Ölü doğum belirtileri

Ölü doğum hamileliğin 24. haftasından sonra bebeğin kaybedilmesi. Ancak kafanız karışmasın 24. haftadan önce kaybedilen fetüs düşük adını alır. Ölü doğum oranı şu şekilde özetlenebilir: her 200 hamilelikten biri ölü doğumla sonuçlanıyor.

Ölü doğum yapmanız çok yıkıcı bir durum olabilir ancak dünyanın sonu değil. Çünkü ölü doğum yapan kadınların çoğu bir sonraki hamileliklerinde sağlıklı bebekler dünyaya getirebiliyorlar. Ölü doğumun nedeni kromozomlar ya da bebeğin boynuna dolanan kordonsa ölü doğumun tekrar ortaya çıkma ihtimali çok düşük demektir. Ancak ölü doğuma neden olan, annede var olan kronik ya da genetik bir hastalıksa ölü doğumun tekrarlanma ihtimali epey yüksek. Yine de moralinizi bozmayın, istatistikler ölü doğumdan sonraki hamileliklerinin %90’ının başarılı sonuçlandığını gösteriyor.

Ölü doğum nedenleri

Ölü doğumun çoğu zaman bilinen belli bir nedeni yoktur. Yani bütün ölü doğumların içinde en azından yarısının nedeni belirsiz kalır. Ancak en çok bilinen nedenleri şöyle sıralayabiliriz:

Bilinen en önemli ölü doğum nedeni kromozomlardan kaynaklansın ya da kaynaklanmasın doğum hasarı.

Bebeğin boynuna kordon dolanması da ölü doğumların yaygın olan nedenlerinden. Bu durumda kordon bebekten önce çıkar ve bebeğin kendi kendine alacağı oksijeni engeller.

Plasentaya bağlı problemler de bazen ölü doğuma neden olabilir. Örneğin plasentanın rahimden çok erken ayrılması ölü doğumun nedenlerinden.

Hamilelikten önce ya da hamilelik sırasında annede oluşan bazı sağlık sorunları da ölü doğuma neden olabilir. Tip 1 diyabeti olan ve hamilelikten önce ya da hamilelik sırasında tedavi edilmeyen diyabet ölü doğum riskini arttıran sağlık sorunlarından. Yüksek tansiyon da hamileliğin ölü doğumla sonuçlanmasına neden olan sağlık sorunlarından sayılabilir.

Kimi zaman fetüs çok yavaş gelişir. Bu durum fetüsü yetersiz beslenmeden dolayı ölü doğum riskine sokabilir.

Ölü doğumun başka nedenleri: uyuşturucu kullanımı, yetersiz beslenme, hamilelik sırasında enfeksiyon kapma ve bazı zehirli gazlara maruz kalma olarak sıralanabilir.

Ölü doğum riski taşıyor muyum?

Ölü doğum riskini arttıran etkenler alkol kullanımı, uyuşturucu kullanımı ve sigara. Obezite ya da daha önce ölü doğum yapmış olmak da bir kadının ölü doğum riskini arttıran faktörler arasında. Diyabet ya da yüksek tansiyon gibi annede var olan sağlık sorunları da ölü doğum riskini arttırabilir. 15 yaşından küçük kızlar ve 30lu yaşların ortalarında olan kadınlar da ölü doğum yapma riski altındadır.

Ölü doğum nasıl anlaşılır?

Ölü doğumun hiçbir belirtisi olmayabilir. Ölü doğum riski taşıyorsanız fetüs hareketliliğinin azaldığını fark edebilirsiniz. Doktorunuz bebeğinizin sağlığı konusunda emin olmak için birkaç test yapabilir. Bu testler ultrasonla görüntüleme ya da kardiyotakografi yoluyla bebeğinizin kalp atışlarının dinlenmesi şeklinde olabilir.

Ölü doğum için tedavi seçenekleri

Bebeğinizi doğumdan önce kaybettiyseniz bebeğin içinizden alınması için birçok yöntem kullanılabilir. Genellikle bir soruna neden olmuyorsa bebeğin alınması için acele edilmesine gerek yoktur. Doğum çoğunlukla bir ya da iki hafta içinde kendiliğinden başlar. Birkaç hafta boyunca başlamayan doğum durumlarında doktorunuz size yardımcı olacaktır. Çoğu ölü doğum sezaryene gereklilik olmadığı takdirde normal şekilde yapılır.

Bu durumda karar vermeniz gereken bazı ufak ayrıntılar var. Doğan diğer bebekleri ve annelerini görmemek için uzak bir oda seçebilirsiniz. Bebeğinizi görüp görmeyeceğinize de siz karar verirsiniz. Bebeğinizin fotoğrafını çekip ona bir isim verebilirsiniz. 80’li yıllarda bu şekilde davranmanın anneye yardımcı olduğuna inanılırdı. Ancak günümüzde yapılan araştırmalar gösteriyor ki bebeğe isim vermek depresyon riskini tetikliyor. Ancak araştırmacılar cenazenin alınıp defnedilmesinin hiçbir soruna neden olmadığı sonucuna varmış. 

Suçluluk çok genel bir tepkidir. Kızgın ve kederli olmanız, kafanızın karışık olması çok doğal. Bebeğinizi kaybetmek evliliğinize de zarar verebilir. Bu durumda bir profesyonelden yardım alabilirsiniz. Ayrıca ölü doğum hakkında uzmanlarımız da size her zaman yardıma hazırlar.