Nöron nedir?

Nöron, sinir sisteminin temel yapıtaşı olan sinir hücresine verilen addır. Nöronlar birçok bakımdan insan vücudundaki diğer hücrelerle benzerlik gösterirler; fakat sinir hücrelerini vücuttaki diğer hücrelerden ayıran kilit bir nokta bulunur: Nöronlar, insan vücudundaki bilgi aktarımını sağlar.

Vücuttaki iletişimi sağlamada hayli uzmanlaşmış olan bu sinir hücreleri, bilgi aktarımını hem kimyasal hem de elektriksel yollarla sağlar. İnsan vücudunda farklı görevler üstlenen çeşitli sinir hücreleri bulunur.

Duyusal nöronlar, duyu alıcıları yoluyla vücuttaki bilgileri beyne iletirken motor nöronlar da beynin taleplerini vücuttaki kaslara iletir. Ara nöronlarsa çeşitli sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlamaktan sorumludur.

Nöronlar ve Diğer Hücreler

Diğer hücrelerle benzerlikler:
Hem nöronlar hem de diğer vücut hücreleri, içerisinde genetik bilgileri barındıran bir çekirdek bulundurur.
Hem nöronların hem de diğer vücut hücrelerinin etraflarında hücrenin dış etkenlerden korunmasını sağlayan bir hücre zarı bulunur.
Hem nöronlar hem de diğer vücut hücrelerinin içerisinde, hücrenin canlı kalmasını sağlayan; golgi cisimcikleri ve mitokondri gibi organeller ve sitoplazma bulunur.

Nöronları farklı kılan özellikler:

Diğer vücut hücrelerinin aksine, nöronlar doğumdan çok kısa bir süre sonta kendilerini yenilemeyi sonlandırırlar. Doğal sebeplerle ölen nöronların yerlerini yenileri almadığından, beynin bazı kısımlarındaki sinir hücresi sayısı yeni doğan bir bebekte bir yetişkinden daha fazladır. Ölen nöronların yerine yenisinin gelmediği bilinen bir gerçek olmasına rağmen, yapılan araştırmalara göre sinir hücreleri kendi aralarında yeni bağlantılar kurarak kısmi bir yenilenme sağlayabilmektedir.
Nöronların hücre zarı, diğer hücrelere bilgi göndermelerini sağlayacak özel bir biçimde oluşmuştur. Akson ve dendrit adındaki uzantılar, hücrenin bilgi göndermesini ve almasını sağlayan uzantılardır. İki sinir hücresi arasındaki bağlantıya ise sinaps adı verilir. Nöronlar diğer nöronlarla iletişim sağlamak için, bu sinapslara sinir taşıyıcısı (nörotransmitter) olarak bilinen bir kimyasal salar.

Nöron Yapısı

Bir sinir hücresinin üç temel kısmı bulunur: dendritler, aksonlar ve hücre gövdesi. Fakat; her sinir hücresinin boyu, şekli ve özellikleri hücrenin aldığı göreve göre değişkenlik göstermektedir. Kimi sinir hücreleri daha az dendrit uzantısına sahipken kimisi de dendritten geçilmemektedir. Burada yapabileceğimiz yorum; dendritler bilgi almayı sağladığından, dendrit uzantısı çok olan hücrenin beyne daha sıklıkla bilgi ileteceğidir. Kimi hücrelerde de aynı şey aksonlar için geçerlidir fakat aksonların etkileri sayılarıyla değil boyutlarıyla ölçülür. Bu yüzden, daha sık bilgi ileten sinir hücrelerinde daha uzun aksonlar bulunur. İnsan vücudunda bulunan en uzun akson, kuyruk sokumundan başlayıp, ayak başparmağına kadar gider; ve bu da yaklaşık olarak 90 santimlik bir uzunluk demektir.

Nöron neye benziyor ?

Nöron neye benziyor ?

Aksiyon Potansiyelleri

Nöronlar bilgi aktarımını nasıl gerçekleştirir ? Nöronların iletişim sağlaması için bilginin hem nöronun kendi içinde hem de bir nörondan diğerine aktarılması gerekir. Bu işlem kimyasal uyarıcılar ve elektriksel sinyallerin yardımıyla gerçekleşir.
Nöronlarda bulunan dendritler, duyusal alıcılardan ve diğer nöronlardan bilgi alınmasını sağlar. Bu bilgiler önce hücre gövdesine aktarılır ve burdan da aksonlara iletilir. Bilgiler aksona geldiğinde, akson boyunca aksiyon potansiyeli adıyla bilinen elektriksel bir sinyal formunda taşınır.

Sinapslar Arası İletişim

Elektriksel bir uyarı aksonun son ucuna ulaştığında, diğer sinir hücresinin dendritlerine ulaşmak için iki sinir hücresi arasındaki sinaptik boşluk üzerinden iletilme safhasına gelir. Bazı durumlarda, bu sinyaller sinaptik boşluklara ihtiyaç duymadan iki hücre arasında atlama gerçekleştirerek bir iletişim köprüsü kurar ve yoluna böylece devam eder.

Normal şartlarda ise, sinir taşıyıcılarının (nörotransmiterlerin) bu bilgileri bir hücreden diğerine iletmesi gerekir. Sinir taşıyıcıları, iki hücre arasındaki sinaptik boşluğu doldurup hedef hücrenin alıcı uçlarına ulaşması amacıyla akson uçları tarafından salgılanan kimyasal uyarıcılardır. Geri alınım (reuptake) adıyla bilinen bir işlemin sonucunda bu kimyasallar alıcı hücre tarafından bir daha salgılanmak üzere emilir.

Sinir Taşıyıcılar (Nörotransmiterler)

Nörotransmiterler, günlük hareketlerimizi gerçekleştirmemizde çok önemli bir yer tutar. Vücutta tam olarak kaç tane nörotransmiter çeşidi olduğu bilinmemektedir fakat; bugüne kadar, kimyasal uyarı yoluyla bilgi iletimi sağlayan 100’den fazla uyarıcı keşfedilmiştir.

Nörotransmiterlerin her birinin etkisi farklı mıdır? Bu kimyasal iletkenlerin işleyişi bir hastalık ya da ilaç yoluyla bozulduğunda ne olur ? Aşağıda bilinen birkaç nörotransmiter ve bunların bilinen etkileriyle eksikliği veya fazlalığı durumunda ortaya çıkan bozukluklar anlatılmıştır.

Asetilkolin: Kaslardaki kasılmalar, öğrenme ve hafıza ile ilişkilidir. Beyindeki asetilkolin eksikliğinin, Alzheimer hastalığı ile yakın ilişkisi olduğu bilinmektedir.

Endorfin: Ağrı, acı algısı ve duygularla ilişkilidir. Vücut, bir travma veya aşırı korku sonucu endorfin salgılar. Bu kimyasal iletkenler morfin vb. gibi sersemletici ilaçlarla benzer etkiyi gösterirler fakat çok daha kuvvetlidirler.

Dopamin: Düşünceler ve haz alınmasını sağlayan hislerle ilgilidir. Parkinson hastalığı dopamin eksikliğinden kaynaklanırken; şizofreni de dopamin kimyasal iletkeninin vücutta çok yüksek miktarlarda bulunmasıyla ilişkilidir.