"Sigarayı bırakmada başarı oranı yüzde 50"

Polikliniğin Sorumlusu Doç. Dr. Mehmet Atilla Uysal, polikliniğin 2001’den bu yana sigarayı bırakma konusunda hizmet verdiğini söyledi.
 
Randevuyla çalışan bölümde sigarayı acilen bırakması gereken hastalara öncelik verdiklerini belirten Uysal, kliniğe 1,5 yıl içinde yaklaşık 3 bin 500 kişinin sigarayı bırakmak için başvurduğunu, bunların 2 bin 500’ünün yeni, binin de kontrol hastası olduğunu ifade etti.
 
Başvuranların büyük bölümünü kadınların oluşturduğunu ancak başarı oranının erkeklerde daha fazla olduğunu dile getiren Uysal, şöyle devam etti:
 
"Erkekler daha kararlı oluyorlar. Kendilerine güveniyorlar, motivasyonları daha yüksek oluyor. Sigara bırakma başarısını söyleyebilmek için hastaları bir yıl takip ediyoruz. Bu bir yıllık süreçte hastalar sigarayı bırakıyorlarsa, bu sürede hiç sigara içmemiş olanını başarı oranı olarak bildiriyoruz. İlk 3 ay içerisinde başarı oranı yüzde 60-70’leri buluyor ama bir yıllık başarı oranları yüzde 50 civarlarında. Hastalar genelde buraya geldikleri zaman sigarayı bırakma konusunda mucize bekliyorlar ancak mucize yok. Sigarayı bırakmak için her şeyden önce hastaların istemesi gerekiyor. Biz hastalarımıza esas mucizenin kendileri olduğunu, bu başarının kendilerinin başarısı olduğunu söylüyoruz. Hastalar çoğu zaman ilacı alacağım ve sigarayı bırakacağım algısı içinde oluyorlar. Halbuki bunlar direkt olarak sigarayı bıraktıran ilaçlar değil. Sigarayı bırakmada yardımcı olan veya içmediklerinde çekilme bulguları dediğimiz veya hastaların aşırı sigara içme ihtiyacını azaltan ilaçlar."
 
Doç. Dr. Atilla Uysal, birkaç yıllık sigara içen hastalar olduğu gibi 30-40 yıldan beri sigara kullanan KOAH hastalarının da polikliniğe geldiğini dile getirerek, hastalara ilaç tedavisinin yanında grup tedavisinin de uygulandığını anlattı.
 
Grup çalışmalarının başarı şansını daha da artırdığını aktaran Uysal, şunları kaydetti:
 
"Hastalara aslında rutin olarak grup tedavisi yapılması gerekiyor. Bu sınırla alanda ve zamanda hastalarımızı polikliniğe alıyoruz. Hemşire arkadaşımız onlarla konuşuyor. Sigarayı bırakmadaki zorluklarını sorguluyor. Mini grup terapisi dediğimiz, hastaların birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlayan bir ortam oluşturuyoruz. Hastalar kendilerini rahat hissediyorlar. Bu sırada hastaların birbirleriyle iletişimi de faydalı oluyor. Hastalar diğer hastalarının başardığını gördüklerinde sigarayı bırakma konusunda daha istekli oluyorlar. Başarabileceklerini görüyorlar. Kendilerine inançları artıyor. Sadece ilaç tedavisi sigarayı bırakmada başarıyı sağlayan bir yol değil. Davranış tedavi yönteminin uygulanması gerekiyor. Bu olmadan tedaviyi sürdürmemiz mümkün değil. Psikolojik destek vererek, kişilerin sigara bırakma sürecinde yaşadıkları veya yaşayacakları problemleri önceden söylüyoruz. Bunlarla nasıl başa çıkılacağını anlatıyoruz, hangi durumlarda ne yapılması gerektiğini söylüyoruz."
 
İstanbul’da 40 civarında sigarayı bırakma polikliniği olduğunu belirten Uysal, sigarayı bırakmada en önemli şeyin hastaların isteği ve bunu eyleme dönüştürerek polikliniklere başvurması olduğuna dikkati çekti.
 
Uysal, sigarayı bırakmak isteyenlerin ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’na başvurabileceklerini, bu telefon hattının hastaların randevularına gelmelerinde olumlu bir etki yaptığını kaydetti.
 
"11 yaşında sigaraya başladım"
 
Polikliniğin başvuran 57 yaşındaki Hatice Alkan, 11 yaşında sigaraya başladığını ve 40 yıldır içtiğini belirterek, "5,5 yıl ara verdim. 6 ay önce babamı akciğer kanserinden kaybettim. 5,5 yıl aradan sonra sigaraya tekrar o gün başlamıştım. Bir ay önce polikliniğe geldim. Oğlumun doğum gününde sigarayı bırakma kararı aldık. O günden bu yana içmiyorum. Kendimden çok umutluyum. Herkesin bırakmasını tavsiye ederim. Hiç faydası yok. Zararı ise çok." dedi.
 
Zafer Yalçındağ da 74 yaşında olduğunu ve 60 yıldır sigara içtiğini ifade ederek, KOAH hastası olduğu için sigarayı bırakmak zorunda kaldığını anlattı.
 
Eşinin 2002’de sigarayı bıraktığını belirten Yalçındağ, "Şimdi oğlumla beraber geldim. 20 yıldır sigara içiyordu. O da benimle beraber bıraktı. 1,5 aydır polikliniğe geliyoruz. Daha önce hiç bırakmamıştım. Günde 1,5 paket içiyordum. Dün bir tane içtim ama keyif almayınca attım. Kafamdan silmek üzereyim. İlaçların faydası değil, kafadan silmek lazım. Ben KOAH hastasıyım eğer kafamdan çıkarmazsam yarın daha kötü olur, düzelemem. Parası cebimizi dumanı da sağlığımızı yakıyor. Herkesin bırakmasını tavsiye ederim. Arkadaşlara da tavsiye ettik." diye konuştu.