Köpekler Düşüncelerimizi Okuyabilir Mi?

İnsanoğlu en az 15.000 yıl önce evcilleştirmeye başladı köpekleri. Binlerce yıldır insanların en iyi dostu, can yoldaşı ve sırdaşı oldular. Günümüzde, insana en yakın dost denildiğinde akla ilk gelen canlı olan köpekler, hasta bakımından, avlanmaya kadar hayatın merkezinde olabilen birçok aktiviteyi insanlarla birlikte yapmaya devam ediyor. Asırlar boyu birlikte yaşayıp, pek çok şeyi paylaşan bu iki dostun, birbirlerini anlamak üzere gayret etmeye çalışması da gayet doğal bir davranış.

Köpek sahipleri çok iyi bilirler; bazı hareket, duygu ya da düşünceye, insanlarla benzer tepkiler verebilirler. Yaptıkları hareket ya da verdikleri tepkiler, bir insana kıyasla ne kadar basit olursa olsun bu bize olağanüstü bir durum gibi gelir ve üzerine kafa yormaya sevk eder. Peki acaba bu hareketler gerçekten de aklımızı okuyarak yaptıkları hareketler midir? Köpekler, otur, getir, koş, yat gibi temel komutları rahatlıkla anlar. Ama bazen öyle bir durum olur ki; “Ben ona komut vermedim” ve “Benim aklımdan geçeni nasıl yaptı?” diyebileceğimiz pek çok durumla karşılaşabiliriz.

_labrador_puppy-1572748

Düşüncelerimizi nasıl anlıyorlar?

Köpekler, yüzyıllardır en yakın dostlarımız. Yani hem onların genlerinde, hem de bizim genlerimizde ortak kodlar var. Bu demek oluyor ki aklımızdan geçenleri anlayabilmeleri için fiziksel bir komuta ihtiyaçları yok çünkü farkında olmadan zaten pek çok komut veriyoruz. Örneğin, ayaklarımızın kapının olduğu trafa dönük olması ya da çıkarttığımız çok basit bir anahtar sesi, tasmasını size getirmesine ya da kapıyı açmaya çalışmasına neden olabiliyor.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki onlar, insanların üzgün, mutlu, kızgın ya da düşünceli olduğunu anlayabiliyor. Bunu da biz insanların hareket ediş biçimlerinden algılıyorlar. Onlar bizim tüm hareketlerimizi, düşüncelerimizin yansımaları olan hareketlerimizi tüm dikkatleriyle sürekli kaydedip, bu rutinlerdeki en ufak değişikliği bile fark ediyorlar.

Köpeklerin gelişmiş özellikleri nelerdir?

İnsanların hemen hemen tüm duyguları yüzlerinin sağ tarafına yansır. Romantik, sinirli, aç, düşünceli vb. nasıl olursak olalım tüm bu duygu ve düşünceler yüzümüzün sağ tarafına yansır. İşte köpekler de bu alandaki yansımaları takip eder ve tepki verirler.

Bizi anlamalarını sağlayan en önemli bir diğer ayrıntı da üstün koku alma özellikleri. Çeşitli çalışmalara göre, koklayarak kanser gibi bazı hastalıkların tespitini yapabiliyorlar. Unutmamak gerekir ki köpekler, insanlara göre 10,000 ile 100,000 kat arasında daha fazla koku alabiliyor. Hepimiz biliyoruz ki korktuğumuzda da iş değişmiyor… Korktuğumuzda salgılanan adrenalin hormonu sayesinde, korkumuzun kokusunu alıp, atağa geçebiliyorlar. Bunun yanı sıra, köpekler kadınların hamilelik dönemlerini de anlamaktalar. Bu dönemde aniden çok daha koruyucu, özenli ve sevgi dolu hale gelebiliyorlar. Hamile sahiplerinin gittikleri her yerde onlara eşlik etmek istiyorlar. Tüm bunlar tabii ki çok gelişmiş koku alma özellikleri sayesinde oluyor.

İnsanları nasıl ayırt ederler?

Köpekler, iyi, dürüst ve güvenilir diye adlandırılan insanları çevrelerine yaydıkları enerjiden anlarlar. Yani onları kandırmak imkansızdır. Direkt olarak sizin hislerinizi duyumsar ve bu doğrultuda yanaşırlar. Örneğin, bazı insanları için “iyi yürekli” lakabı sık sık kullanılır. Bu kişilerden yayılan enerji de iyi bir kuvvet alanına sahip olur. Köpekler ise yüzyıllar boyunca bu manyetik alanın farkında olmuş ve bu iyi enerji alanı yayan kişilere sevecen bir biçimde yanaşıp, dostluk belirtileri göstermişlerdir. Vücut dili de, kokunun en büyük yardımcısı olarak burada önemli rol oynar. Bu doğrultuda, insanların kendi aralarındaki etkileşimleri de köpekler tarafından takip edilir ve nasıl bir tutum sergileyecekleri aşamasında karar vermelerine yol gösterir. Kısacası, başkaları ile ilişkilerinizde adil ve dürüstseniz, köpeğiniz de bunları yakalayacak ve sizi hafızasına adil ve güvenilir olarak konumlandıracaktır. Bundaki belirleyici bir diğer önemli nokta da doğduktan itibaren köpeğinize nasıl yaklaştığınız olacaktır.