Kurban Bayramı’nda "avuç içi kadar et" tüketin önerisi

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Beslenme ve Diyet Birimi Sorumlusu Başdiyetisyen Sevinç Yetişen, Kurban Bayramı’nda, sağlıklı kişilerin günlük ortalama 100, sağlık sorunu bulunanların ise 30 gram et tüketmelerini, etlerin sebzeyle pişirilmesini önerdi.

Yetişen, Kurban Bayramı’nda kesilecek etlerin, bayram sonrasında da tüketileceği için saklama ve pişirme koşullarına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Dana, koyun, kuzu olarak tüketilen etin 100 gramının ortalama 250-300 kalori civarında enerji içerdiğini anlatan Yetişen, doymuş yağ ve kolesterol içeriği de yüksek olan etlerin, diyabeti, kalp damar hastalığı, gut hastalığı ve tansiyon yüksekliği olan kişiler tarafından daha dikkatli tüketilmesini tavsiye etti.

Sağlık sorunu olanların, çok yavaş yiyerek, çok fazla çiğneyerek ve en fazla avuç içi büyüklüğü miktarında (30 gram) et tüketerek bayramı sağlıklı geçirebileceğini dile getiren Yetişen, "Sağlığımız açısından et tüketimi günlük 90-100 gramı geçmemelidir, aksi takdirde, obezite, şeker hastalığı, kalp damar hastalıkları, gut hastalığı ve yüksek tansiyon oluşumuna zemin hazırlamaktadır." dedi.

Veteriner hekim kontrolünden geçmemiş hayvanların, kurbanlık olarak alınmaması gerektiğini vurgulayan Yetişen, veteriner hekim kontrolü olmayan ve uygun koşullarda kesilmeyen kurbanlık hayvanlardan insanlara tenya, salmonella, tüberküloz, şarbon gibi hastalıkların bulaşma riskinin yüksek olduğunu ifade etti.

"Etler, C ve E vitaminini içermediği için mutlaka sebzelerle pişirilmeli"

Kurban etinin yağ ilave edilmeden pişirilmesini öneren Yetişen, şöyle konuştu:

"Günde 90-100 gram kurban etinin yağsız tarafından hazırlanan kısmı haşlanmış, ızgara veya sebze ile pişirilmiş şekilde tüketilmelidir. Kurban eti kavurma olarak yenmek isteniyorsa, yağ ilave etmeden kendi suyunda, kısık ateşte pişirme yapılmalıdır. Et kullanılarak yapılan sebze ya da kurubaklagil yemeklerine de yağ ilave edilmemelidir. Özellikle katı yağlar, et yemeklerinde kullanılmamalıdır, etin kendi yağı ile pişmesi sağlanmalıdır. Etler, C ve E vitaminini içermediğinden etlerin mutlaka sebzelerle birlikte pişirilmesi veya etlerin yanında C vitamininden zengin sebze, salata, taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi yöntem hem besin çeşitliliğinin sağlanmasını sağlar hem de sebzelerde bulunan C vitamini, demirin emilimini arttırır. Et hazırlamada kullanılan kesme tahtalarında çiğ sebze ve meyvelerin doğrama işlemi yapılmamalıdır. Sebze ve meyveler için ayrı bir kesme tahtası kullanılmalıdır."

Yetişen, kansızlığa neden olmaması için etli bir yemeğin, tüketilmesinden 2-2,5 saat geçmeden çay veya kahve içilmemesi gerektiğini belirterek, bayram ziyaretleri sırasında artan çay ve kahve tüketiminin uykusuzluk, kalp ritm bozuklukları, mide problemlerine sebep olabileceği konusunda uyardı.

Mangalda pişirilecekse

Kurban eti, mangalda pişirilmek isteniyorsa kanserojen etkiyi azaltmak için kömürden en az 15 santimetre uzakta tutulmasını tavsiye eden Yetişen, şu bilgileri verdi:

"Kömürleşecek şekilde kızartılmış etler her zaman kanser riski taşır. Etin ateşe yakın olması B1, B12, folik asit gibi vitaminlerin kaybına yol açmaktadır. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içerikleri yüksektir. Görünür yağlar ayrılsa dahi kırmızı etin ortalama yağ içeriği yüzde 20’dir. Diyabet hastaları, kalp ve damar hastaları, mide rahatsızlığı olanlar, hipertansiyon hastaları gibi belli bir beslenme düzeni ile takip edilen kişilerin bayram boyunca diyetlerini bozmamaları gerekmektedir."

"Etin hemen tüketilmesi sindirim zorluğuna yol açıyor"

Bayramda hayvan kesilir kesilmez et kavurmasının yapılarak tüketilmesinin toplumun bir adeti olduğunu belirten Yetişen, "Etlerin, kurban bayramında bekletilmeden hemen pişirilerek tüketilmesi etin sindirilmesini daha da zorlaştırmaktadır. Etin hemen tüketilmesi, sindirim zorluğuna yol açacağından doğru olan, buzdolabında 24-48 saat bekledikten sonra pişirilip tüketilmelidir." dedi.

Etlerin, büyük parçalar şeklinde değil kıyma, kuşbaşı gibi küçük parçalara ayrılıp, tek pişirimlik miktarlara bölünüp, buzdolabı poşetlerine konularak buzdolaplarının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmasını tavsiye eden Sevinç Yetişen, donmuş etlerin de soğuk suyun altında veya buzdolabında çözdürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.