Kadınlarda Depresyon Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Kadınlar sadece depresyona erkeklerden daha yatkın değildirler, aynı zamanda kadınlarda depresyonun nedenleri ve semptomların kalıpları bile farklılık göstermektedir. Üreme hormonlarından, strese karşı kadınsal tepkilere, sosyal baskılara kadar çoğu faktör, kadınlarda depresyonun eşsiz tablosuna eklenmektedir. Bu faktörleri öğrenmek depresyon riskini azaltmaya ve onu daha etkili şekilde tedavi etmeye yardım edebilir.

Kadınlarda Depresyonu Anlamak

Depresyon hayatınızın her alanını etkileyebilen ciddi bir durumdur. Sosyal hayatınızı, ilişkilerinizi, kariyerinizi, amaç ve öz-değer duygunuzu etkileyebilir. Ve Özellikle kadınlar için, depresyon yaygındır. Gerçekte, Ulusal Ruh Sağlığı Derneği’ne göre, her sekiz kadından biri, hayatı boyunca bir noktada depresyon geliştirecektir.

Eğer mutsuz, suçlu, yorgun ve genel olarak “sıkıntı çeken” bir ruh halindeyseniz, majör depresyondan muzdarip olabilirsiniz. Fakat iyi haber depresyonun tedavi edilebilmesidir ve depresyonun kadınları üzerindeki etkileri ve doğuracağı sonuçları daha fazla anlamanız ve daha donanımlı olmanız sayesinde, üzerinizdeki bu durumla daha iyi mücadele edeceksiniz.

Kadınlarda Depresyonun Belirti ve Bulguları

Kadınlarda depresyonun belirtileri majör depresyonun belirtileri ile aynıdır. Yaygın şikayetler şunlardır:

Depresif ruh hali

Daha önce zevk alınan aktivitelere ilgi kaybı

Suçlu, umutsuz ve değersiz hissetmek

İntihar düşünceleri ya da tekrarlayan ölüm düşüncesi

Uyku bozuklukları (çok uyumak ya da az uyumak)

İştah ve kilo değişiklikleri

Enerji eksikliği ve yorgunluk

Kadınlar ve Erkekler Arasında Depresyon Farklılıkları

Depresyonun belirti ve bulguları hem kadınlarda hem erkeklerde aynı olsa da, kadınlar bazı semptomları yaşamak konusunda, erkeklere göre daha meyillidir. Örneğin, güneş ışığının az olduğu kış aylarında depresyon, mevsimsel duygulanım bozukluğu, kadınlarda daha yaygındır. Ayrıca, kadınlar alışılmadık depresyon belirtileri göstermeye daha yatkındır.

Alışılmadık depresyon belirtilerinde, az uyumak, az yemek ve kilo vermektense, tam tersi görülür: aşırı uyku, çok fazla yemek (özellikle karbonhidratlar), kilo almak. Depresyonla ilişkili suçlu hissetme duygusu, kadınlarda yaygın ve belirginidir. Kadınlarda ayrıca, tiroid problemleri insidansı yüksektir. Hipotiroidi depresyona neden olabildiği için, bu tıbbi problem daima depresyonda olan kadınlarda bir uzman tarafından ekarte edilmelidir.


Erkek ve Kadın Depresyonu Arasındaki Farklar

Kadınların Eğilimi:

Erkeklerin Eğilimi:

Kendini suçlamak

Başkalarını suçlamak

Mutsuz, değersiz, ilgisiz hissetmek

Öfkeli, huzursuz ve egosu şişmiş hissetmek

Kaygı ve Korku hissetmek

Şüpheli ve tetikte hissetmek

Her ne pahasına olursa olsun çatışmadan kaçmak

Çatışma yaratmak

Endişeli ve moralsiz hissetmek

Umursamaz ve tedirgin hissetmek

Sınır koymakta zorlanmak

Her durumda kontrol etme ihtiyacı hissetmek

Kendi şüpheleri ve kaygıları ile ilgili konuşmayı kolay bulmak

Kendi şüphe ve kaygılarından bahsetmeyi “zayıflık” görmek

Kendini tedavi etmke için, yiyecekleri, arkadaşları ve “aşkı” kullanmak

Kendini tedavi etmek için, alkolü, seksi, TV’yi ve sporu kullanmak


Kadınlarda Depresyonun Nedenleri

Kadınlar, erkeklere oranla yaklaşık iki kat daha fazla depresyona girerler. Bu iki-bir farklılığı, genetik, etnik ve ekonomik ayrılıklara dayanmaktadır. Aslında, bu depresyon oranı cinsiyet farklılığı, dünya üzerindeki çoğu ülkede bulunmuştur. Kadınlarda depresyonun daha yüksek yoğunluğunu açıklamaya çalışan bir seri teori mevcuttur. Sosyal, psikolojik ve biyoloik etkenler dahil çoğu etken, karmaşık bulunmuştur.

Kadınlarda Depresyonun Biyolojik ve Hormonal Nedenleri

Premenstrüel Sorunlar: Adet döngüsü sırasındaki hormonal dalgalanmalar, şişkinlik, sinirlilik, yorgunluk ve duygusal reaktivite gibi premenstrüel sendroma benzer belirtilere neden olabilir. Çoğu kadın için, PMS hafiftir. Fakat bazı kadınlarda, belirtiler, premenstrüel disforik bozukluk (PMDB) tanısı konulacak ve yaşamlarını bozabilecek kadar şiddetli olabilir.

Gebelik ve Kısırlık: Hamilelik sırasında oluşan çoğu hormon değişikliği, özellikle yüksek risk altındaki kadınlarda depresyona yol açabilir. Hamilelikle ilişkili kısırlık, istenmeyen gebelik ve düşük gibi diğer konular da ayrıca depresyonda rol oynayabilir.

Doğum Sonrası Depresyonu: Birçok yeni anne “bebek stresi”ni yaşar. Bu durum birkaç hafta içinde azalan normal bir reaksiyondur. Ancak, bazı kadınlarda depresyonla sonlanacak kadar şiddetlidir. Bu durum, doğum sonrası depresyonu olarak bilinir. Doğum sonrası depresyonunun,en azından kısmen hormonal dalgalanmalar tarafından etkilendiğine inanılmaktadır.

Perimenopoz ve Menopoz: Kadınlarda üreme hormonlarının hızla dalgalanması durumunda, menopoza yol açan adım olan perimenopoz süresinde depresyon riski artabilir. Geçmiş depresyon öyküsü olan kadınlar, menopoz süresince de olmak üzere yüksek risk altındadır.

Depresif kadın

Kadınlarda Depresyonun Psikolojik Nedenleri

Olumsuz duyguları tekrarlayarak odaklanmak – Kadınlar depresyondayken düşünmeye daha meyillidirler. Bu, duygusal gerginliği gidermek için ağlama, neden depresyonda olduğunuzu anlamaya çalışma ve arkadaşlarınızla depresyonunuz hakkında konuşma gibi durumları içerir. Ancak, tekrarlamanın depresyonu devam ettirdiği ve hatta daha kötüye gitmesini sağladığı bulunmuştur. Diğer taraftan erkekler, depresyonda olduklarında dikkatlerini dağıtmaya meyillidirler. Tekrarlamanın aksine oyalanma depresyonu azaltabilir.

Stres- Bazı çalışmalar, az stres düzeyi altında, kadınların erkeklerden daha fazla depresyon geliştirdiğini göstermektedir. Ayrıca, stres altında kadınların psikolojik tepkileri farklıdır. Kadınlar, erkeklerden daha fazla stres hormonu üretir ve kadın cinsel hormonu progesteron, erkeklerde olduğu gibi stresin, hormon sisteminin kendisini kapatmasını sağlamasını engeller.

Beden algısı sorunları—Depresyonda cinsiyet farklılığı ergenlik çağında başlar. Ergenlik döneminde cinsiyet farklılıklarının ortaya çıkması önemli bir rol oynar. Bazı araştırmacılar, ergenlik dönemindeki cinsel gelişim süresinde kızlarda artan dış görünüş memnuniyetsizliğine dikkat çekmektedir.

Kadınlarda Depresyonun Tedavisi

Çoğu için, Depresyondan muzdarip kadınlar, başka herkes gibi aynı tedavi tiplerini almaktadır. Temel tedavi yaklaşımları, psikoterapi ve antidepresan tedavisidir. Ancak, kadınlarda depresyon için bazı özel tedavi şekilleri vardır.

Depresyon, Hormonlar ve Üreme Döngüsü

Üreme döngüsü ile ilişkili hormon dalgalanmaları, kadınların ruh hali üzerinde derin bir etkiye sahiptir. Bu olasılığın ışığında, siz ve doktorunuz daima depresif belirtiler ve kadın üreme döngüsü arasındaki bağlantıya bakmalısınız. 

Sizin depresyonunuz menstrüel dönem ve olası bir PMS etkisi ile bağlantılı mı?

Hamile misiniz ve vücudunuzda ve sizde süregelen büyük değişikliklerle ilgili komplikasyonlarla mücadele mi ediyorsunuz?

Son zamanlarda doğumdan sonra bebek stresi ile mücadele ediyor musunuz?

Ya da menopozunuz yaklaşıyor mu, duygusal ve hormonal dalgalanmalar ile mi uğraşıyorsunuz?

Üreme döngüsünün tüm bu kilometre taşları depresyonu etkileyebilir ve tetikleyebilir. Bu ayrıca, hormon replasman tedavisi ya da doğum kontrol ilacının yan etkileri ile ilgili ruh halini de dikkate almak önemlidir. 

Depresyon Tedavisi Kadınlar İçin Nasıl Farklılık Gösterir

Spesifik tedavi yöntemleri, genellikle kadınlar için modifiye edilmelidir. Kadınsal biyolojik farklılıklar sebebiyle, kadınlar genel olarak erkeklerden daha düşük dozlarda antidepresanlara başlatılmalıdır. Ayrıca kadınların yan etkileri yaşama olasılığı daha yüksektir, bu yüzden herhangi bir ilaç kullanımı yakından izlenmelidir.

Son olarak, kadınların, anksiyete bozuklukları ve yeme bozuklukları gibi diğer durumlar için eş zamanlı tedavi gerektirme durumu erkeklere göre daha fazladır.

Kadınlarda Depresyon İçin Kendi Kendine Yardım

Basit bir yaşam tarzı değişikliği ile depresyonunuzda büyük yıkım gerçekleştirebilirsiz: Her gün egzersiz yapmak, yalıtılma dürtüsünden kaçınmak, yararsız yiyecekler yerine sağlıklı yiyecekler yemek, rahatlamak ve ara vermek için dışarıda zaman geçirmek.

İyi hissetmek zaman alır, fakat eğer her gün kendiniz için olumlu seçimler yaparsanız ve başkalarının desteğini alırsanız, oraya varabilirsiniz.

Güvenebileceğiniz birine duygularınızı açın. Sevdiğiniz ve güvendiğiniz insanlarla neyin içinde olduğunuzu paylaşın. İhtiyacınız olan desteği ve yardımı isteyin. Çok değer verdiğiniz ilişkilerden kendinizi geri çekmiş olabilirsiniz, fakat bu zorlu dönemde size yardım edebilirler.

Öyle hissetmeseniz bile, sosyal aktivitelerde bulunmak için çaba gösterin. Depresyonda olduğunuzda, içinize dönmek daha rahat hissettirir. Fakat diğer insanların etrafında olmak, sizi daha az depresif hissettirir.

Kalkın ve hareket edin. Çalışmalar, düzenli egzersiz yapmanın, yorgunluk hissini azaltmada, antidepresan ilaçlar kadar etkili olabildiğini göstermektedir. Ağır spor yapmanız gerekmez. Her gün yapılan bir 30 dakikalık yürüyüş, ihtiyaç duyulan desteği verecektir.

8 saat uyku hedefleyin. Depresyon genel olarak uyku problemlerine neden olur. Ruh haliniz nedeniyle, çok az ya da çok fazla uyursunuz. Sağlıklı uyku alışkanlıklarını öğrenerek, daha iyi bir uyku düzeni edinin.

Her gün biraz güneş ışığı alın. Gün ışığı eksikliği, depresyonun daha kötüye gitmesine sebep olur. Yeterince aldığınızdan emin olun. Açık havada kısa yürüyüşler yapın, bir kahve için, açık havada yemekten keyif alın, bir bankta insanları seyredin ya da bahçede oturun.

Rahatlama teknikleri uygulayın. Günlük rahatlama teknikleri depresyon semptomlarını hafifletmeye, stresi azaltmaya, mutluluk ve huzur duygularını arttırmaya yardım edebilir. Yogayı, derin nefes almayı, kas rahatlatma hareketlerini ya da meditasyonu deneyin.

Premenstrüel Disforik Bozukluk

Çoğu kadın, premenstrüel sendromla (PMS) çok tanışıktır. Şişkinlik, huysuzluk ve yorgunluk gibi PMS’in istenmeyen belirtiler menstrüel döngü içinde, aynı anda ve her ay tekrarlayarak ortaya çıkar. Çoğu kadın için, bu premenstrüel belirtileri, rahatsızlık vericidir, fakat kaybolmaz. Ancak on kadın içinden biri için, belirtiler çok sıkıntı vericidir ve premenstrüel disforik bozukluk ( PMDD) teşhisi konulan bir rahatsızlıktır. PMDD, şiddetli depresyon, asabiyet ve diğer duygu-durum bozuklukları ile karakterizedir. Belirtiler regl öncesi yaklaşık 10-14. günlerde başlar ve başlangıçtan birkaç gün içinde gelişir.


Premenstrüel Disforik Bozuklukları Belirtileri

§  Üzüntü ya da umutsuzluk hissi
§  Gerginlik ve Kaygı hissi
§  Panik atak
§  Ruh hali dalgalanmaları ve ağlama
§  Kalıcı sinirlilik ya da öfke
§  Günlük aktivitelere ve ilişkilere ilgisizlik

§  Konsantrasyon güçlüğü
§  Bitkinlik ve düşük enerji
§  Yeme isteği ve çok fazla yeme
§  Uyku bozuklukları
§  Kontrolden çıkma duygusu
§  Fiziksel belirtiler  (şişkinlik, göğüslerde hassasiyet, baş ağrısı, kas ağrısı)

 

 

 

Premenstrüel Disforik Bozukluk İçin Kendi Kendine Yardım Etme

PMDD semptomlarını iyileştirmek için, atmanız gereken çok adım vardır. Çoğu, yaşam tarzında basit değişiklikleri gerektirir.

Egzersiz- Düzenli aerobik egzersizi PMDD semptomlarını azaltabilir.

Beslenme Değişiklikleri- Beslenmenizdeki değişiklikler belirtileri azaltmaya yardımcı olabilir. Tuzu, yağlı yiyecekleri, kafeini ve alkolü kesmek tavsiye edilir. Kompleks karbonhidratlardan bolca tüketmek de ayrıca önerilmektedir.

Besin takviyeleri- B-6 vitamini, kalsiyum, magnezyum, Vitamin-E ve triptofanın PMDD’den muzdarip kadınlara yararlı olduğu görülmüştür. 

Bitkisel İlaçlar- Çuha çiçeği yağı ve hayıt ağacı meyvesinin her ikisi de PMDD tedavisinde etkili olduğu bulunan ve üzerinde çalışılan bitkisel takviyelerdir.

Stres Azaltma- Stresi azaltmak için Rahatlama teknikleri ve diğer stratejiler, PMDD semptomlarını yardım edebilir. Yoga ve meditasyon özellikle etkilidir.