Pazartesi sendromu kalp damar hastalıklarını tetikliyor mu?

Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erol Özmen, "pazartesi sendromu" olarak bilinen "işe ya da okula gitmek istememe" sorununun sürekli ve şiddetli yaşanması halinde depresyona ve anksiyeteye yol açabileceğini, hatta kalp damar hastalıklarını tetikleyebileceğini belirtti.

Özmen, yaptığı açıklamada, özellikle çalışan kesimin ve öğrencilerin popüler sohbet konularından olan pazartesi sendromu hakkında henüz bilimsel bir araştırmanın bulunmadığını ancak bu sorunun ortaya çıkmasındaki etkenler ve sorunun sürekli hale gelmesi halinde yol açabileceği sonuçlarla ilgili değerlendirmeler yapıldığını kaydetti.

Pazartesi sendromunun bir hastalık değil ruhsal bir sorun gibi ele alınmasının faydalı olacağını ifade eden Özmen, "Çalışanların sürekli konuştuğu, hatta cuma gününden itibaren konuşulmaya başlanan bir konu bu. Burada aslında bir stres yaşanıyor. İşe veya okula gitmekle ilgili olarak pazar sabahından başlayan ve pazar gecesi şiddetlenen, pazartesi günü ise işe gitmeyle sönmeye başlayan fakat gün boyu devam eden bir stres hali. Pazartesi sendromu bir strestir." dedi.

Sendromun pazar günü sabahtan başlayan, gerginlik, keyifsizlik, kolay sinirlenme, uyku sorunları, keyif alamama gibi durumlarla ortaya çıktığını vurgulayan Özmen, yaşanan bu stresin aslında kişiye "seni zorlayan bir şey var, bunu aşamazsan mutsuz olursun" uyarısı verdiğine işaret etti.

Özmen, çoğu insanın bu sendromu sıklıkla yaşadığını ama bunu düzeltilecek bir sorun olarak görmediğini ve doktora başvurulacak bir durum olmadığını düşündüğünü aktararak, sürekli ve şiddetli bir sendrom varsa mutlaka uzmana başvurulması gerektiğini söyledi.

Kaygılı kişiler daha yatkın

Kişilik özelliği olarak kaygılı olan ve depresyona yatkın kişilerde bu sendromun daha sık görülebildiğine işaret eden Prof. Dr. Özmen, "Ama çoğu kişide bunlar olmasa da pazartesi sendromu görülebilir. Bunu yaşayan kişi uygun bir tedavi görmezse, yardım almazsa kişide depresyon, anksiyete bozukluğu hatta kalp damar hastalıkları yani stresle ilgili her türlü hastalık ortaya çıkabilir. Bunlar altta yatan neden olabilir, sonradan da gelişebilir." diye konuştu.

Özmen, Türkiye’de çalışanların yaklaşık yarısında bu sendromun görüldüğünün tahmin edildiğini belirterek, kişinin işinden kaynaklı sorunların da bu sendromu tetiklediğini kaydetti.

İş yerinde yaşanan sorunlar veya iş ortamındaki sürekli stres ortamının bu sendromu artırabileceğini dile getiren Özmen, bu sendromu çok sık ve şiddetli yaşayan insanların mutlaka bir uzmandan yardım alması gerekiğine dikkat çekti.

Özmen, pazartesi sendromu yaşayan kişilere şu önerilerde bulundu:

"Yaşadıkları ortamı, iş yerini iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Stres yaratan faktörler varsa bunların giderilmesi için çaba harcanmalı. İkincisi de kendi kişilik yapılarını gözden geçirmeliler. Bazı insanlar kaygılanmaya yatkındırlar. Kaygılanmaya yatkın olan insanlar bu özelliklerini aşamazlarsa pazartesi sendromunu yaşamaya yatkın olurlar. Bir uzmandan destek almalılar. İnsanı rahatsız eden bu sendrom yararlı sonuçlar da ortaya koyabilir. Stresler doğru bir şekilde aşıldığı zaman kişiyi ruhsal açıdan daha olgun bir düzeye getirir ve mutlu olmasını sağlar."

Prof. Dr. Özmen, pazartesi sendromunu şiddetli yaşayan bazı kişilerin aslında depresyonda olabileceğine de işaret ederek, bu nedenle ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurmanın daha sonra gelişebilecek daha ciddi sorunların önüne geçebileceğini sözlerine ekledi.