"Romatizma yenidoğan bebeklerde bile görülüyor"

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zübeyde Gündüz, romatizmal hastalıkların vücuttaki bağ dokusu sisteminin kronik iltihabı ve bu iltihap sonucunda kas ve eklemlerde oluşan bulgular ile ortaya çıktığını bildirdi.
 
Kronik romatizmal hastalıklara yenidoğanlarda dahi rastlandığına dikkati çeken Gündüz, "Romatizma hastalığını her yaşta görme ihtimalimiz var. Biz de sanki bu hastalık yetişkinlere özgüymüş gibi biliniyor. Ailelerin büyük çoğunluğu çocuğunun romatizma olduğunu duyduğunda hem çok şaşırıyor hem de üzülüyor. Türkiye, Akdeniz ülkesi. Akdeniz, coğrafi olarak romatizmal hastalıkların en sık görüldüğü yerlerden. Dolayısıyla bizim ülkemizde de sık rastlanıyor." diye konuştu.
 
Gündüz, 5 çocuktan 1’inin polikliniklere kas iskelet şikayeti ile başvurduğunu, zaman zaman hastalığa özgü semptomlar bulunamadığı için tanıda güçlük çekildiğini dile getirdi.
 
"Çocukluk çağı romatizması" olarak bilinen ve tıpta "Juvenil idiopatik artrit" diye adlandırılan hastalığın, çocuklarda en sık görülen romatizmal hastalık olduğunu anlatan Gündüz, şu bilgileri verdi:
 
"Bu tür, bin çocukta 1 ila 2 oranında görülüyor. Ülkemizde 16 yaşın altında yaklaşık 30 milyon çocuk olduğunu düşünürsek bunların 30 bininde bu hastalık türünden olmasını bekliyoruz ancak genel olarak çocuk romatoloji uzmanlarına ulaşan hasta sayısı 10 bini geçmiyor. Geriye kalan 20 bin civarındaki hasta ya tanısız kalıyor ya da uygun tedavi alamıyor. Hastalığın belirtileri daha çok eklem ağrısı, eklemde şişme, devam eden ateş, ciltte döküntü, idrarda kanama şeklinde. Romatizmal hastalıkların ağrıları daha çok sabah uykudan kalkınca belirgindir. Örneğin çocuk yere basamaz, eklemini açmakta zorlanır. Yavaş yavaş eklemi rahatlar, böyle durumlarda aileler bir uzmana başvurmalıdır."
 
"Sakatlıklara, ölümlere yol açabilir"
 
Prof. Dr. Gündüz, romatizmal hastalıkların kronik olduğunu ve tedavinin bir ömür sürebildiğini ifade etti.
 
Bu sürede çocukta ve ailede psikolojik, sosyal, ekonomik travma ortaya çıkabildiğini belirten Gündüz, şunları kaydetti:
 
"Romatizmal hastalıkların bir kısmı daha ılımlı seyrederken bir kısmı ciddi hasarlara neden oluyor. Böbreği, akciğeri etkileyebiliyor. Erken tanı hastalığın seyri için çok önemli. Tanı gecikirse ciddi boyutlarda organ hasarları, sakatlıklar hatta ölümler bile olabiliyor. Ne kadar erken tanırsanız hastalığı baskı altına almak, kontrol etmek o kadar kolay olur. Bu hastalıkların bir kısmı genetik kökenli. Ülkemizde akraba evlilikleri fazla olduğu için genetik hastalıkları daha sık görüyoruz. Amacımız bu hastalara bir an önce ulaşabilmek."