Kaygı bozukluğuna çözüm var mı?

Kaygının hayatınızdaki izlerini azaltmak için değiştirebildiklerinizi değiştirin. Bırakın diğerleri aynı kalsın.

Sağlık, terör, zamlar ve trafik… Bu günlerde endişelenecek çok şey var. Üstelik çoğunu değiştirecek kadar güçlü değiliz. Endişeler dağ gibi birikmeden üstesinden gelmek için biraz bilgi fena olmaz. Kaygı bozukluğunun abecesi neymiş bakalım mı?

Normal kaygı mı zararlı kaygı mı?

Soğuk soğuk terlemek çok çok eskiden atalarımızı ölümden kurtarırmış. Bazı durumlarda adrenalin patlamasını biz de yaşıyoruz. Kaygı strese verilen gayet doğal tepkilerden. Gerçeklerle yüzleşmemizi, motive olmamızı, harekete geçmemizi sağlıyor. 

Önemli bir iş görüşmeniz var. Kaygılısınız. Ne giyeceğinizi ne konuşacağınızı çoktan kararlaştırdınız. Kaygınızın sizi görüşmede daha dikkatli yapacağı, hatadan alıkoyacağı kesin. Üniversite sınavına hazırlanırken de öyle değil miydi? Kaygı sayesinde daha çok çalışırdınız. Bunlar kendinizi korumanızı, daha iyisini yapmanızı sağlayan kaygı örnekleri.

Bazen küçük bir sorunun çıkma ihtimali bile insanı kaygıya sürükleyebilir. İşin asıl zor kısmı tehlikenin düzeyini saptamak. Gerçekle ilişkisi doğru ölçülemezse kaygı tam ömür törpüsü olabilir. Kaygı lokomotif duyguya dönüşürse hiç hesapta olmayan vagon vagon sorunlarla uzayacağına bahse girebiliriz. 

Kaygı çanları çalıyor

Kaygı yönetimi eline aldı mı vücudunuz buna tepki vermeye başlar. Uyuma, yeme içme, odaklanma problemleri birbirini izler. Karnınıza yumruk oturur, kalp atışlarınız hızlanır, başınız ağrır, düşüp bayılacak hale gelirsiniz. Meselenin bu boyutlara gelmesi panik atak belirtisi sayılabilir.

Kaygı depresyona da neden olur. Bu ikisi el ele tutuşup hayatınızın orta yerine kurulur. Kaygı günlük aktivitelerinizi etkilemeye başladıysa yardıma ihtiyacınız var demektir.

Yaygın anksiyete bozukluğu beyninizin içinde endişe makinasından farksız. Çocuğunuzun okul toplantısına gitmeye kaygılanıyorsanız sahiden geç kalırsınız ve sonuçta gitmezsiniz. Doğru kararlar veremezsiniz. Kaygı günlük yaşamınızı sarıp sarmaladıkça odaklanma güçlükleri yaşamaya, anlamsız şeylere takılmaya başlarsınız. Bu noktada profesyonel yardım alma vakti gelmiş demektir. 

Kaygıyla nasıl baş edilir?

Gerçekten risk oluşturabilecek durumları ve hayal gücünüzdekileri birbirinden ayırmalısınız. Değiştirebildiklerinizi değiştirin. Gerisini boş verin. Bazen bir arkadaşın ya da aile üyesinin yardımı da kaygı kafesini kırmanıza yardımcı olabilir. Çok ilerlediyse, oklar yine de profesyonel yardım yönünde.

Negatif düşüncelerden kurtulun. Düşüncelerinizi sorgulayın. Amacınıza ulaşmaya yardım ediyorlar mı? Yararlı bir düşünce mi? Yoksa iç karartıcı mı? Son saydığımız türden düşüncelere dur demeyi öğrenmeniz şart. Kaygı olumlu mesajların önünde bir engel oluşturmasın. Daha olumlu mesajlar göndererek kaygıyı engelleyebilirsiniz. İstemediğiniz bir işte çalışıyorsanız “çalışmak yerine dışarda gezebilirdim, uyuyabilirdim” yerine “para kazanıyorum, kısa sürede başka iş de bulabilirim” diye düşünebilirsiniz. 

Rahatlamayı öğrenin. Nefes alma egzersizleri yapmanız gerekebilir. Kaygı bastığında insanlar nefeslerini tutmaya daha eğilimli. Diyaframdan nefes alma çalışmaları işinize yarayabilir. Yoga, meditasyon ya da egzersiz yapın. Bunlar kaygıyı ortadan kaldırmada çok etkili.

İşler kötü gittiğinde kaygılanmaya nedenimiz olduğunu düşünürüz. Oysa gerçek başka. İşinizden kovuldunuz diyelim. Kaygı yüzünden kaybınız sadece işinizle sınırlı kalmayabilir. İnsan ilişkilerinizi, kendinize güveninizi de kaybedebilirsiniz. Bir stresin üzerine başkasını eklemeyin. Kaygıyla başa çıkmak çoğu zaman stresin türüne göre değişiyor. Durum ne kadar ciddiyse üstesinden gelmek de o kadar uzun sürüyor. 

Samimi olarak söylemek gerekirse hayatınızda yolunda giden sadece tek şey varsa bile (işiniz ya da ilişkiniz olabilir) doğru yoldasınız. Kaygı size kolay kolay zarar veremez.

Kaygı bozukluğunda ilaç tedavisi

Antidepresanlar

Benzodiazepinler

Beta-blokerler (kaygı bozukluklarının fiziksel etkilerini ortadan kaldırır.)