Panik ataktan Yoga ile kurtulun!

Meditasyon ve diğer stres azaltma teknikleri, 1970’lerden bu yana depresyon ve anksiyete için olası tedavi şekilleri olarak incelenmekte. Bu eğilimler, son yıllarda giderek daha da popüler hale geliyor. Ve tabii ki günümüzün değişken yaşam koşulları ve hayat standartlarındaki dalgalanmalar, bizleri alternatif tedavi yöntemleri üzerinde düşünmeye yönlendiriyor. Hayatlarımızdaki bu tarz bol stresli değişikliklerle ortaya çıkan ilk psikolojik etkilerin başında da son yıllarda adını sıkça duymaya başladığımız panik atak ve depresyon geliyor. Peki, günlük hayatımızı olumsuz etkileyen ve zamanla bizi karamsarlığa iten bu panik ataktan nasıl kurtuluruz?

Öncelikle arkanıza yaslanın ve derin bir nefes alın; sakinleşip, rahatlayın.

Hemen hemen tüm psikolojik sıkıntılarda olduğu gibi, panik ataktan kurtulmak için de onunla savaşma yolunu seçmemek gerekir. Çünkü bu kendi kendimizle savaşmak demek ve ortada savaşmamızı gerektirecek hiç bir durum yok. Onun en etkili ilacı, doğru bir şekilde nefes alıp vermeyi öğrenmek ve bu sayede zihnimizi, bedenimizi arındırmak. İşte tam da bu noktada devreye yoga giriyor! Panik ataktan yoga ile kurtulmak mümkün çünkü ikisinin de temelinde doğru nefes alıp vermek ve doğru zihin yapısına ulaşmak yatıyor.

yoga ve panik atak

Peki nedir bu doğru nefes?

Yoga yapmaya karar verdikten sonra seçtiğiniz yoga tarzına göre sakin veya daha fazla efor isteyen biçimde çalışma stili tercih edebilirsiniz. Bu seçim, fiziksel yetenek ve kişisel tercihlere dayalı olarak değişebilir. “Hatha yoga” uygulanan en yaygın yoga türlerinden biridir ve temelde üç öğenin bileşiminden oluşur; fiziksel pozlar (bunlara asanas denir), bu pozların kontrollü solunum ile birlikte uyumu ve son olarak da kısa süreli derin gevşeme/meditasyon aşaması. Yoga, doğru zihin yapısıyla düzenli bir şekilde uygulandığında ve hayat biçimine dönüştürüldüğünde, stresin tüm kötü etkilerini vücuttan uzaklaştırabilir. Bu yolla da panik atağın tüm kötü etkilerinden kurtulabilir ve onu da sizinle yaşayan pir parçanız haline getirebilir hatta bu durumu bazı olumlu yönlere doğru bile dönüştürebilirsiniz. Bu sayede yoga, tedavinizin sonuca ulaşmasında etkin bir rol oynayabilmektedir. Yani işin kısası, yoga size kendinizle barışmayı ve stresle mücadele etmeyi öğretir.

Şimdi doğru nefes alıyoruz…

Rahat bir kıyafet giyerek sandalyeye oturun. Kendimize soracağımız ilk soru, “Soluduğunuz oksijen nereye gidiyor?” olmalıdır. Göğsünüz mü yoksa karın bölgeniz mi yükseliyor? Amacımız; karın bölgemizi şişirmek. Şimdi ellerinizden birini karnınızın üzerine yerleştirin ve burnunuzdan ağır ağır nefes alarak şişirin karnınızı. Ardından da yavaşça ağzını kullanarak nefes verin. Dikkat edin, nefes verişiniz, oksijenin vücudunuza giriş süresinden daha yavaş olmalı. Şimdi gözlerinizi kapatıp, sadece nefes alıp vermeye odaklanın ve yeniden derin bir nefes alın. Bu egzersize yaklaşık 3 dakika boyunca devam edin ve gün içerinde aralıklarla tekrarlayın. Fakat unutmayın, derin nefes alıp vermeye yeni başladığınız için başlangıçta hafifçe başınız dönebilir ama zamanla vücudunuz buna da alışacaktır.

Yoga uygulamaları geniş bir yelpazede kullanılabilir.

Yoga sayesinde, vücudumuzun günlük hayatımızda algıladığı rutin stresi ve anksiyete halini azaltarak, bunların getirdiği tüm olumsuzluklardan arınmak mümkün. Örneğin, doğru nefes alıp vererek kalp hızını azaltmak ve bu sayede de kan basıncını düşürmek mümkün. Aslında bu sayede, tansiyonumuzu da kontrol altında tutmayı öğrenmiş oluruz. Ve bunu sürekli yapmayı başarabilirsek, hayatımızın her alanına uygulayabiliriz. Yani solunum hızımızı ayarlayarak, vücudun strese daha esnek yanıt vermesini sağlarken, kan basıncımızı da dengeleyebiliriz.

Unutmayın, kaslardaki gerginlik kalıntıları nefes daralmasına, zihin karmaşasına dönüşerek anksiyeteyi tetikler. Vücudumuzun, zihnimizin ve hatta duygu ve düşüncelerimizin dinlenmeye ihtiyacı vardır. Hadi şimdi yoga hareketleri ve faydalarına göz atalım.