NORTAN 50 MG 28 FİLM TABLET

ATC: C07AB03

BARKODU: 8699809097674

FİYATI: 7,31TL

ETKEN MADDE: atenolol – atenolol

ÜRETİCİ: SANOFI AVENTIS

Selektif bir beta-1 adrenerjik reseptör blokeri (Beta bloker). Yetişkinde 50-100 mg/gün tek doz. Gebelik kategorisi D. Anne sütüne geçer. Kontrendikasyon; İkinci veya üçüncü derece kalp bloğu, bradikardi, aşırı duyarlılık, hipotansiyon, metabolik asidoz, ağır periferik dolaşım bozuklukları, hasta sinüs sendromu, tedavi edilmemiş feokromastioma, kardiyojenik şok, kontrol edilmemiş kalp yetmezliği. Etkileşim; kalsiyum kanal blokerleri, digitalis glikozidleri, beta blokerler, sempatomimetik ajanlar, genel anestezikler, disopyramide gibi klas 1 antiaritmik ilaçlar, antienflamatuarlar.

YAN ETKİLERİ

bradikardi, kalp yetmezliğinde artış, postural hipotansiyon ve buna bağlı senkop, kol ve bacaklarda soğuma, kalp bloğu, intermitant kladikasyo,Raynaud fenomeni, konfüzyon, baş dönmesi, baş ağrısı, huy değişiklikleri, kabuslar, psikoz, alopesi, göz kuruması, psoriasiform cilt reaksiyonları, deri döküntüleri, parestezi, bronkospazm, görme bozuklukları, halsizlik.Prospektüs Nortan® 50 mg Film Tablet FORMÜLÜ Bir film tablette: Atenolol 50 mg (Titanyum dioksit, Sunset yellow, FDC yellow, FDC red, Eritrosin içerir.)

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Farmakodinamik özellikleri Atenolol, bir beta 1-selektif (kardiyoselektif) beta adrenerjik reseptör blokeridir. Membran stabilizan etkisi ve intrinsik sempatomimetik aktivitesi bulunmamaktadır. Ancak yüksek dozlarda, beta 2 adrenoreseptörleri etkileyebilir.

Atenolol beta reseptör blokajı ile, dinlenme ve egzersiz sırasındaki kalp atım hızını ve kalp debisini azaltır, dinlenme ve egzersiz sırasında, sistolik ve diastolik kan basıncını azaltır, izoproterenolün başlattığı taşikardiyi inhibe eder, refleks ortostatik taşikardiyi hafifletir. Atenololün, egzersize bağlı taşikardinin azalmasıyla ölçülen beta-bloker etkisi tek dozun oral yoldan alınmasını takiben 1 saat içinde görülür. Bu etki 2-4 saat en üst düzeydedir ve en az 24 saat devam eder. Günde tek doz atenolol 24 saatlik kan basıncı düşüşü sağlar. Tiazid tipi diüretiklerle kombine olarak, kan basıncı üzerinde aditif etki görülür.

Atenolol, ayrıca metildopa, hidralazin ve prazosin ile geçimlidir ve kombinasyon halinde kan basıncı üzerinde daha büyük düşüşler meydana gelir. Farmakokinetik özellikleri İnsanda oral dozun emilimi çabuktur, ancak alınan dozun yaklaşık %50’si emilir, kalan bölümü feçesle değişmeden dışarı atılır. En yüksek kan düzeylerine, alındıktan 2-4 saat sonra erişilir. Atenolol karaciğerde metabolize olmaz veya çok az bölümü metabolize olur. Atenololün eliminasyon yarı ömrü 6-7 saattir ve kronik uygulamada ilacın farmakokinetiği değişikliğe uğramaz.

Düşük oranda proteinlere bağlanır (% 6-% 16). 50 ve 100 mg’lık dozun beta blokaj ve antihipertansif etkisi en az 24 saat sürer.

ENDİKASYONLAR

Hipertansiyon: Nortan film tablet hipertansiyonun kontrolünde kullanılır. Tek başına veya diğer antihipertansif ilaçlarla birlikte kullanılabilir, özellikle tiazid tipi bir diüretikle birlikte verilebilir. Koroner ateroskleroza bağlı angina pektoris: Nortan film tablet, angina pektorisin uzun süreli kontrolünde endikedir.

KONTRENDİKASYONLARI

Nortan aşağıdaki durumlarda kesinlikle kullanılmamalıdır: * Ağır astım ve kronik obstrüktif bronkopulmoner hastalıklar, * Tedaviyle kontrol altına alınamayan kalp yetmezliği, * Kardiyojenik şok, * 1. dereceden büyük kalp bloğu * Düzenleyici cihaz bulunmayan ikinci veya üçüncü derece atrio-ventriküler blok, * Prinzmetal anjina (saf ve tekli-tedavi formları), * Sinüs bozuklukları (sinoatrial blok dahil), * Bradikardi (kalp atım sayısı dakikada * Ağır Raynaud sendromu vakaları ve periferik arteriyal bozukluklar, * Tedavi edilmeyen feokromositoma, * Hipotansiyon, * Atenolola karşı aşırı duyarlılık, * Anafilaktik reaksiyon öyküsü, * Floktafenin, sultopirid ile ilişkili kullanım (Bakınız ilaç etkileşimleri), * Gebelik. Genel bir kural olarak bu ilacın amiodaron ile birlikte kullanılmaması gerekir. (Bakınız ilaç etkileşimleri).

UYARILAR

Kalp yetmezliği: Konjestif kalp yetmezliğinde, dolaşım fonksiyonunu destekleyici sempatik stimülasyon gereklidir.

Beta blokaj miyokardın kontraktilitesini bastırarak kalp yetmezliğini ağırlaştırabilir. Kalp yetmezliği olup, dijital ve diüretikle kontrol edilen hipertansif hastalarda eğer gerekliyse, sıkı takip altında düşük dozda Nortan tablet verilebilir ve doz kademeli olarak arttırılabilir. Hem dijital hem atenolol AV iletimi yavaşlatır. Kalp yetmezliği olmayan hastalar: Beta-blokerlerle miyokard sürekli baskı altında tutulursa, bir süre sonra, kalp yetmezliği ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda ilk belirti ortaya çıktığında hasta ya hemen dijitalize edilmeli ve/veya diüretik uygulanmalıdır.

Ayrıca, hastanın vereceği cevap yakından izlenmelidir. Eğer kalp yetmezliği herşeye rağmen devam ederse, atenolol tedavisi kesilmelidir. Atenolol tedavisinin kesilmesi: Atenolol tedavisi birdenbire kesilmemelidir ve hasta bu konuda uyarılmalıdır. Diğer beta-blokerlerin ani olarak kesilmesine bağlı olarak angina pektorisli hastalarda angina nöbetlerinde alevlenme, miyokard enfarktüsü ve ventriküler aritmiler görülmüştür. Atenolole bağlı olarak miyokard enfarktüsü veya ağır angina vakası bildirilmemiştir, bunun nedeni muhtemelen ilacın uzun yarı ömrüdür.

Atenolol tedavisi kesileceği zaman, hastaların fiziksel aktivitelerini azaltmaları tavsiye edilmelidir. Doz kademeli olarak azaltılmalıdır, ideali bir iki hafta süresince bu doz azaltma işlemini tamamlamaktır. Eğer angina şiddetlenirse veya akut koroner yetmezlik gelişirse, geçici de olsa atenolol tedavisine tekrar başlanmalıdır. Sadece hipertansiyon tedavisi için dahi olsa atenololün birdenbire kesilmemesi tavsiye edilir. Bronkospastik hastalıklar: Genellikle, bronkospastik hastalığı olanlarda beta-bloker verilmemelidir.

Ancak beta 1- selektif olan Nortan başka antihipertansif ilaç alamayan bronkospastik hastalarda tedbirle kullanılabilir. Beta 1-selektivite doza bağlı değişebildiğinden, 50 mg’lık dozla tedaviye başlanmalı Tedaviyi başlatmadan önce solunum fonksiyon testleri yapılmalıdır. Tedavi sırasında bir epizod meydana gelirse beta-mimetik bronkodilatatörler uygulanabilir. Eğer dozu artırmak gerekirse, düşük kan düzeyleri sağlamak için dozun bölünerek verilmesi uygun olur. Anestezi ve önemli ameliyatlar: Genel anestezi gerektirecek major cerrahi girişim uygulanacak hastalarda Nortan uygulamasının kesilmesi önerilmez.

Özellikle miyokardı baskı altına alan anestetik ajanlar kullanılacaksa gelişebilecek vagal dominansa karşı dikkatli olunmalıdır. Vagal dominans meydana gelirse Atropin (1-2 mg i.V) zerk edilmelidir. Eğer tedavinin kesilmesi gerekirse, katekolaminlere karşı duyarlılığın yeniden sağlanması için ilacın 48 saat süreyle alınmaması uygun olabilir. Bazı özel vakalarda beta-bloker tedavisine ara verilemez: – Koroner yetmezliği olan hastalar.

Beta-blokerlerin aniden kesilmesinin getirdiği riskler nedeniyle bu hastalarda, tedavinin cerrahi işleme kadar sürdürülmesi gerekir; – Acil durumlarda veya tedavinin kesilemediği durumlarda. Gerektiğinde tekrarlanabilecek uygun atropin pre-medikasyonuyla, hastanın vagal semptomlardan korunması gerekir. Anestezi için, miyokardı baskılama özelliği en düşük ürünlerin kullanılması gerekir ve kan kayıpları yerine konmalıdır. – Anafilaktik reaksiyon riski dikkate alınmalıdır. Nortan, diğer beta-blokerler gibi, beta-reseptör agonistlerini rekabetle inhibe eder ve kalp üzerindeki etkileri, dobutamin, izoproterenol gibi ajanlarla giderilebilir.

Diabet ve hipoglisemi: Eğer mutlak gerekliyse diyabetli hastalarda Nortan tedbirle kullanılmalıdır. Tedavi başlangıcında hastanın bilgilendirilmesi ve hastanın kendi başına glisemik takip yapması gereklidir. Hipoglisemi ile meydana gelen taşikardiyi beta-blokerler maskeleyebilir, ancak baş dönmesi ve terleme gibi diğer belirtiler pek fazla etkilenmez. Tavsiye edilen dozlarda Nortan, insüline bağlı hipoglisemiyi artırmaz ve selektif olmayan beta-blokerlerin tersine kan glikozunun normal değerlere dönüşünü geciktirmez. Tirotoksikoz: Beta-adrenerjik blokaj hipertiroidinin bazı klinik belirtilerini (örn.

taşikardi) maskeleyebilir. Beta-blokerlerin ani olarak kesilmesi, tiroid fırtınası oluşturabilir. Nortan’ın kesilmesine bağlı olarak tirotoksikoz geliştiğinden şüphelenilen hastalar yakından izlenmelidir. Böbrek fonksiyon bozukluğu: Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda Nortan tedbirle kullanılmalıdır. Böbrek yetmezliği olan hastalarda, böbrek fonksiyon testlerine göre doz ayarlanmalıdır: Uygulamada kalp atım sayısının takip edilmesi gerekir, eğer aşırı bradikardi meydana gelirse (dinlenme halinde dakikadaki kalp atım sayısı 50-55 in altına düşerse) doz azaltılmalıdır.

Alerjik reaksiyonlar: Kökeni ne olursa olsun, ciddi anafilaktik reaksiyon geliştirme ihtimali olan hastalarda, özellikle iyotlu kontrast maddelerle veya floktafenin (bakınız ilaç etkileşimleri) ile ya da densensitize edici ajanlarla tedavi sırasında, beta-blokerlerin kullanılması reaksiyonu kötüleştirebilir ve bu durumun standart doz seviyelerinde adrenalin ile tedavi edilmesine karşı bir direnç gelişmesine neden olabilir. Bradikardi: Eğer kalp atım sayısı dinlenme halinde, dakikada 50-55 atımın altına düşerse ve hastada bradikardi ile alakalı semptomlar varsa, dozun azaltılması gerekir. Birinci-derece artio-ventriküler blok: Negatif dromotropik etkileri göz önüne alınarak, beta-blokerlerin birinci derece atro- ventriküler blok olan hastalarda dikkatli verilmesi gerekir. Prinzmetal anjina: Beta-blokerler, Prinzmetal anjinalı hastalarda atakların sayısını ve süresini arttırabilir. Minör vakalarda veya ilişkili durumlarda kardiyoselektif bir beta-bloker verilebilir, ancak bu ilacın bir vazodilatatör ile birlikte uygulanması sağlanmalıdır.

Periferik arteriyal bozukluklar: Beta-blokerler, periferik arteriyal bozuklukları (Raynaud hastalığı veya sendromu, arterit veya alt esktremite arterlerinde kronik obliterans) olan hastalardaki durumu kötüleştirebilir. Bu vakalarda kısmi agonist etkili, kardiyoselektif bir beta-blokerin tercih edilmesi ve dikkatli uygulanması gerekir. Feokromositoma: Tedavi edilen feokromositoma ile ilişkili hipertansiyonun tedavisi için beta-blokerlerin uygulanması, arteriyal basıncın çok yakından takip edilmesini gerektirir. Psöriasis: Beta-blokerlerle tedavi sırasında bu hastalığın kötüleştiği bildirilmiştir, bu nedenle bu endikasyon için kullanımı dikkatli ele alınmalıdır. Yaşlı hastalar: Yaşlı hastalarda kontrendikasyonlara mutlak şekilde uyulması gerekir.

Tedavi düşük dozda başlatılmalı ve çok yakın tıbbi takip altında yapılmalıdır. Çocuklarda kullanımı: Nortan’ın çocuklar üzerindeki etkisi ve güvenirliği belirlenmemiştir. Atletler: Atletlerin, bu ürünün doping testleri sırasında pozitif bir reaksiyonu tetikleyebilecek bir aktif madde içerdiği konusunda uyarılması gerekir. Gebelik ve laktasyonda kullanımı: Gebelikte: Atenolol gebelikte kontrendikedir. İnsanda fetal risk olduğuna dair veriler mevcuttur, ancak gebe kadında kullanımıyla elde edilecek fayda için fetal risk göz ardı edilebilir.

Laktasyonda: Atenolol anne sütüne geçtiğinden, emziren annelerde kullanılmamalıdır. Çocuklarda kullanımı: Nortan film tablet’in çocuklar üzerindeki etkisi ve güvenirliği belirlenmemiştir. Araç ve makine kullanımı üzerine etkisi: Nortan, hastaların araç ve makine kullanma yeteneklerini etkilememektedir. Bununla birlikte, nadiren başdönmesi ve yorgunluk yapabileceği göz önüne alınmalıdır.

YAN ETKİLERİ

Nortan film tablet’in çoğu yan etkisi, hafif ve geçici niteliktedir.

Bildirilen yan etkiler şunlardır: Bradikardi, kalp yetmezliği, kalp bloku, ventriküler taşikardi, ekstremitelerde soğukluk, postural hipotansiyon, bacak ağrısı, baş dönmesi, başta boşluk hissi, yorgunluk hali, letarji, uyku hali, Depresyon, diyare, bulantı, dispne, raller, deri döküntüleri, gözde kuruluk. İlaca bağlı olarak böyle bir etki görüldüğünde, Doktor gözetiminde tedavinin kesilmesi tavsiye olunur.

Beklenmeyen bir etki gördüğünüzde doktorunuza başvurun.

İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞMELER Birlikte kullanılması kontraendike olanlar: Floktafenin: Floktafeninin neden olduğu şok veya hipotansiyon durumunda, telafi mahiyetindeki kardiyovasküler reaksiyonlar, beta-blokerler tarafından azaltılabilir. Sultoprid: Ventriküler Aritmi (torsades de pointes de dahil) riskinde artış.

Birlikte kullanımı önerilmeyenler: Amiodaron: Kontraktilite, otomatizm ve iletim bozuklukları (telafi edici sempatik mekanizmaların baskılanması) Birlikte kullanımı sırasında önlem alınması gerekenler: Uçucu, halojenli anestetikler: Beta-bloker tarafından telafi edici kardiyovasküler reaksiyonların azaltılması. (Cerrahi işlem sırasında Beta-adrenerjik inhibisyon beta- stimülan ajanlar tarafından baskılanabilir). Genel bir kural olarak, beta-bloker tedavisini sonlandırmaktan ve aniden kesmekten kaçınılması gerekir. Anesteziste hastanın bu tedaviyi aldığı bildirilmelidir. Kalsiyum antagonistleri: (Bepridil, diltiazem ve verapamil): Otomatizm bozukluğu (aşırı bradikardi, sinüs durması), sino-atriyal iletim bozuklukları, atrio-ventriküler bozukluklar ve kalp yetmezliği (etkilerin sinerjisi).

Bu şekilde bir kullanım, özellikle yaşlı hastalarda veya tedavi başlangıcında ancak yakın klinik takip ve EKG izlemi altında uygulanmalıdır. Anti-aritmikler: (propafenon ve Klas I.A: kinidin, hidrokinidin, disopiramid): Kontraktilite, otomatizm ve iletim bozuklukları. (telafi edici sempatik mekanizmaların baskılanması). Yakın klinik takip ve EKG izlemi gereklidir.

Rezerpin: Reserpin gibi katekolaminleri boşaltan ilaçlarla bir beta-bloker verilirse aditif etki ortaya çıkabilir. Sonuç olarak baş dönmesi, senkop veya postural hipotansiyon görülebilir. Klonidin: Beta-bloker ile klonidini birlikte kullananlarda, tedaviyi kesmek gerektiğinde, klonidinin yavaş yavaş kesilmesinden bir kaç gün önce, beta-bloker tedavisi kesilmelidir. Baklofen: Antihipertansif etkinin artması. Eğer gerekliyse, arteriyal basınç izlenmeli ve antihipertansif doz seviyeleri ayarlanmalıdır.

İnsülin, hipoglisemik sülfonamidler: Bütün beta-blokerler, hipogliseminin çarpıntı ve taşikardi gibi bazı semptomlarını maskeleyebilir. Özellikle tedavinin başlangıcında hasta bilgilendirilmeli ve hastaya kan glukoz düzeylerini kendi kendine izlemeyi sıklaştırılması öğütlenmelidir. Lidokain: Propranolol, metoprolol ve nadolol için tanımlanmıştır. Plazma lidokain düzeylerinin yükselmesiyle birlikte, muhtemelen nörolojik ve kardiyak advers olayların artması. (lidokainin karaciğerdeki metabolizmasının azalmasına bağlı olarak).

Lidokain dozunun ayarlanması gerekir. Beta-bloker tedavisi sırasında ve tedavi kesildikten sonra klinik takip, EKG izlemi ve plazma lidokain seviyelerinin kontrolü tavsiye edilmektedir. İyotlu kontrast ürünler: İyotlu kontrast ürünlerin neden olduğu bir şok veya hipotansiyon durumunda, beta-blokerler telafi edici kardiyovasküler reaksiyonları azaltırlar. Mümkün olduğu her zamanda, radyolojik incelemeden önce beta-bloker tedavisinin kesilmesi gerekir. Eğer tedavinin sürdürülmesine gerek varsa, doktorun uygun canlandırma ekipmanını el altında bulundurması gerekir.

Magnezyum, alüminyum ve kalsiyum tuzları, oksitleri ve hidroksitleri (gastrointestinal topik ajanlar): Atenololun gastrointestinal emilimi azalır. Mümkün olan her zamanda, gastro-intestinal topik ajanların uygulanmasıyla beta-bloker uygulaması arasında 2 saatten daha uzun bir zaman aralığı bırakılmalıdır. Takrin (tacrine): Aşırı bradikardi riski. (Bradikardi yaratan etkilerin birbirine ilave olması). Düzenli klinik takip gereklidir.

Dikkate alınması gereken kombinasyonlar: NSAİ: Antihipertansif etkinin azalması. (NSAİ’ın vazodilatatör prostaglandinleri baskılaması ve pirazol içeren NSAİ ilaçlarla, su ve sodyum tutulumu olması). Kalsiyum antagonistleri (dihidropiridinler): Hipotansiyon, gizli veya kontrol altında olmayan kalp yetmezliğinden muzdarip hastalarda kalp yetmezliği gelişmesi (dihidropiridinlerin in vitro negatif inotropik etkisi), uygulanan ürüne göre değişir ve muhtemelen beta-blokerlerin negatif inotropik etkilerine ilave olur. Aynı zamanda bir beta-bloker tedavisi, aşırı hemodinamik geri tepme vakalarında refleks sempatik reaksiyonu da azaltabilir. İmipramin antidepresanları, nöroleptikler: Antihipertansif etkinin artması ve ortostatik hipotansiyon açısından daha büyük risk oluşması (kümülatif etki).

Kortikosteroidler tetrakosaktid (sistemik yolla): Antihipertansif etkinin azalması (kortikosteroidlere bağlı su ve sodyum tutulması). Meflokin: Bradikardi riski (Bradikardi yaratan etkilerin birikmesi). KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU Hipertansiyon: Nortan film tablet başlangıç dozu günde 50 mg’dır (1/2 tablet). Tek başına veya bir diüretikle birlikte verilebilir. Eğer optimum cevap alınmazsa, doz günde 100 mg’a çıkartılır.

Dozun daha fazla yükseltilmesi ek bir yarar sağlamaz. Bu doz düzeyinde etkinlik 1-2 hafta içinde görülür. Nortan film tablet, tek başına veya tiazid tipi diüretiklerle birlikte ve diğer antihipertansiflerle kombine olarak kullanılabilir. Angina Pektoris: Angina pektoriste başlangıç dozu günde 50 mg’dır. Eğer bir hafta içinde optimum cevap alınmazsa doz günde 100 mg’a çıkartılabilir.

Bazı hastalarda günde bir defa 200 mg ile optimum etki sağlanır. Böbrek bozukluğu olan hastalar: Nortan film tablet böbreklerle atıldığı için böbrek fonksiyon bozukluklarında dozun ayarlanması gerekir. Kreatinin klirensi 35 ml/dakika/ 1.73 m2’nin altına düşene kadar önemli bir atenolol birikimi olmaz. Böbrek bozukluğunda en fazla aşağıda belirtilen dozlar kullanılır: Kreatinin klirensi Nortan film tablet eliminasyon Maksimum doz (ml/dakika/1.

73 m2) yarı ömrü (saat) 15-35 16-27 Günde 50 mg 27 Gün aşırı 50 mg Hemodiyalizdeki hastalara her diyalizden sonra 50 mg verilir. Kan basıncında düşüşler olabileceğinden hastanede kontrol altında verilmelidir. Tedavinin kesilmesi: Eğer Nortan film tablet tedavisinin kesilmesine karar verilirse, iki hafta içinde tedavi yavaş yavaş kesilebilir. Bu evrede hasta, dikkatle izlenmeli ve fiziksel aktiviteyi düşük düzeyde tutması için uyarılmalıdır.

DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ

Bugüne kadar atenolol ile akut bir doz aşımı vakası bildirilmemiştir.

Beta- blokerlerle doz aşımı halinde bradikardi, konjestif kalp yetmezliği, hipotansiyon ve hipoglisemi oluşumu beklenir. Doz aşımı halinde Nortan tedavisi kesilmeli ve hasta yakından izlenmelidir. Hemodiyaliz uygulanabilir. Mide lavajına ilaveten aşağıdaki tedbirlerin alınması önerilir. Bradikardi veya kan basıncında aşırı düşüş olduğu durumlarda, aşağıdakiler intravenöz yolla uygulanabilir: – atropin, 1-2 mg dozda, bolus injeksiyon şeklinde, – glukagon, 10 mg dozda, yavaş bolus enjeksiyon şeklinde, arkasından eğer gerekirse, yavaş IV infüzyonla saatte 1-10 mg.

– daha sonra, eğer gerekirse, 15-85 μg. doz seviyesinde, yavaş enjeksiyon şeklinde isoprenalin (bu enjeksiyon tekrarlanabilir, ancak uygulanacak toplam miktarın 300 μg. ı aşmaması gerekir) veya dobutamin 2.5 -10 μg/kg/dakika dozda verilebilir. Bronkospazm: Aminofillin, izoproterenol, atropin veya beta 2 agonist = terbutalin uygulanabilir.

İzoproterenol yüksek dozda ve uzun süre kullanıldığında dikkatli uygulanmalıdır. Hipoglisemi: İntravenöz yoldan glikoz verilir. Tedavi alan annelerin yeni doğmuş bebeğinde kardiyak dekompansasyon gelişmesi durumunda: – glukagon 0.3 mg/kg, – yoğun bakım ünitesinde takip edilmek üzere hastaneye yatırılma, – isoprenalin ve dobutamin: Yüksek dozlarda ve uzun süren tedavi genellikle özel takip gerektirir.

SAKLAMA KOŞULLARI

Oda sıcaklığında (25 ̊ C’nin altında) ve kuru yerde saklayınız.

ÇOCUKLARIN GÖREMEYECEĞİ VE ERİŞEMEYECEĞİ YERLERDE VE AMBALAJINDA SAKLAYINIZ.

TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ İÇERİĞİ

28 tabletlik blister ambalajlarda. Piyasada mevcut diğer farmasötik dozaj şekilleri: Nortan 100 mg film tablet

RUHSAT SAHİBİ

Sanofi aventis İlaçları Ltd. Şti. No: 209 4. Levent – İstanbul Ruhsat tarihi ve no: 26.11.2007 213/36 İmal yeri: Biofarma İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. 34885 Samandıra Kartal – İSTANBUL Reçete ile satılır.

Prospektüs onay tarihi: 26.11.2007