İnsanın dili neden tutulur?

Heyecan sıkıntı stres kiminin diline vurur hiç susturmaz, kimini kekeme yapar kelime konuşturmaz. Neden? 

Arkadaşlarınızla, ailenizle ya da hiç tanımadığınız insanlarla bir arada olduğunuzu düşünün. Herkes rahat rahat aklına eseni söylüyor. Siz ağzını açtığınız anda göğsünüze yumruk oturuyor. Zar zor heceler. Nefesiniz sanki konuşmaya yetmiyor. Siz konuşmayı denerken çevrenizdekiler sabırla bekliyor. Bir süre sonra nezaketin bu türlüsü de canınızı sıkıyor, daha beter utandırıyor. Tabii bir de gerginlikten artan, işleri daha da karıştıran heyecan var. Öyle bir noktaya geliyorsunuz ki “Tamam artık. Hiç konuşmam daha iyi.” diyorsunuz.  İşte kekemelerin yaşadığı ruh halinin kısa tarifi kaba çizgilerle buna benziyor. 

Genel tanımıyla psikolojik sebeplerle doğal konuşma ritminin bozulup aksamasına kekemelik deniyor. Başlıca iki tipi var: Birincil ve ikincil kekemelik.  Birincil kekemelik diğer türe göre çok daha hafif. Sadece kelimelerin ilk hecelerini söylemede zorluğa neden oluyor. İkincil kekemelik bundan ağır. Kelimelerin tüm hecelerinde duraksamaya, bazı durumlardaysa eş zamanlı hareket bozukluklarına yol açıyor. 

Kekemelik herkeste gelişebilir ama çocuklarda daha yaygın görülüyor. En sık 2 – 5 yaş arası erkek çocuklarında rastlanıyor. Bunun tam olarak nedeni bilinmiyor ama beyindeki konuşmayla ilgili bölümün tam gelişememesinden kaynaklandığı düşünülüyor. Bu yaş aralığındaki kekemelik tedavi edilmeden zamanla kendiliğinden düzeliyor. Her 20 çocuktan biri 6 aydan fazla kekemelikle mücadele ediyor. Yalnızca 5 çocuktan birinde tedavi gerekiyor. 

İnsanın dili neden tutulur?

Geçtiğimiz yılların en çok konuşulan filmlerinden 4 Oscar ödüllü The King’s Speech’de kekeme kral VI. George’un hikayesi anlatılıyor. Filmde kral günlük hayatında büyük oranda sorunsuz konuşabilse de halka hitap ettiği zamanlar kekemelik nedeniyle zor anlar yaşıyor. Üstelik bu arada II. Dünya Savaşı çıkıyor. Bunun üzerine kral kekemeliğini aşmak için konuşma terapistiyle çalışmaya başlıyor. Kralın sorunu olağandışı yöntemlerle araştırılıyor. Şimdi filmde görünmeyen nedenlere bakalım:

Normal konuşma gelişimi: Bazı çocukların beynindeki konuşma bölümü yeterince gelişemiyor ve konuşma bozuklukları oluşuyor. Sorun tedaviye gerek kalmadan zamanla kendiliğinden düzeliyor.

Beyin anormallikleri: Kekemelik çoğu durumda bir ailenin pek çok bireyini etkiliyor. Örneğin baba veya annede kekemelik varsa (ya da önceden görüldüyse) çocuklarda da ortaya çıkabilir. Bu gözlem kekemeliğin kalıtsal beyin anomalisiyle ilgili olabileceğine işaret sayılıyor. 

İnme ve beyin hasarı: Kekemelik inme ve beyin hasarı sonucunda gelişebilir. 

Psikolojik sorunlar: Bazı psikolojik sorunlar, örneğin duygusal travmalar kekemeliğe yol açabilir. 

Kimi dili tutulur?

Kekemelik her an herkese olabilir demiştik. Bu doğru, ancak bazı kimseler daha fazla risk altında. 

Aile geçmişinde olanlar: Hemen her sağlık sorununda önemli olan bu faktör kekemelikte de geçerli. Ailesinde kekemelik olan bireylerin kekeme olma riski daha yüksek. 

Gelişim bozukluğu olanlar: Gelişimsel bozukluk yaşayan çocuklarda konuşma bozuklukları riski daha yüksek. Kekemelik de buna dahil.  

Erkek olanlar: Erkek çocuklarında kekemeliğin daha sık görüldüğünü biliyoruz. Nedeni kesin olarak bilinmiyor. Ancak erkeklerin beyinlerindeki konuşma bölümü kadınlara oranla daha yavaş geliştiğinden böyle bir fark olduğu düşünülüyor.

Stresli olanlar: Bazı insanlar, özellikle de çocuklar stresten çok fazla etkilenebilir. Bu durumlarda konuşma bozukluklarına rastlamak olağan. Aşırı stres kekemeliği tetikleyebilir.