Meme lenfoması tedavisinde "silikonlar" risk taşıyor

Yurt dışında yürütülen araştırmayla, memede silikona bağlı tümör geliştiğinde lenfomalarda uygulanan standart kemoterapinin fayda sağlamadığı, tedavi öncesinde mutlaka silikonun çıkarılması gerektiği belirlendi.

ABD Teksas Üniversitesi Andersan Kanser Merkezince yapılan ve sonuçları Journal of Clinical Oncology Dergisi’nde yayımlanan araştırmada, memede kullanılan silikonların o bölgede lenfomaya neden olduğu ileri sürülerek, tedavide silikonun etkisi ele alındı.

Lösemi, Lenfoma, Miyelom Hastaları ve Araştırma Eğitim Birliği Derneği (LLMBİR) Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında lenf kanseri olarak bilinen lenfoma tanısında, son yıllarda yükseliş olduğunu belirterek, "Lenfoma, son yıllarda düzenli ve istikrarlı olarak artıyor. ABD’de 2014 yılında 80 bin yeni lenfoma vakası bildirildi" dedi.

Lenfoma gelişiminde etkili olabileceği vurgulanan çevresel faktörlere karşı duyarlı olunması gerektiğini dile getiren Özcan, şunları kaydetti:

"Memeye yerleştirilen ve daha çok silikon olarak bilinen implantların, memede lenf bezi kanserine yol açtığı yaklaşık 18 yıl önce gösterildi. Ancak, Ocak 2016’da Journal of Clinical Oncology Dergisi’nde ABD Teksas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezinden yayımlanan araştırma, bu durumda ameliyatın şart olduğunu ve operasyonla tümörün ve implantın mutlaka çıkarılması gerektiğini ortaya koydu. Araştırmada, memede silikona bağlı tümör geliştiğinde lenfomalarda uygulanan standart kemoterapinin fayda sağlamadığı tespit edildi. Araştırmaya göre, memede kullanılan silikonlar, o bölgede lenfomaya neden oluyor."

"Silikon çıkartılmalı ve tedavi bundan sonra planlanmalı"

Özcan, yapılan bu son çalışmayla, protez takılan her 1 milyon hastanın yaklaşık 1-3’ünde meme lenfoması ile karşılaşıldığı ancak son yıllarda bildirilen vaka sayısındaki artış nedeniyle riskin daha yüksek olabileceğinin öngörüldüğünün bildirildiğini aktardı.

Bu kişilerde silikon takıldıktan yaklaşık 8 yıl sonra meme lenfomasının geliştiğinin belirlendiğini anlatan Özcan, meme lenfomasının en sık 50’li yaşlarda görüldüğünü söyledi.

Meme lenfomasının hayati risk taşıyıp taşımadığına ilişkin olarak da Özcan, "Eğer, tanı sonrası silikon çıkartılır ve uygun tedavi yapılırsa lenfomadan ölüm olasılığı çok düşük. Fakat bunun için silikonun çıkartılması ve tedavinin bundan sonra planlanması gerektiği unutulmamalı" dedi.

Silikona bağlı meme lenfomasında riskin nispeten düşük olmasına karşı, uygulamayı yaptırmak isteyenlerin mutlaka bilgi sahibi olması gerektiği değerlendirmesinde bulunan Özcan, "İmplant taktıran kişi, taktırdığı silikonun memesinde lenf bezi kanseri gelişimi riski taşıdığını mutlaka bilmeli ve buna göre karar vermeli" açıklamasında bulundu.