‘Otizmde en etkili tedavi; yoğun ve sürekli eğitimdir’

Birkan, otizmin genellikle belirtileri 3 yaşına kadar fark edilen ciddi bir gelişimsel yetersizlik hastalığı olduğunu belirtti.
 
Hastalığın görülme nedeninin günümüzde kesin olarak bilinmediğini ifade eden Birkan, ”Genetik temelleri olduğu yönünde güçlü bulgular vardır ancak sorumlu olan gen mekanizması henüz anlaşılamamıştır. Bunun yanında çevresel tetikleyicilerden de kuşkulanılmaktadır.” dedi.
 
Birkan, otizm hastalığının farklı belirtileri olduğunu vurgulayarak, "Özellikle erken yaşta otizmli çocuklar göz kontrolü kurmuyor, adıyla seslendiğinizde tepki vermiyor, akranlarıyla etkileşime girmiyorlar. Konuşma gecikiyor ya da yaşıtlarıyla bir fark oluyor aralarında. Konuşma hiç yoktur ya da çok geç başlar. Oyuncaklarıyla oynamayı bilmezler. Dönen objelere karşı aşırı ilgileri olur. Bazılarında ise kendini yaralama gibi davranışlar görülebilir.” şeklinde konuştu.
 
Hastalığın belirtilerinin erken fark edilmesi durumunda otizmli çocuklara toplumsal davranışları kazandırmanın mümkün olduğunu aktaran Birkan, şöyle devam etti:
 
”Hastalık 5 yaşından önce fark edilebilirse prensiplerine uygun bilimsel metotlarla eğitim verebilirse otizmli çocukların 2 ya da 3 yıl içerisinde yaklaşık yüzde 50’si akranlarıyla aynı okullara gidebiliyor aynı eğitim müfredatını takip edebiliyor. İlerleyen yaşlarda bizim gibi toplumun içerisinde yer alabiliyorlar. Bazıları bilgisayarla alakalı bir işte çalışabiliyor. Diğer yüzde 50, normal müfredatı takip edecek düzeye gelemeyenler ise yaşam seviyelerinde önemli ilerlemeler gösterebiliyor. Minimum bir destekle yaşamlarını sürdürecek bir noktaya geliyorlar.”
 
Birkan, otizmli çocukların dış görünüşlerinin diğer çocuklardan farklı olmadığını ve otizmin erkek çocuklarda görünme oranının 4 kat daha fazla olduğunu söyledi.
 
Otizm hastalığının ilaçla tedavisinin mümkün olmadığını ancak otizme eşlik eden bazı hastalıkların olabileceğini dile getiren Birkan, şunları kaydetti:
 
”Örneğin epilepsi nöbetleri gibi bazılarında uyku sorunu, bazılarında beslenmeyle alakalı sorunlar var. Mutlaka o çocukları bir çocuk psikiyatrisine göstermek, otizme eşlik eden bir rahatsızlıklarının olup olmadığını ortaya çıkarmak gerekir. En etkili tedavi yöntemi yoğun ve sürekli eğitimdir. Prensiplerine uygun eğitimli çocuklar toplum içerisinde daha sonra yerini alabiliyor.”
 
Dünyada 30 yıl önce 2 bin 500 çocuktan birinde otizm görüldüğünü belirten Birkan, ”Günümüzde 68 çocuktan 1’inde otizmi görüyoruz. Bu yüksek bir oran. Bu oranı dikkate aldığımızda ise ülkemizde 0-18 yaş aralığında yaklaşık 350 bin otizmli çocuk olduğunu düşünüyoruz. Bunların 30 bini örgün eğitimden yararlanabiliyor. Okullaşmaya çok fazla ihtiyacımız var. Okullarda ise kaliteli iyi eğitime ihtiyaç var.” ifadelerini kullandı.