Organik gıdalar güvenilir mi?

Organik tarım fikrinin dünyada başlaması 20. yüzyılın başlarına denk geliyor. Günümüzdeyse organik gıdalar epey popüler. Hele de pazardan, marketten aldığımız birçok yiyeceğin hormonlu olduğunu düşünürsek organik gıdalara olan talep her geçen gün artıyor. Tabii organik gıdaların fiyatı da öyle.  

Meyve, sebze, et, süt, işlenmiş yiyecekler. Organik gıdalar bunları kapsıyor. Geçtiğimiz yıllarda tüm dünyada etkisini gösteren deli dana, şap gibi hastalıklar da hepimizi güvenilir organik gıda tüketmeye yönlendiriyor. Yapılan anketlere göre insanların organik beslenmeyi istemesinin nedenleri şöyle: 

Gıdalara dökülen böcek zehirlerinden kaçınmak

Taze gıdalarla beslenmek

Sağlıklı olmak

Genetiği değiştirilmiş besinler tüketmemek

Yine organik gıdaları tüketmek isteyenlerin en geçerli nedenlerinden biri organik gıdaları güvenilir bulmaları. Organik gıdaları tüketenler organik gıdaların ilaçsız ve daha sağlıklı olduğunu düşünüyor. Aslına bakarsanız bu düşünce yanlış. Çünkü organik gıdalar da kimyasal madde içeriyor ve doğal olan her şey tamamen güvenilir olmuyor.  Yaşayan organizmaların içindeki tüm moleküller doğal kimyasal reaksiyonlar sonucu ortaya çıkıyor. Bu doğal kimyasalların bulunduğu organik gıdalara örnek verelim: kahve, biber, mantar, elma, patates, hindistancevizi, kereviz, havuç. Hatta bu besinlerin içinde doğal yollarla bulunan kimyasallar kanser riski bile taşıyor. 

Organik gıdalar

Organik nedir, tam olarak biliyor muyuz? Aslında eskiden yaşayan her organizma organik olarak tanımlanıyordu. Ama kirlenen dünyayla birlikte organik sözcüğünün tanımı da değişti. Artık sadece hiçbir yapay etkene maruz kalmadan yetişmiş gıdalara organik diyoruz. 

Organik gıdalar mı, ilaçlı tarım mı?

Organik tarım tabiri 1942’de ortaya atıldı. Tanıma göre laboratuvarlarda kimyasallar katılarak üretilen ürünlerin bulunduğu gıdalar organik değildir, kendi doğal ortamında doğal şartlar altında büyüyen gıdalar organiktir. Şimdilerde de organik tarım yapanlar arasında tanım hala değişmedi. Doğal yollarla büyüyen gıdalar organikken, çeşitli kimyasallarla ilaçlanan ürünler organik değil. Organik bize her ne kadar iyi görünse de size organik gıdalar hakkında şaşırtıcı bir bilgi verelim. Dünyada en tehlikeli zehirli maddeler doğal olanlar. Ve organik gıdalarda bu zehirli maddelerin yaşama ihtimali var. 

Örneğin organik tarımda çoğunlukla kök zehri kullanılıyor. Bu zehir balıkları öldürebilecek kadar tehlikeli, üstelik de Parkinson hastalığıyla bağlantısı var. Diğer bir madde de piretrin. Bu da genellikle hasat zamanı kullanılıyor ve insanda nefes sorunlarına yol açabiliyor. 

Organik gıdaların da organik olmayanların da kendilerine has özellikleri var. Ama organik gıdalarda daha az kimyasal madde kullanıldığını söylemek doğru olur. Bu nedenle organik gıdalarda doğal zehirlerin, böceklerin daha fazla olacağı da doğru. 

Organik gıdalarda zirai ilaçlar ya da sentetik ürünler kullanılmıyor. Bu meyve ve sebzelerin çoğalması için doğal biyokimyasal enerji var. Organik gıdalar hakkında araştırmalar da yapılmış. Ama sadece memnuniyetin olduğu maddeler değerlendirilmiş. Bir de organik ve organik olmayan gıdaların içinde bulunan maddelerin neredeyse aynı etkiye sahip olduğu görülmüş.  Kısacası organik gıdaların daha güvenilir olduğunu kanıtlamamız için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var. 

Peki şimdi kafamız karıştı, ne yapalım? diyenler olabilir. Organik gıdalardan tatmak istiyorsanız ve bunun için paranız da varsa evet yiyin. Ama organik gıdaları tüketmeyi bir gereklilik olarak görmeyin. Yiyeceğiniz bir şeyde bakacağınız ilk özellik sağlığınızı nasıl etkilediği olmalı. Beslenme alışkanlığınıza olumlu bir etki yapıyorsa organik ya da organik olmaması pek de fark etmiyor.