Hidrosel nedir ?

Hidrosel bir ya da iki testiste su benzeri bir sıvının acı vermeden birikmesi ve bu bölgenin şişmesi hastalığına denir. Bu şişkinlik rahatsız edici olsa da, ağrı yapmaz ve tehlikeli değildir. Yeni doğanlarda sık görülen bu hastalık, her yaşta erkeğin de başına gelebilir.

Hidrosel

Hidrosel

Hidro malum, yunanca su demek. Sel de ur, tümör anlamına geliyor. Basit tanımla bu sağlık sorununa su tümörü diyebiliriz. Halk ağzında su fıtığı diye de geçer. Hidroselde en yaygın belirti, testisleri saran zar içinde olağandışı miktarda sıvı birikmesidir. Her şey yolundayken bu sıvı azami 1 ml. hacminde olabilir ama hidroselde bu oran 100, hatta 200 katına çıkabilir. Bu da testis torbasının (skrotum) şişmesine yol açar. Şişkinlik ağrı yapmadığı sürece doktorlar tarafından pek önemsenmektedir çünkü hidrosel belli bir yaş grubunun altındaki kişilerde kendi kendine kaybolma özelliği taşımaktadır.

 

Kaç Tür Hidrosel Var ?

Doğumsal Hidrosel: Konjenital olarak da bilinir. Anne rahmindeyken testisler dışarıda değil içeride, karı bölgesindedir. Hamileliğin 3. ayından itibaren testisler alta doğru hareketlenip skrotuma inerler. Bu yolculukta testislere eşlik eden karın zarı, yani periton skrotuma kadar gelir. Doğumdan hemen sonra kese kapanacaktır. Böyle olmazsa içine karın içi sıvıyla dolacaktır. İşte buna hidrosel diyoruz.

Hatta bazen açıklığın büyüklüğüne bağlı olarak buradan karın içi organlar da sarkabilir. Hidrosel testis zarıyla sınırlıysa testiküler hidosel, testis kordu boyunca kistik nitelikteyse kord hidroseli – kordon kisti olarak adlandırılır.

Yenidoğanlarda gözlemlenen hidrosel vakaları genellikle doğumsal olmakla birlikte soruna başka tümörler, dolaşım problemleri, enfeksiyon hastalıkları da neden olabilir.

Bu dönem hidrosel komünikan – komünikan olmayan biçiminde tarif edilir. Skrotuma inen karın zarı açıksa hidrosel komünikan (ilişkili), karın zarı kapanarak karın içi sıvı skrotum içinde hapis kaldıysa komünikan olmayan (ilişkisiz) denilir.

Erkek bebeklerin % 6’sında hidrosel gelişebilir.

Erişkin Hidrosel: Genellikle 40 yaş üstü erkeklerin % 1’inde görülür.

Hidrosel erişkin erkeklerin yaklaşık yüzde 1’inde ve genellikle 40 yaşın üzerinde görülen sağlık sorunlarından. Skrotumun travmaya maruz kalması, testislerde iltihaplı hastalıklar, tümör oluşumları, varikosel ameliyatı ve radyoterapi gibi nedenler hidroseli tetikleyebilir.

Böbrek nakli, testis torsiyonu da hidrosel oluşturabilir. Bu durumda hidrosel testis torsiyonunu gizleyebilir ve müdahaleyi geciktirebilir.

Hidrosel Tanısı Nasıl Koyulur ?

Sağlık geçmişi ve fiziksel muayene ilk aşama. Hidrosel hastalarının çoğu skrotumda ağrı vermeyen şişlik, dolgunluk nedeniyle hekime başvururlar. Bazen nadiren de olsa kasık bölgesinde rahatsızlık veya bel ağrısı söz konusu olabilir. Özellikle doğumsal hidroselde bir başka belirti: Skrotumda şişlik sabahları iner; gün içinde artar. Testis torbasında renk değişikliği olmaz. Enfeksiyon varsa başka tabii.

Doğumsal hidroselde bir belirti de, çocuk ayaktayken görülebilmesi, yatınca veya uzanınca farkedilmemesidir.

Hidrosel vakalarında sorun %10 oranında iki tarafta da gözlemlenir. Özellikle sağ taraftaysa, büyük olasılıkla kasık fıtığı da gelişebilir.

Fiziksel muayene aşamalarının ardından yardımcı yöntemlerle tanı kesinleştirilir. Testisteki kan akışını ve dolaşım sorularını gözlemlemeyi sağlayan renkli Doppler ultrason buna örnek verilebilir. Skrotal ultrasonografiyle testislerde anomali olup olmadığı, muhtemel kistler, tümörler, fıtık vs. gözlemlenebilir.

Hidrosel birden ortaya çıkmaz. Aksine son derece yavaş adımlarla gelişir. Testis torbası sıvıyla dolar, zamanla ağırlık duygusu vermeye başlar. Şişlik arttıkça karanlık odada testis torbasına ışık tutunca içerideki sıvı nedeniyle testis ve epididim açıkça görülebilir. Doktor tanı koymak için ultrason yöntemine başvurulabilir.

Hidrosel Nasıl Tedavi Edilir ?

Hidrosel yıkıcı eğilimde sağlık sorunlarından sayılmaz. Aksine iyi huyludur. Hidrosel tedavisi genellikle ağrı olduğu zaman yapılmaktadır. 65 yaşından küçük erkeklerde hidrosel kendi kendine kaybolduğu için tedaviye gerek olmamaktadır. Fakat 65’den büyüklerde hidroseller kaybolmaz ve cerrahi müdahale (hidroelektomi) gerektirir.

Eskiden hidrosel tedavisinde izlenen yöntem, biriken sıvıyı enjektörle almak biçimindeydi ama zamanla bu sıvı yeniden birikirdi. Sonra hidroelektomi cerrahi müdahale yöntemi benimsendi. Teknoloji geliştikçe daha etkili tedaviye izin veren mikrocerrahi yaklaşımları da giderek yaygınlaştı.