Kan bağışı neden bu kadar önemli?

Kan bağışı neden bu kadar önemli? Çünkü kimin başına ne geleceği belli olmaz. Unutmayın bir gün sizin de kan bağışına ihtiyacınız olabilir. 

Okul bahçelerinde, sokaklarda, kent meydanlarında dolaşan Kızılay arabalarını görmeyeniniz yoktur. Hepsinin de amacını biliyoruz. Kan bağışı toplamak. Bazılarımız duyarlı, gidip soruyoruz, bilgi ediniyoruz, sağlığımız el veriyorsa hemen oracıkta kan bağışında bulunuyoruz. Bazılarımızsa pek oralı değil, yanından geçip gitmekle yetiniyor. Sorumluluk bilinci bir yana, iğne korkusu ağır basıyor, ayaklarımız ters yöne gidiyor. 

Kan bağışı gönüllü bir olay. Özetle: sizden birazcık kan alıyorlar, bir tüpe koyuyorlar, sonra da ihtiyacı olan kişiye aktarıyorlar. Kan bağışının tek özelliği gönüllü olması değil. Her yıl milyonlarca hastanın kan nakline ihtiyaç duyduğunu düşünürsek, insani bir sorumluluk. Ameliyatlar, kazalar, bazı ciddi hastalıklar. Yani bir insanın kan nakline ihtiyaç duymasını gerektiren bin bir türlü hal var. İşte kan bağışı da tüm bu zor zamanlar için icat edilmiş. 

Kan bağışının birçok türü var. Bakalım:

Tam kan bağışı. Hepimizin bildiği en yaygın tür. Kolunuza takılan bir iğne yardımıyla bir torba kan veriyorsunuz. İşlem tamam. 

Trombosit kan bağışı. Aferez adında bir teknoloji kullanır. İşlem sırasında kandaki sadece bazı maddeler alınır ve sonunda kanın bir kısmı geri aktarılır. 

Plazma bağış. Trombosit kan bağışıyla aynı mantıkta. Kan hücrelerinin içinde bulunan bazı maddeler toplanıyor. 

Kırmızı kan hücreleri. Yine aferez yöntemi kullanılıyor. Sadece kırmızı hücreleri toplanıyor. 

Kan bağışının riskleri var mı?

Hayır. Siz sağlıklı olduğunuz sürece tamamen güvenilir bir yöntem. Ayrıca günümüzde bu iş gayet steril ortamlarda, steril aletlerle yapılıyor. Böylece kan yoluyla bulaşan hastalıkların riski de sıfıra iniyor.

Peki kan bağışı yaptığınızda sizde neler oluyor? 24 saat içerisinde kanınız kendini yenilemeye başlıyor, birkaç hafta sonra da aradaki farkı kapatıyor. 

Kan bağışına nasıl hazırlanacağım?

Sağlıklı beslenin. Özellikle demir bakımından zengin besinler yemek güç kazanmanıza yardım edecek. Örneğin ıspanak, kırmızı et, balık, beyaz et, kuru meyveler. Yarın kan bağışı yapmayı düşünüyorsanız bu gece iyi uyuyun. 

Kan vereceğiniz günün sabahında iyi beslenin. Yağlı besinlerden uzak durun. Hamburgere, patates kızartmasına, dondurmaya bir günlüğüne ara verin. Bir de kan bağışından önce bol bol su tüketin. 

Kimler kan veremez?

Kan bağışı yapacak kişinin çeşitli sağlık özellikleri dikkate alınır. Bazı kişilerin kan vermesi kendisi ya da kanın bağışlanacağı kişi için zararlı olabilir. Mesela:

Uyuşturucu ya da madde bağımlıları

AIDS hastaları

Anemi yani kansızlık hastaları

Epilepsi hastaları

6 ay içinde büyük ameliyat geçirenler

Astım hastaları ve alerjisi olanlar

Hamileler

Diyabet hastaları

Tüberküloza yakalananlar

Hepatit B ve hepatit C hastaları

Kalple ilgili ciddi hastalıkları bulunanlar. Örneğin koroner kalp hastaları, kalp aritmisi olanlar, serebrovasküler hastalıkları bulunanlar

Kronik bronşit hastaları

Kan bağışlama koşulları

18 – 65 yaş arasında olup herhangi bir sağlık sorunu olmayanlar bir yıl içerisinde dört üniteyi geçmeyecek şekilde kan verebilirler. Ayrıca vücut ağırlığının 50 kilogramın üzerinde olması şartı da bulunuyor. Ülkemizde bağışlanan standart kan miktarı 450 ml’dir. Bu miktar vücuttaki toplam kanın çok az bir kısmını oluşturur. Bu yüzden kan bağışlayan kişiye de bir zararı olmaz. 

Kan bağışının uzun süreli yan etkileri yok. Kan verdikten sonra bitkin hissetmek, baş dönmesi gibi durumlar normal. Biraz dinlenerek bu etkilerden hemen kurtulmak mümkün.