Türkiye’de tehlikeli grip salgını mı var?

Kışın etkisini göstermesiyle başlayan ve mart sonuna kadar devam etmesi beklenen grip vakalarının geçmiş yıllardan farklı bir seyir izlemediğini bildiren uzmanlara göre "panik yaratacak bir durum yok ancak tedbirli olmak gerekiyor."

Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma ve Grip Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Hürrem Bodur, gribe yol açan virüs tipleri ve korunma yolları ile ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Son zamanlarda grip vakaları görülmesinin normal olduğunu belirten Bodur, hastalığın sonbahar aylarında başlayıp ilkbahar aylarında azalarak devam ettiğini bildirdi. Bodur, "Grip kuzey yarım kürede yılın bu haftalarından itibaren görülmeye başlandı. Ülkemizde de görülüyor. Mart ayına kadar etkin olacaktır" dedi.

Hastalığın seyrinin Sağlık Bakanlığı tarafından izlendiğini, vakalarda tespit edilen aktif virüsün yeni olmadığını vurgulayan Bodur, "2009’da halk arasındaki tabiriyle ‘domuz gribi’ salgını yaşandı. Bundan sonra her yıl bu sezonda influenza A (H1N1) görüldü. Şimdi de H1N1 var ancak sadece domuz gribi yok. Bunun yanı sıra influenza A (H3N2) alt tipleri de görülüyor" diye konuştu.

-"Gribin önceki yıllara göre ağır seyrettiğine dair veri yok"

Bodur, hastalığın seyri ile ilgili de şu bilgileri aktardı:

"Elimizde gribin önceki yıllara göre daha ağır seyrettiğine dair bir veri yok. Böyle bir veri, gribin bizden önce görüldüğü ülkelerde de yok. Gribal influenza normalde nasıl seyrediyorsa şimdi de öyle seyrediyor. Herhangi bir değişim söz konusu değil. Şu an için panik yaratacak bir durum bulunmuyor ancak tedbirli olmak gerekiyor. Özellikle gribin ağır seyredebileceği risk grubunda bulunanların aşı yaptırmaları önem taşıyor. Bu kapsamda 65 yaş ve üzeri kişiler, 2 yaşın altında bulunanlar, hamileler, bakımevi ve huzurevinde kalanlar, kronik böbrek yetmezliği, astım, kronik akciğer, kalp-damar sistemi hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar, kan hastalığı, şeker hastalığı, nörolojik hastalığı, metabolik hastalığı, kronik karaciğer hastalığı bulunanlar, aşırı kilolular, sağlık çalışanları, 6 ay-18 yaş arasında olup uzun süre aspirin kullanması gerekenler grip için risk grubundadır. Bu gruplar başta olmak üzere grip aşısı yapılmasını tavsiye ediyoruz."

Aşının eylül-ekim aylarında yaptırılmasının uygun olduğunu ancak hastalığın birkaç ay daha aktif olacağı düşünüldüğünde henüz geç kalınmadığını kaydeden Bodur, "Grip aşısı şu andan itibaren de yapılabilir. Hastalık mart ayı sonuna kadar görüleceğinden aşı daha uzun süre koruyucu olacaktır" diye konuştu.

Bodur, özellikle risk grubundakilerin nefes darlığı, balgam çıkarma, yüksek ateş, bulantı, kusma, ishal ya da şuur değişikliği halinde vakit kaybetmeden doktora başvurması gerektiğini bildirdi.

-"Abartılı salgın söz konusu değil"

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Akova da gribin Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede kasım ayı başında salgın yapmaya başladığına dikkat çekerek, "Dünya Sağlık Örgütünün son verilerine göre şu anda korkulacak ve abartılı bir salgın söz konusu değil. Verilere göre grip benzeri bulgular gösteren kişilerden alınan her 100 örnekten 10-11’inde grip virüsü tespit ediliyor. Bu normal, beklenen bir oran" bilgisini verdi.

Hastalığın olumsuz etkilerinden korunmak için tedbirli olunması gerektiğini bildiren Akova, bunun için grip aşısı önerdi.

Aşının etkili olabilmesi için eylül ayının çok uygun olduğunu ancak halen yaptırılabileceğini vurgulayan Akova, "Şu anda da aşı yapıldığında antikor oluşur ve gribe karşı koruyuculuk sağlar" dedi. Akova, risk altındakiler ve bu kişiler ile aynı evde yaşayanların aşı yaptırması gerektiğini ifade etti.

-"Antibiyotikler, grip tedavisinde etkili değil"

Tedbirler kapsamında kişisel hijyen, kapalı ortamların havalandırılması ve hastalar ile yakın temastan kaçınılmasının önemine işaret eden Akova, hastalık belirtileri ortaya çıktığında hekime başvurulması ve hekim bilgisi olmadan ilaç kullanılmaması gerektiğini dile getirdi. Akova, özellikle antibiyotiklerin grip tedavisinde etkili olmadığını belirterek şunları kaydetti:

"Bu durumda antibiyotik gereksizdir, yan etkisi vardır. Bu ilaçların kullanılmasına bağlı antibiyotik direnci gelişmektedir. Bu da ilerisi için tehlikelidir.

Grip için ‘antiviral’ diye isimlendirilen ilaç grubu kullanılabilir. Bunlar gribe özgün ilaçlardır, sadece gripte geçerlidir. Diğer solunum yolu hastalıklarında geçerli değildir."

AA