‘Parkinson gençlerde de görülebiliyor’

Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Emre, Türkiye’de şu anda yaklaşık 100 bin Parkinson hastası olduğunu varsaydıklarını belirterek, "Parkinson, yaşla beraber artan bir hastalık ama sadece ileri yaş sorunu da değil. Genç insanlarda da Parkinson görülebiliyor. Erkeklerde kadınlara göre biraz daha fazla görülüyor" dedi.
 
Dernek tarafından "Dünya Parkinson Günü" kapsamında, hastalığa dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla Topkapı Eresin Otel’de düzenlenen "Parkinson İçin Sen de Durup Düşün" etkinliğinde, hasta ve hasta yakınları bir araya geldi.
 
Parkinson hastalarıyla yakınlarının, sorunu yönetmede uzmanlar tarafından bilgilendirildikleri etkinlikte konuşan Emre, hastalığa ilişkin farkındalığın arttırılması amacıyla çalışmaların devam ettiğini söyledi.
 
Bu kapsamda "Dünya Parkinson Günü" dolayısıyla 5 ilde etkinlikler düzenlediklerini vurgulayan Emre, "Parkinson’da erken ve doğru teşhis, doğru tedavi, egzersiz ile hasta yakını desteği önemlidir. Tüm hastalara hastalıkla barışık yaşamalarını tavsiye ediyorum. Kesinlikle hastalığa teslim olmamalılar. Parkinson ömür boyu süren, uzun soluklu bir hastalık. Hastalığı iyi tanır ve onunla barışık yaşarsanız, almanız gereken tedbirleri alırsanız, bununla uzun yıllar iyi bir yaşam kalitesini sağlayabilirsiniz" ifadelerini kullandı.
 
Emre, Parkinson’un başta Alzheimer olmak üzere çok sayıda nörolojik hastalıkla karıştırıldığını dile getirerek, sorunun tespitinin doğru yapılmasının erken tanı için çok önemli olduğuna dikkati çekti.
 
"Parkinson, sadece ileri yaş sorunu değil"
 
Parkinson’un, beynin ufak bir bölgesinde doğal olarak dopamini üreten hücrelerin kaybı sonucunda ortaya çıktığını anlatarak, şu bilgileri verdi:
 
"Türkiye’de şu an 100 bin civarında Parkinson hastası olduğunu varsayıyoruz. Parkinson, yaşla beraber artan bir hastalık ama sadece ileri yaş sorunu da değil. Genç insanlarda da Parkinson görülebiliyor. Erkeklerde kadınlara göre biraz daha fazla görülüyor. Parkinson’un en çok bilinen belirtileri, istirahat halinde ortaya çıkan titreme, hareketlerin ve yürümelerin yavaşlamasıdır. Hafif denge bozukluğu da hastaların bir kısmında ortaya çıkabilir. Hastalığın tedavisinde de ana amaç, beyinde eksilmiş olan dopaminin yerine konmasıdır. Bu farklı yöntemlerle yapılabiliyor. Dopaminin beyinde yaptığı etkiyi taklit eden ilaçlar ve maddeler devreye giriyor. Deri altından bir pompa vasıtasıyla ilaç pompalamak ve pil cerrahisi denilen yöntemle hastalığın belirtilerini geriletmek mümkün."
 
Kök hücre tedavisinin şu an için etkinliği ve güvenliği ispatlanmış bir yöntem olmadığını aktaran Emre, yöntemin güvenilir olup olmadığına ilişkin deneysel çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
 
"Parkinson’un şiddeti ve etkileri kişiye göre değişir"
 
Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Haşmet Hanağası da Parkinson’un şiddetinin ve kişiyi nasıl etkilediğinin hastadan hastaya değişebileceğine değinerek, şunları kaydetti:
 
"Hastalık durduğu yerde, çoğunlukla el, kol ve bacakta titreme, kas sertliği, hareket yavaşlığı ve denge kaybı gibi hareket sistemiyle ilişkili bozukluklara neden olmasının yanında, bazen depresyon, kaygı gibi duygusal ve kavrama ve idrak yeteneği, dikkat, hafıza, planlama gibi de zihinsel becerilerde olumsuz etkiler yaratabilir. Hastalık ilerledikçe bu kişiler bir iskemleden kalkmak ve yatakta dönmek gibi işlevler için bile yardıma ihtiyaç duyabilirler. Ancak Parkinson kaliteli bir yaşama engel değil. Parkinson tanısı konduğunda hastalarımız hayatlarının kısa sürede değişeceğini, kısa sürede hareketsiz hale geleceklerini düşünüyorlar. Ancak bu düşüncelerin aksine Parkinson, büyük oranda tedavi edilebiliyor. Bu sayede hastalar kaliteli bir yaşam sürdürebiliyor."
 
Hastalık hakkında toplumu, hastaları bilinçlendirmek, hekimler arasında eğitim ve araştırmaya öncülük etmek amacıyla 1993’te kurulan Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği’nce düzenlenen etkinlik fizyoterapistlerin hastalara egzersiz yaptırmasının ardından sona erdi. AA