Hipertansiyonla sağlıklı yaşam mümkün

Tansiyonun ideal aralığı olarak 12-8 ml. kabul ediliyor. 13-14 ml. ve üzeri değerler ise hipertansiyon sınıfına giriyor. Hipertansiyonun teşhis ve tedavisi neden olabileceği organ hasarları ve beraberinde getirebileceği hastalıkların önlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Uz. Dr. Deniz Şener 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü öncesinde, hipertansiyon ve tedavisi hakkında bilgi verdi.
 
Teşhis için ideal süre 2 hafta
 
Hipertansiyon, kan basıncının olması gereken ideal değerlerin üzerinde olması durumunda gelişir. Teşhis bir kere yapılan tansiyon ölçümüyle konulmamaktadır. Tansiyonu etkileyen birden fazla faktör vardır. Tansiyon bir heyecan ya da panik durumunda anlık olarak da yükselebilir. Bu nedenle doğru tanı ve teşhis için yaklaşık 2 hafta süresince haftada birkaç kere ölçüm yapılmalıdır.
 
Ölçüm her iki koldan da yapılmalı
 
Tansiyon ölçümü mutlaka her iki koldan yapılmalıdır. Kol damarında darlık olan kişilerde tansiyon düşük çıkabilir. İki koldan ölçüm yapılarak iki tarafta da aynı bulunuyorsa tek bir koldan ölçüm yapılmaya devam edilebilir. Eğer fark varsa yüksek olan kol dikkate alınmalıdır. Ölçüm esnasında kişi, 5 dakikalık istirahat süresi boyunca oturur pozisyonda olmalı, kol bir yere dayandırılmalıdır.
 
Evde ölçülen değerler doktor tarafından değerlendirilmeli
 
Tansiyon ölçümleri tansiyon aleti ile yapılmaktadır. Üst koldan yani omuz ile dirsek arasından ölçülen manuel tansiyon aletleri en doğru sonucu vermektedir. El bileğinden otomatik aletlerle ölçüm yapan cihazlar da kullanılabilir. Evde, el bileğinden ölçüm yapılıyorsa iki defa üst üste ölçüm yapılmalıdır. Anormal bir değer çıkarsa normal bir tansiyon aletiyle tekrar ölçüm yapılmalıdır. Fakat mutlaka bir hekim tarafından normal tansiyon aletiyle ölçülen sonuçlar birbiriyle karşılaştırılmalıdır.
 
Baş ağrısı ve çarpıntı ile gelebilir
 
Tansiyon yükselince vücutta önemli belirtiler vermektedir. Baş ağrısı, çabuk yorulma, ensede ağrı, dengesizlik ve çarpıntı en temel belirtiler arasında yer almaktadır. Tansiyonun yükseklik değerleri de çok önemlidir. Büyük tansiyon 14, küçük tansiyon 9’un üzerinde ise mutlaka tedavi edilmelidir. Sınırdaki değerlerde ilk aşamada sadece beslenmenin düzenlenmesi ve egzersiz gibi koruyucu önlemler alınır. 18/10 gibi yüksek değerlere ise mutlaka acil müdahale edilmelidir.
 
Kalp hastalıkları tansiyonla belirti verebilir
 
Tansiyonu yükselten en önemli nedenler arasında kalp, damar ve hormon hastalıkları yer almaktadır. Kalp damar hastalıkları tansiyonun görülmesindeki en önemli nedenlerden biridir. Böbreklerin iyi çalışmaması sonucu vücuttan su ve tuzun atılamaması da yüksek tansiyona neden olur. Tiroid bezi gibi bazı hormon hastalıkları damar tonusunun artmasına bağlı olarak tansiyonu yükseltir. Nadir görülen tansiyonu yükselten bazı hormonlar salgılayan iyi huylu tümörler de vardır.
 
Aşırı heyecan ve endişe tansiyonu yükseltiyor
 
Tansiyon, toplumda en yaygın hafif ve ara ara olan yükselmeler şeklinde görülür. Günümüz hayat şartlarında stres, gerilim, heyecan, endişe ve işin yetişmesi gibi durumlar kronik olarak tansiyona zemin hazırlar. Tansiyon hastası olmayan ama hayat şartları nedeniyle tansiyonu normalin üzerinde giden kişilerde kalp damar sisteminde yıpranma olabilir. Tansiyonu düzenlemenin en etkili yolu egzersizler ve açık havada yapılan yürüyüşlerdir.
 
Gençlerde de ani yükselen tansiyon atakları görülüyor
 
Son yıllarda özellikle gençler arasında da ani yükselen tansiyon atakları görülmektedir. Panik atak, endişe, heyecan, gerilimle artan tansiyon değerleri vardır. Bunlara beraberinde çoğunlukla nabız artışı da eşlik eder. Özellikle sınava hazırlanan gençlerin duygu durumlarındaki bu ani değişiklikleri kontrol altına alması önemlidir. Bunun için hayat tarzında birtakım değişiklikler yapmak; düzenli beslenme, kilo kontrolü, egzersizler ve spora teşvik hayati önem taşımaktadır.
 
Tansiyon tedavisi kişiye özel planlanıyor
 
Yüksek tansiyon kronik bir hal alırsa tedavi edilmelidir. Tansiyon ilaçlarının bağımlılık yaptığı ya da zararlı olduğunu düşünmek, sürekli ve uzun dönem ilaç kullanmanın getirdiği yan etkilere dayanarak bundan kaçınmak doğru değildir. Günümüzde kullanılan ilaçlar, sadece tansiyona etki etmemekte, kalp-damar sistemini korumakta ve böbreğin bozulmasını da engellemektedir. İlaç tedavisinde, sadece tansiyonun kontrol altına alınması değil, diğer organların da korunması amaçlanmaktadır. Tedaviye uyum çok önemli olmakla birlikte hastaya uygun ilaç seçimi de çok önemlidir. Ayrıca hastanın tam kontrolü sağlandıktan ve tansiyonu düzenlendikten sonra ilaçların bırakılabileceği de unutulmamalıdır.