Kişiliği Oluşturan Temel Faktörler

Kişilik  bizi biz yapan en önemli öğe . Yüzyıllardır üzerinde araştırmalar yapılan bu kavram, bazı açılardan hala yoruma açık. Yaşama bakışımız, yaşamda ne yapmayı seçtiğimiz, çevremizi nasıl etkilediğimiz  kişiliğimizle ilişkili. Arkadaş ve partner seçimimize, tatil yapmak istediğimiz yere  kadar her şeye kişiliğimiz karar veriyor. Peki içimizde yaşayan bu canlı nasıl oluşuyor? “Kişilik anne karnında başlar” cümlesini pek çok kez duymuşuzdur. Peki bizi biz yapan özellikleri doğuştan mı getiriyoruz yoksa, bu özellikler  sonradan mı oluşuyor? Hangi faktörler kişiliğin oluşmasında etkili ? Kişiliğimizin kontrolü mümkün mü ? İşte tüm bu soruların yanıtı:

Kardeşler arasındaki doğum sırası kişiliğinizi etkileyebilir

Ailede ilk doğan çocukla, en son doğan arasında farklılıklar bulunur. İlk doğan çocuk sorumluluk sahibi, hükmedici ve rol model  olarak görülürken, ailenin en son üyesi sorumsuz ve mızmız kabul edilir. Bu yaygın miti pek çok kez duyduk. Peki bu bir mit mi, yoksa gerçek mi?

Bazı popüler psikoloji kitapları böyle  söylese de, bu kanıtlanmış bir gerçek değil. Fakat insan yaşamının ilk evrelerinde karşılaştığı şeyler  psikolojik gelişimde çok önemlidir. Bu ilk evrelerde çocuk beyni, dünyaya ait ilk bilgileri kodlar. İlk çevresi olan aile, çocuğa ailenin ilk ya da son üyesi olduğunu davranışlarıyla gösterir. Bu kalıcı iz de kişiliği şekillendiriyor. Hatta, doğum sırası; eş seçimini ve arkadaş seçimini bile etkiliyor. Bu konudaki çalışmalar ilginç sonuçlar ortaya koyuyor. İlk doğanlar ilk doğanlarla , ortancalar ortancalarla ve son doğanlar son doğanlarla birlikteliğe daha eğilimli olabiliyor.

Kişilik yaşla birlikte değişir mi ?

Dünyaya geldiğimiz andan itibaren değişiyoruz. Bebek, çocuk ve yetişkin oluyoruz. Her evrenin özellikleri farklı ancak kişiliğimizin değişip değişmediği konusunda pek çok soruya sahibiz. Uzmanlar yaşın kişiliği değiştirmediğini söylüyor. Değişen ise sadece alışkanlıklarımız. Roller, önem verdiğimiz şeyler ve önceliklerimiz değişiyor. Biz ise aynı kişiyiz. Araştırmacı Paul T.Costa Jr’ ye göre enerjimiz ve sağlığımızın değişimi de bize, kişiliğimizin değiştiğini düşündürebiliyor.

Bazı hastalıklar ve kişilik tutumları ilişkili midir ?

Evet, bazen bazı hastalıkların tutumlarla eşleştiğini söyleyebiliriz. Örneğin, agresif ve saldırgan kişilerde genelde kalp hastalıkları bulunuyor. Son dönemlerde araştırmacılar, tutumların çoğunlukla 5 fiziksel hastalıkla ilişkisini ortaya koyuyorlar: Astım, kalp hastalıkları, baş ağrısı, peptik ülser ve romatizma.

Kaç tür kişilik yapısı vardır ?

Kişiliği sayıyla sınırlandırmak  çok kolay değildir. İnsan özellikleri ve davranışlarının sınırsız olması  kişilik türlerini sınırlandırmayı zorlaştırıyor. Ama kişiliği tanılamak için istatistiki verilerden yararlanarak belli sınıflandırmalar yapılabilir. Allport geçmişte 4000, Cattell ise 16 tane  kişiliği belirleyen faktör olduğunu söylüyor. Günümüzde ise araştırmacılar 5 faktörlü bir modeli kabul ediyor. Bunlar;  uyumluluk, dışadönüklük, sorumluluk sahibi olma, nörotiklik ve deneyime açıklık’ tır.

Kişilik kişisel tercihlerimizin ve günlük hayatımızın içinde…

Dinlemek istediğimiz müziği açtığımızda, yemek yemek için tercih ettiğimiz restorantta ve hangi arkadaşımızla alışverişe gideceğimizi belirlememizde kişilik etkili olmaktadır. Eğer içe dönük yapılı bir kişiysek sessiz bir ortamı, hafif bir müziği ve uyumlu bir arkadaşı seçeriz.

Uzmanlar özellikle politik tercihlerde kişiliğin etkili olduğunu söylüyor. Toronto Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma konservatif görüşlü kişilerin daha emredici ,liberal görüşlü kişilerin de empati yanlarının daha güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Kısacası, kişilik her tercihin içinde …

Günümüz dünyasında online kişiliklerimizin oluşması  nasıl gerçekleşiyor? Gerçek kişiliğimizle ilişkili mi ?

Günümüzde pek çok insan Facebook profilinden kendini dışarıya sunuyor. Sahte kimlikler ya da yanlış bilgilerle karşmıza çıkanlar olabiliyor. Doğru bilgileriyle online kimlik yaratan kişiler bile, asıl kimliği değil idealize edilmiş kimliğini dışa sunuyor. Güzel ya da yakışıklı olan, başarılı , çekici, ilgi alanları geniş, sosyal ve istenilen bir kimlik yaratmaya çalışıyoruz. Bu soruyu kendinize de sorun, sizce Facebook’ taki kişi, asıl siz misiniz?

Kişilik bozukluklarının oluşmasına ne sebep oluyor ?

Pek çok faktör kişilik bozukluklarında etkili oluyor. Çevredeki insanlar tarafından ruhsal bir hastalık olduğu zor anlaşılıyor. Problemin kişilikte olması sebebiyle kalıplaşmış davranış kalıplarını içeriyor. Genetik, çocukluk travmaları, sözel ve duygusal istismar, aşırı hassasiyet nedenlerin bazıları.

Birlikte yaşadığımız hayvanlarımız kişiliğimiz hakkında bilgi verir mi ?

Kendinizi bir an için köpek sahibi  ya da kedi sahibi biri olarak hayal edin. Her ikisinde de aynı kişi mi olurdunuz? Köpek besleyen insanlarla kedi besleyenler aynı mıdır? Ya da küçük bir köpeği olan biriyle büyük bir köpeği olan biri aynı  mıdır? Bu soruların yanıtı, bize hayvan seçiminin kişi hakkında bilgi verdiğini ortaya koyuyor. Araştırmacıların bu konudaki ilginç bulgularına göre ise, köpek sahipleri kedi sahiplerine göre daha dışadönük ve aktif kişiler. Kedi besleyen insanlar ise daha evcimen yapıya sahipler. Bu sonuç akla  hayvanlarına bakarak insanları tahlil etmek mümkün mü sorusunu getiriyor…

Kişilik karmaşık ve pek çok öğeyle beslenen bir olgu, ve sınırları çok net değil. Değiştiremediğimiz yanları oldukça fazla ancak, unutmayalım ki yaşamımız ve alışkanlıklarımız değiştirilebilir.