Meme Kanseri Tedavisinde Genetik Testlerin Rolü

Meme kanserinde genetik faktörlerin önemi artık tüm dünyada bilinen bir gerçek. Ailesinde meme kanseri vakası bulunan pek çok kadının yüksek risk altında olduğu ve pek çoğunun da meme kanserine yakalandığı da ne yazık ki elde olan veriler arasında yer alıyor. Meme kanserinde genetik faktörlerin önemi özellikle yapılan genetik testler sonucunda kişinin bulunduğu risk değerlerini ortaya koyması büyük önem taşıyor. Ailesinde genetik meme kanseri yatkınlığı hikayesi olan kadınlar genetik testler ile hastalığa ne kadar yakın olduklarını öğrenebiliyor ve erken teşhisten ve tanıdan yararlanabiliyorlar. Koruyucu önlemler açısından da genetik testlerin rolü çok büyük. Klinik uygulamalara henüz geçilmemiş olsa dahi pek çok yerde uygulana yöntemler hızla yayılmaktadır. Genetik risk taşıyan ve genetik test yapılması gereken kişiler arasında ailesindeki üç kuşakta ya da üç kişide meme kanseri hikayesi olanlar geliyor. Yine aile üyelerindeki kadınlarda menopoz döneminden öncesine rastlayan bir meme kanseri hikayesi olanlar da mutlaka genetik testlerden yararlanmalıdırlar. Yine aile üyelerinde yumurtalık kanseri ile beraber meme kanseri görülmüş kişiler var ise ve erkek akrabalarda da meme kanseri hikâyesi bulunuyorsa kişinin mutlaka genetik testlerden geçmesi yararlı olacaktır. 

Meme Kanseri Gebelikte de Ortaya Çıkabilir

Gebelerde de meme kanseri görülmektedir. Ancak gebelik hormonları nedeni ile hamile kadınlar meme kanserinden oldukça uzun süre boyunca korunmaktadırlar. Erken yaşta yapılmış doğumların bu tip avantajları olsa da 30 yaştan önce ikinci bir kez anne olmuş kadınlarda meme kanseri riski daha da düşmektedir. Tüm bunların aksine ileri yaşlarda hamile kalan ve doğum yapan kadınlarda meme kanseri riski ise oldukça yüksek görünmektedir. Gebelik sonrası emzirme döneminin ise kadınlarda meme kanserinden koruyucu bir etkisi olduğunu ve direnci de artırdığı bilinen bir durumdur. Gebelikte görülen meme kanseri dışında rahim ağzı kanseri de söz konusu olmaktadır ancak çok sık görülmemektedir. Gebelikte meme kanseri belirtileri geç fark edildiğinden hastalar genelde hekime geç giderler ve geç dönemde gidildiği için erken teşhis de gecikmiş olur. Bu durumda hastalığın yüksek evrede olmasından dolayı bebek zarar görebilir. Gebelik esnasında kişilerin sürekli olarak jinekologları vasıtası ile kontrol altında olmaları oldukça önemlidir. Mutlaka düzenli olarak meme kontrolünün de yapılması gerekmektedir. 

Sigara içen kadın

Sigara Meme Kanserini Tetikleyebilir

Sigaranın meme kanserini tetiklediği konusunda tam olarak net bir bilgi olmasa da sigaranın tüm kanser türlerinde önemli bir yıkıcı etkisi olduğu bilinen bir gerçektir. Yapılan araştırmalar sigaranın meme kanserini tetiklediği önünde gelişme göstermekledir. Yine de risk artışına dair çok ciddi bilgiler de bulunmamaktadır. Uzmanlar nikotinin meme kanseri üzerinde son derece olumsuz etkiler yaptığını ve meme kanseri riski olanlar kadar risk urubunda olmayan kişilerin de sigaradan uzak durmaları gerektiğini söylüyorlar. Nikotinin hücrelerdeki kanserleşme eğilimlerini de çok yüksek oranda artırdığı yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkarılmıştır. En son araştırmalara göre nikotin reseptörlerinin meme kanseri oluşumunda  çok ciddi rol oynadığı ve bağımlılığı da ciddi şekilde tetiklediği belirtilmiştir. 

Sigara dışında meme kanserinde etkili olduğu bilinen alkol tüketiminde de olabildiğince kaçınmak gerekmektedir. Ciddi risk altında olan kişiler kadar sağlıklı yaşayan kadınların da meme kanserinden korunabilmek için düzenli olarak kontrollerini yaptırmaları ve muayene olmaları gerekmektedir. Elle muayenenin önemini ve erken teşhisin meme kanserinde hayat kurtaran bir rolü olduğu unutulmamalı ve asla kontroller aksatılmamalıdır. Elle yapılan muayenelerde bir kitle hissine sahip olduysanız vakit geçirmeden hemen uzman bir hekime gitmeli ve gerekli muayene ve tetkikleri yaptırmalısınız. 

,