Osteoporoz hakkında bildiklerim doğru mu?

Osteoporoz hakkında her şeyi bildiğinizi mi düşünüyorsunuz? Bildiklerinizin bir kısmı yalan yanlış söylentilerden ibaret olabilir. Osteoporoz karmaşık bir sağlık sorunu. Bilinenler sürekli değişiyor. Doktorlar bile her gün yeni şeyler öğreniyor. Kafanızın karışması çok doğal.

İşte size osteoporoz hakkında tedbir gerektiren birkaç yanlış bilgi:

Osteoporoz sadece kadınlarda görülür

Evet, osteoporozun kadınları erkeklere nazaran daha fazla etkilediği biliniyor. Osteoporoz hastalarının %80’i kadın. Geri kalan %20’si ise erkeklerden oluşuyor. Sayının azlığına güvenip hemen sevinmeyin. Erkeklerde artan osteopenia azımsanmamalı. Osteopenia tedavi edilmezse osteoporoza dönüşebilir. Risk tahmin edilenden fazla; prostat kanseri riskinden bile daha yüksek. Üstelik osteoporoza bağlı ölümlerde erkeklerin sayısı kadınların yaklaşık 2 katı.

Yaşı ilerlemiş kadınlarda bel kemiğinde hasar görülürken, erkeklerde kalça kemiği kırılması karşımıza çıkıyor.

Osteoporoz tedavisi görüyorsanız, zaten yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini alıyorsunuz

Kalsiyum ve D vitaminini alabildiğiniz her yolla almanız önemli. Sadece ilaç yoluyla alıyorsanız ilaçlarınızı aksatmadan içmeniz de hayati önemde.
Bu konuda yapılan araştırmalara göre insanlar ilaçlarını aksatma eğiliminde. Süt ürünleri tüketmeyi alışkanlık haline getirmek sıkıcı ilaç saatlerini izlemekten çok daha kolay. Ne de olsa yemek yemeyi unutmanız mümkün değil. Süt, yoğurt ve peynir tüketimi bu konuda yeterli olacak. Kalsiyum ve D vitamini süt ürünleri haricinde takviyeli ürünlerle de alınabilir. Portakal suyu ve soya sütü kalsiyum takviyeli olursa işe yarayabilir.

Kemik sağlığı için gerekli olan kalsiyum harici birçok maddeyi süt ürünlerinden almanız mümkün.  Sağlıklı kemik yapısı için mineral kadar protein de önemli. Süt ürünleri bu yönden de avantajlı.

Osteoporoz kaderdir

Osteoporoz teşhisi konulduktan sonra bazı insanlar eve gidip bununla yaşamaya alışmaları gerektiğini düşünebilir.

Yanılıyorsunuz. Eve gitmeden önce biraz düşünün. Doktorunuzun kemik kırılmasını engellemek ve hasarı yavaşlatmak için yapabilecekleri var. Teşhis konması, tedaviye başlanması sevinilecek şey. Adım adım ilerleyerek hastalığın etkilerini en aza indirebilirsiniz.

Kemik kaybını yavaşlatmaya yönelik osteoporoz ilaçları var. Doktorunuz bu ilaçların hangisinin sizin için uygun olduğuna karar verebilir. Tedavinin kemiklerinizde erimeye bağlı kırılma riskini azaltacağının farkında mısınız?

Kendinizi eve kapatıp sokaktaki hayatı pencerenizden izlemek zorunda değilsiniz. Kilo verdirecek egzersizler yapabilirsiniz. Egzersizler kemikleri güçlendirir. Size güçlü bir duruş kazandırır. Bu sayede düşme riskiniz de azalmış olur. Hangi egzersizleri yapmanız gerektiği konusunda doktorunuza danışmalısınız.

Osteopenia varsa kırıklar konusunda endişelenmeye gerek yok

Menapoz sonrası dönemde daha genç kadınlarda osteopenia kırık riskini arttıran etmenlerden. Daha yaşlı kadınlarda ise osteopenia gerçek bir tehlikeye dönüşebilir.

Kemik kırılmalarının çoğu osteopeniada görülür. Elbette osteoporozda kırık riski çok daha yüksek ama kırılmalar osteopenialı vakalarda daha fazla görülüyor. Kalsiyum ve D vitamini zengini bir beslenme ve kemiklerinizi güçlendirecek düzenli egzersiz kemiklerinizin kırılma riskini ortadan kaldırabilir.

İlaç kullandığınız halde kemiklerinizde gelişme yoksa ilaçlar işe yaramıyor demektir

Çoğu osteoporoz ilacı kemikleri yeniden inşa etmez. Kemik kaybını yavaşlatır. İlacınızı birkaç yıl aldıktan sonra kemik taramasına girdiyseniz ve kemik yoğunluğu miktarınız değişmediyse bu ilaçların işe yaramadığı anlamına gelmez.

Tarama sonuçlarınız azalmadığı veya değişmediği sürece ilaçlar işe yarıyor demektir.

Osteoporoz ilaçları kemikleri güçlendiriyor. Bunu epey hızlı yapıyor; yaklaşık bir yıl içinde kemikler güçlenmeye başlıyor. Kemik yoğunluğunda değişim olmasa da kırılma riski düşüyor.

Hatta ilaç kullandıktan sonraki ilk kemik taramanızda kemik yoğunluğunuzda azalma çıkması da ilaçların işe yaramadığını göstermez. İlaç kullandığı ilk yıl boyunca kemik kaybı devam eden kadınlarda ilerleyen yıllarda gelişme görüldüğü biliniyor.