Menopozda tüylenme sorunu

Menopoz kadınların doğurganlığının son bulduğu bir dönem. Dolayısıyla kadınlık hormonları azalıyor. Östrojen, progesteron oranı giderek düşüyor. Androjen hormonları yani testosteron, androstenedion gibi hormonlar ağırlık kazanıyor. Bu da bazı değişimlere neden oluyor. Kanser riski artıyor, ses sertleşiyor, çatallaşıyor, kalp sorunları artıyor, saçlar dökülüyor ve vücutta tüylenme artıyor. 

Menopozla birlikte gelen sağlık sorunları çoğu kadın için can sıkıcı oluyor. Bunlardan biri de vücuttaki tüylenme. Daha önce de söylediğimiz gibi asıl nedeni kadınlık hormonlarının yerini erkeklik hormonlarına bırakması. Yani menopoz döneminde yüzde ve vücutta tüylenme normal bir değişim. Ancak yine de kozmetik nedenlerden ötürü kadınların çoğunun büyük sıkıntısı haline geliyor. 

Kadınların çoğu 50 – 55 yaş arası menopoza giriyor. Yeni Zelanda Dermatoloji Derneği’ne göre bir kadının menopoza tam olarak girmesi için en az 12 ay adet görmemesi gerekiyor. Yapılan araştırmalara göre menopoza girmiş kadınların yaklaşık % 30’u tüylenme sorunuyla karşı karşıya kalıyor. Üstelik bu oran her geçen yıl daha da artıyor. Artışın nedeniyse yediğimiz meyve ve sebzelerdeki hormonlar. Bu hormonlar bitkilerin daha hızlı büyümesine yardım ediyor. Vücuda girdiklerindeyse hormonsal dengemizi bozuyor ve normal oranlardan çok daha fazla androjen hormonlar salgılamamıza neden oluyor. Aynı şey kanser, sindirim, boşaltım ve kalp sorunlarını da tetikliyor. 

Östrojen deri dahil olmak üzere tüm organların işleyişini etkiliyor. Östrojen üretimini tetikleyen sinir uçları genital bölge, alt bacaklar ve yüz çevresinde bol bulunuyor. Menopozla birlikte eskisi gibi işlemeyen bu sinir uçlarının çevresinde tüylenme görülebiliyor. Özellikle menopoz sürecinde hormon tedavisi görmeyen kadınlar tüylenme sorunuyla daha sık karşılaşabiliyor. Bazı durumlarda hirsutizm vakalarına benzer bir görünüm oluşabiliyor. 

Hirsutizm tıp kitaplarında kadınlarda androjene hassas bölgelerde meydana gelen erkek tipi kıllanma olarak tanımlanıyor. Nedeni androjen fazlalığı ya da kıl köklerinin androjene aşırı duyarlı olması olabiliyor. Menopoza giren kadınlarda da benzer bir etki oluyor. Genital bölgede, bacaklarda, kaş ve kulaklarda hatta bıyık ve sakal bölgesinde tüylenme görülebiliyor. 

Menopozda tüylenme sorununa çözüm var mı?

Kadınlar için tüylerle mücadele yeni bir alan değil. Hepimizin bildiği birkaç taktik var. Epilasyon, ağda, jilet, sarartma bunlardan bazıları. Bu silahlar daha öncesinde olduğu gibi menopoza bağlı tüylenmede de yanımızda. Ancak söz konusu yüz olduğunda ağda ve jilet gibi seçenekler biraz daha uzak kalıyor. Çünkü ağda yüzde izlere, uzun süren kızarıklıklara ve sivilcelere neden olabiliyor. Jiletse zaten kurtulmaya çalıştığımız tüylerin güçlenerek geri gelmesini sağlıyor. Bu nedenle bu seçeneklerden uzak dursak iyi olur. 

Menopoza bağlı tüylerle mücadelede sarartma ya da epilasyon seçeneklerini değerlendirmede fayda var. Menopoza bağlı tüyleri sarartmak istiyorsanız kullanabileceğiniz pek çok ürün mevcut. Bunların hepsine market ve eczanelerden ulaşmak mümkün. 

Epilasyonsa size biraz daha maliyetli ancak kalıcı çözüm sunabilir. İğne ya da lazer tekniği gibi seçenekleri var. Ancak özellikle yüz bölgesindeki menopoza bağlı tüylenmeniz çok ciddi boyutlarda olmayacağından bu cihazlar tüylerinizin köklerini göremeyebilir. 

Menopoza bağlı tüylenme sorununuz çok ciddi boyutlardaysa hormon tedavisi gerekebilir. Zaten bu tür durumların çoğunda menopoz belirtileri çok ağır olacağından hormon tedavisi görmek daha önce gözden geçirdiğiniz bir seçenek olacaktır. Ancak siz yine de bu konuyu doktorunuzla görüşün ya da uzmanlarımıza danışın.

Menopoza bağlı tüylenme sorunuza faydalı olabilecek bazı yaşam tarzı değişiklikleri de var. Bunlardan en etkilisi kilo vermek. Kilo vermek erkeklik hormonlarının üretimini ve dolayısıyla menopoza bağlı istenmeyen tüylerin büyümesini yavaşlatır.