Kedi ve köpek alerjisi engellenebilir mi?

Alerjiye bağlı rahatsızlıklar gelişmiş ülkelerde son derece yaygın, buna örnek olarak bahsi geçen ülkelerde nüfusun %10’unda astım, %30’unda ise alerjiye bağlı nezlenin görüldüğünü söyleyebiliriz. ABD’de evcil hayvan kaynaklı alerjiler, özellikle evcil kedi ve köpeklerden kaynaklananlar, geçtiğimiz 20 yılda giderek yaygınlaşmış.

ABD’deki kedi sahiplerinin %17’si, köpek sahiplerinin ise %5’i kendi hayvanlarına karşı alerjik. İnsanlar evcil hayvanlarını “ailelerinin bir parçası” olarak gördüklerinden alerjik rahatsızlıkları giderek kötüleşse bile, evcil hayvanlarını dışarıya vermekte oldukça gönülsüz.

Çözüm hipoalerjenik bir evcil hayvana sahip olmak mı?

Evcil hayvan kaynaklı alerjiler çok yaygın olduğundan, insanların çareyi hipoalerjenik yani tipik bir kedi veya köpekten daha az alerjen madde üreten böylece evde yaşayan bireylerde alerjik reaksiyona yol açma ihtimali daha az olan bir kedi veya köpekte araması oldukça anlaşılabilir.  Geçmişte yapılan hatalı araştırmalar sonucu bazı köpek cinslerinin hipoalerjenik olduğuna inanılmış. Bu cinsler kaniş, schnauzers, shih tzu veya yorkshire teriyeri gibi ya saç yerine kürk bulunduran ya da “çift kat post” yerine “tek kat post” bulunduran köpekler.

Bu konuda yapılan ilk araştırmalar köpekler tarafından salgılanan en önemli alerjen madde olan “Can f 1”in yukarıda belirtilen köpek cinslerinde daha az bulunduğunu göstermiş.  Ama daha yakın zamanda yapılan araştırmalara göre hipoalerjenik olsun ya da olmasın bütün köpeklerin salgıladığı “Can f 1” miktarı hemen hemen aynı.

Kedilerin vücudunda üretilen en önemli alerjen madde olarak bilinen “Fel d 1” evcil kediler, aslanlar, kaplanlar ve diğer vahşi kediler dahil bütün kedigiller tarafından salgılanır. Herhangi bir kedi türünün daha az alerjen madde salgıladığını gösteren herhangi bir araştırma yok. Hatta, kedilerin tüylerinin uzunluğunun bile ürettikleri “Fel d 1” miktarına etki ettiği söylenemez.

Bilim dünyasına bakacak olursak, teknolojik gelişmeler Allerca Lifestyle Pets gibi çeşitli şirketlerin, genetiği değiştirilmiş hipoalerjenik evcil hayvanlar satabilmesinin önünü açmış. Şirketin internet sitesi, sattıkları evcil hayvanların nadir olarak da olsa doğada görülen bir mutasyon sonucu alerjen sentezleme yeteneklerini kaybettiğini belirtmiş.

Allerca’ya göre, yapılan araştırmalar kedilere alerjisi olan insanların hipoalerjenik kedileri ile yaşarken hiçbir alerjik rahatsızlık yaşamadığını ortaya koymuş. Bu evcil hayvanlar her ne kadar alıcıya binlerce dolara mal oluyor olsa da, alerjik bir bünyeye sahip olan insanlar için düzenli olarak ilaç almaksızın bir kedi veya köpek sahibi olma yolunu da açmış oluyor.

Kedi ve köpeklerdeki alerjen madde miktarını düşürme yolları

Kedilere veya köpeklere alerjisi olan birçok insan, evcil hayvanlarıyla yaşarken alerji semptomlarını azaltmaya yönelik yollar arar. Yakın zamanda, kedilerin alerjen madde üretim miktarını etkileyen özellikler hakkında birçok araştırma yapıldı.

Kedilerin birçok özelliği arasında yapılan araştırmaların sonucunda, sadece bir erkek kedide yapılan kısırlaştırmanın, kedinin salgıladığı alerjen madde miktarında ciddi bir düşüş yarattığı görülmüş.(bkz. kedi alerjisi nasıl geçer?) Şaşırtıcı bir biçimde bir dişi kedinin kısırlaştırılması, kedinin salgıladığı alerjen madde miktarında herhangi bir değişim yaratmamış. Kedinin tüy uzunluğu, evde geçirdiği zaman ve bunun gibi birçok diğer özelliğinin, salgıladığı “Fel d 1” miktarına herhangi bir etkisi bulunmuyor.

Köpeklerde ise durum farklı. Araştırmalar köpeklerde salgılanan Can f 1 miktarını etkileyen birkaç özellik olduğunu ortaya koymuş, özellikle köpeğin hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği yerin niteliği köpeğin ürettiği Can f 1 miktarında önemli rol oynar. Köpeğin evin çeşitli bölgelerinde yaşamasındansa belirli bir kısmında yaşaması, örneğin sadece mutfak, evdeki Can f 1 miktarının azalmasını sağlar. Köpeğin evin dışında kendine özel bir bölgede yaşaması da evdeki alerjen seviyesini düşürür, ancak bu düşük seviye bile köpek yaşamayan evlerdeki alerjen seviyesine oranla çok yüksek. Bunun nedeni kıyafetler ve ayakkabılar aracılığıyla eve taşınan deri döküntüleri olabilir.

Fakat, çok ilginçtir ki köpeklerin kısırlaştırılması kedilerin aksine salgılanan Can f 1 miktarında artışa sebep oluyor.