mutlu, şaşkın, öfkeli, üzüntülü, korkulu vb. 16 versiyon daha üretilmiş. Katılımcılar bu fotoğraflarda görülen ifadelere 0 ile 5 arası puan vermişler.

Sonuçlar bir milimetrelik oynamanın devasa etkilerini açıkça gösteriyor. Sırayla bakalım:  

Göz kapakları

Katılımcılar plastik cerrahide uygulanan kaş ve göz kapağı kaldırma yöntemlerinin taklit edildiği fotoğraflara en düşük puanları vermişler. Kaşlar havalanmaya hazır ama fotoğrafta görünen yüze bakınca insanın aklına tek soru geliyor: “Bunca yorgunluğa nasıl tahammül edilebilir? Zavallı kadın kim bilir ne acılar çekti.” 

Göz kapağına yönelik operasyonlar plastik cerrahide kritik önemde. Doğru müdahaleyle yılların yükünü silmek mümkün. Ancak olması gerekenden biraz daha fazla kaldırılmış göz kapağı insana yorgun, şaşkın, hatta korku dolu bir ifade kazandırabilir. 

Kaşlar

Kaşların insan ifadesindeki önemi malum. Deneyde kaşlar gözlere indirilmiş, burun yönüne eğilmiş. Alına da birkaç kırışık kondurulmuş. Sonuç ne olmuş dersiniz? “Bu kadını kim böyle öfkelendirdi?” Üstelik kaşların eğimi arttıkça katılımcılarda öfke izlenimi daha da pekişiyormuş.

Biri çıkıp “Hamamböcekleri kafaları koparılsa da ölmez. Çünkü onların beyinleri bacaklarındadır. Kafasız kalan hamamböceğinin ancak ve ancak 9 gün sonunda açlıktan öleceğini biliyor muydun?” dese herhalde şaşırırız. İşte böyle zamanlar yüzümüzün aldığı şekli özetleyelim: Kaşlarımız dışa eğik ama tümü alnımıza yükselmiş durumda. 

Araştırmacılar bu şaşırma ifadesini de resimlere aktarmışlar. Sonuçlar benzer çıkmış. Ancak aynı ifade alına değil de buruna yapılınca soru değişmiş: “Bu kadını böylesine nefretle dolduran neydi acaba?” 

Bu deneyin tek sonucu var: Plastik cerrahide milimetre hata payı olamaz. Genç görüneyim derken suratsız olma riskini alabilir misiniz? 

İfade ve mimik özellikleri değişmez. Gülümseyen bir yüz dünyanın her yerinde aynı algılanır. Mimiklerde plastik cerrahiyle bağlı bozulma sadece yakın çevrenizi etkilemekle kalmaz, hiç tanımadığınız insanların size ilişkin izlenimlerini ve düşüncelerini de büyük oranda değiştirebilir.