Kötü huylu tümöre karşı "immuno-onkolojik" tedavisi

Kanser tedavisinde yeni uygulanmaya başlanan, bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesi esasına dayanan "immuno-onkoloji" yöntemiyle, kötü huylu tümörler yok edilecek. Yeni tedavi yönteminde ilaç, hastanın kendisi olacak.
 
Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Kanser Enstitüsü Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Çelik, kanser tedavisinde her geçen gün bilimsel yeni tedavi seçenekleriyle mücadele edilmeye başlandığını söyledi.
 
Yeni tedavi yaklaşımları içinde başarı elde edilen bağışıklık sistemine yönelik "immuno-onkolojik" tedaviden olumlu sonuçlar elde edildiğini belirten Çelik, bu yöntemle kanser tedavisinde önemli yol katedildiğini vurguladı.
 
Her insanın vücudunda her gün bir milyon kanser hücresi oluştuğunu anlatan Çelik, "Bu hücrelerle vücudumuzdaki savunma hücrelerimiz savaşıyor ve kanser hücrelerini yok ediyor ya da bu imalat hatası olan hücreler, ‘hücre intiharı’ da diyebileceğimiz apoptoz yoluyla ölüyor. Savunma hücrelerinin işlevini gereği gibi yerine getiremediği ve kanser hücrelerinin çoğalmaya devam ettiği noktada kanser oluşabiliyor. Oluşan kanser hızla yayılabiliyor ve sonunda da ‘metastaz’ dediğimiz son evreye geliniyor" dedi.
 
Çelik, immüno-onkoloji yönteminde, vücudun kendi savunma sistemi yani "T" hücrelerinin kullanıldığını aktararak, şunları kaydetti:
 
"Takılı kalmış el freni örneğinde olduğu gibi tümörü tanıyıp yok etmesi gerektiği halde gözden kaçıran T hücrelerinin etkinliğinin artırılmasına ‘immuno-onkolojik’ tedavi adı verilir. Bağışıklık sistemine ait T hücreleri, modern kanser tedavisinde immüno-onkolojik tedaviyle ‘özel komandolar’ şeklinde eğitiliyor.
 
Bağışıklık sistemi üzerinde etkili olan ancak tümörü tanıyıp yok etmesi gerektiği halde gözden kaçıran T hücrelerinin etkinliği, immuno onkoloji yöntemi ile artırılıyor ve vücuttaki tümörlerin yok edilmesi sağlanıyor. ‘İmmuno-onkolojik’ tedavide bağışıklık sistemi ölümcül bir silah haline getiriliyor. Tedavi sürecinde adeta ilaç, yine hastanın kendisi oluyor."
 
Yeni ilaçlar kullanımda
 
Çelik, bu tedavinin çeşitli kanser türlerine ilişkin uygulamalarından başarılı sonuçlar elde edildiğini bildirdi.
 
Cilt kanserinde söz konusu yöntemin uygulandığını belirten Çelik, şu bilgileri verdi:
 
"CTLA-4, T hücresini negatif yönde düzenleyen bir moleküldür. CTLA-4’ü bloke ederek T hücre yanıtını arttıran bir protein, melanom tedavisinde yaşam süresini arttıran ilk tedavi olarak onaylanmış bir ilaçtır. CTLA-4 inhibitörleri ‘1. nesil immüno-onkolojik tedaviler’ diye adlandırılır. İmmüno-onkolojik tedavilerle melanomda artık ileri evrede bile kürden bahsedilebilmekte olup bu tedavilerin melanomdaki başarısı diğer kanser türleri üzerindeki araştırmaları hızlandırmıştır.
 
İkinci nesil immüno-onkolojik tedaviler ise kanser hücresi ile T hücresi arasında bağlanma görevini üstlenen PD (Programmed Death) 1 reseptörünü inhibe eden ajanlardır. Bu ajanlardan iki tanesi üzerinde yapılan çalışmalarda, hem melanomda hem de başta akciğer kanseri olmak üzere birçok tümörde başarılı sonuçlar elde edilmiştir.
 
Ölümcül bir silah haline getirilen bağışıklık sistemini kullanan immuno-onkolojik tedaviler, yakın gelecekte kanser tedavisi ile uğraşan biz tıbbi onkologların en önemli partneri olacak. Bilim dünyasında çığır açan bu yönteme ait 2014’te onaylı tek bir ilaç varken günümüzde melanomda 3, akciğer kanserinde 2, böbrek tümöründe 1 immüno-onkolojik tedavi ajanı kullanım onayı almış durumdadır." AA