Türkiye’nin astım ve KOAH raporu açıklandı

ASKO Koordinatörü Prof. Dr. Zeynep Mısırlıgil, basın toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’de 100’den fazla merkezde, 120’nin üzerinde doktor tarafından yürütülen raporda, 2 bine yakın hastanın incelendiğini bildirdi.
 
Raporda, hastaların çocukluklarında tütün ürünlerine pasif içici olarak maruz kalma öykülerinin dikkati çektiğini ifade eden Mısırlıgil, tütün ürünleri kullanan ya da pasif olarak etkilenen kişilerin hastalıklara yakalanma olasılığının yüksek olduğunu söyledi.
 
Her iki hastalığın görülmesinde genetiğin yanı sıra çevresel etkenlerin de önemli olduğunu belirten Mısırlıgil, şu bilgileri verdi:
 
"Ankara’dan İzmir’e, Adana’dan Trabzon’a uzanan 11 bölgede büyük bir ekiple gerçekleştirdiğimiz araştırma, yeni tanılı astım hastalarının 30 ila 39 yaşları arasında, yeni tanılı KOAH hastalarının da sıklıkla 50-60 yaş arasında daha sık saptanmasında çevresel etkenlerin önemli olduğunu gösterdi. Sonuçlar, 50 ile 59 yaşları arasındaki erkeklerde daha sık görülen KOAH’ın tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının en önemli etkenlerden biri olduğunu ortaya koyuyor. İlerleyen yaşlarda astım hastalığının etkisinin azalmasına karşın KOAH’ın arttığı görülürken, her iki hastalık da ortak belirtiler veriyor. Araştırmalarda elde edilen veriler, nefes darlığı ve öksürük belirtileriyle kendini hissettiren, astım ve KOAH hastalıklarını tetikleyen ortak etkenin hava kirliliği olduğunu gösteriyor."
 
Astıma sıklıkla üst solunum yolu hastalıkları, KOAH’a hipertansiyonun daha sık eşlik ettiğini kaydeden Mısırlıgil, özellikle çocuk yaşlardan itibaren pasif içici olanların hastalığa yakalanma oranlarının astımda yüzde 57, KOAH’ta ise yüzde 65 seviyesinde olduğunu söyledi.
 
Prof. Dr. Zeynep Mısırlıgil, "Gerçek yaşam verileri açısından bir değerlendirme olan bu çalışmada önemli bir nokta da her iki hastalıkta da başlanan tedavinin ardından hastaların bir yıllık izlemlerinde, kontrol vizitlerini aksattıkları saptandı. Hastalarımıza ilaçlarını aksatmamaları veya aşırı doz ilaç kullanmamaları adına doktor kontrolünde tedavilerini sürdürmelerini öneriyoruz." dedi.
 
Her iki hastalığı taşıyanların dörtte birinden fazlasında obezite görüldüğünü dile getiren Mısırlıgil, yeni tanı alan hastalarda saptanan obezitenin tedaviyle alakası bulunmadığını ve ilaçlarını düzgün kullanan hastalarda aksine kilo artışına rastlanmadığını aktardı.
 
Mısırlıgil, astım ve KOAH teşhisi konulan kişilerin nefes darlığı şikayetiyle başvurduğunu anlatarak, "Astım ve KOAH hastalarında nefes darlığı ilk sırada yer alırken, sonra öksürük şikayeti sık görülen belirti olarak karşımıza çıkıyor. Bu yakınmaları olan hastalara, çocuk yaşlarda özellikle sigara dumanına maruz kalmışlarsa veya tütün ürünleri tüketiyorlarsa doktora giderek kontrollerini yaptırmalarını öneriyoruz. Erken teşhis edilen bu tür hastalıklarda erken ve düzenli tedavi uygulandığında hastalık tamamen ortadan kalkmasa da ilerlemesi önlenebilir ve yaşam kalitelerinde önemli bir artış olur." şeklinde konuştu.
 
"Türkiye’de bu kapsamda yapılan ilk araştırma"
 
Abdi İbrahim Medikal Direktörü Dr. Murat Yaycı da raporun 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nde açıklandığını belirterek, raporla son dönemlerin en önemli hastalıklarından astım ve KOAH’a dikkati çekmeyi amaçladıklarını söyledi.
 
Yaycı, "Abdi İbrahim olarak dokunduğumuz hayatları iyileştirmek misyonumuzdan hareketle Türkiye’nin astım-KOAH haritasını çıkaran ekiple çalışmalara katıldık. Hastalığın yeni tedavi yaklaşımlarının yanı sıra farkındalık yaratmak için büyük bir ekiple Türkiye genelinde geniş kapsamlı bir çalışmaya imza attık. Mevcut çalışmalara olan desteğimizin yanı sıra yapılacak yeni araştırmaların büyük önem taşıdığının bilincindeyiz." şeklinde konuştu.