Dünyada 382 milyon diyabet hastası var

Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı’nın özel bir hastane işbirliği ile düzenlediği “Tip 2 Diyabet ve Metabolik Cerrahi Sempozyumu” Samsun’da gerçekleştirildi. Sempozyuma Samsun Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, Uzman Dr. Dursun M. Mehel, Samsun Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Fatih Özkan, Dr. Hakan Taşlı, Güner Armutlu, Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik, Opr. Dr. Muzaffer Al ve Prof. Dr. Aytekin Oğuz katıldı.

Diyabet, artan bir sağlık sorunu 

Diyabetin güncel durumu hakkında bilgi veren Opr. Dr. Muzaffer Al, “Günümüzde tip 2 diyabet artan bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun başlıca nedenleri; beslenme tarzında değişim, yaşlanma, endüstri olarak sıralanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanan rakamlara göre dünyada 382 milyon diyabet hastası olduğu ve bu sayının 2035 yılında 600 milyon civarında olacağı beyan edilmiştir.”

Diyabet hastalarını bekleyen diğer hastalıklar 

“Türkiye’de erişkin popülasyonun yaklaşık yüzde 18’inin obez olduğu ve aynı popülasyonda yaklaşık yüzde 11-12 tip 2 diyabet hastası olduğu bilinmektedir. Diyabet hastalarında kalp krizi, felç, böbrek hastalığı ve böbrek yetmezliği gibi hayati fonksiyonlarda ciddi değişimler olmaktadır. Metabolik cerrahi ile tip 2 diyabet hastalarında yüzde 75-98 oranında rezolüsyon sağlandığı gösterilmiştir” şeklinde konuştu.

Türkiye nüfusunun en az 7 milyonu diyabetli 

Türkiye’nin metabolik cerrahi alanında dünyanın en büyük ikinci serisine sahip olduğunu belirten Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik, Tip 2 diyabetin en etkili tedavisi olduğu bilinen ve bu hastalardan elde edilen bilgi ve tecrübelerin diğer hekimlerle paylaşılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

Ameliyatlar Türkiye’de de başarıyla uygulanıyor

“Bizler girdiğimiz her platformda bilginin paylaşılarak arttığını belirtiyoruz. Bilimsel her çalışmanın temelinde bu davranış esastır. Bildiklerimizi ne kadar çok meslektaşımıza aktarırsak, diyabetle savaş konusunda o kadar çok yol kat edeceğiz. Önceden bu ameliyatlarla ilgili bilgi sahibi olabilmeniz için dünyayı dolaşmanız gerekiyordu. Ama artık bu ameliyatlar Türkiye’de de başarıyla uygulanıyor. Hatta yaptığımız ameliyatlarla şu anda dünyanın en büyük ikinci hasta serisine sahibiz. Dolayısıyla artık metabolik cerrahiye ilgi duyan ve çalışmalarına bu alanda devam etmek isteyen meslektaşlarımızın hiçbir yere gitmesine gerek kalmadı.”

Diyabet nedir?

Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun internet sitesinden yer alan bilgilere göre, Diabetes Mellitus (DM), pankreasın yeterli insulin üretememesi veya vücudun ürettiği insülini etkili bir şekilde kullanamaması sonucu oluşan ömür boyu devam eden kronik ve insülin üreten hücrelerin azalması ile devam eden bir hastalıktır. Normal metabolizma da besinler, vücudun başlıca yakıtı olan glukoza (şeker) dönüşmek üzere bağırsaklarımızda parçalanırlar. Daha sonra bu glukoz bağırsaklardan kana geçer ve kandaki şeker düzeyi yükselmeye başlar.

Sağlıklı bireylerde kana geçen glukoz pankreastan salgılanan insülin hormonu yardımıyla hücrelerin içine taşınır. Şayet insülin hormonu vücudumuzda olmazsa ya da etkisi bozulmuş ise şeker hücrenin içine taşınamayacağı için, glukoz kanda artarak şeker hastalığı dediğimiz kan şekeri yükselmesi (Hiperglisemi) gelişmiş olur. Bu kan şekeri yüksekliği sürekli olarak devam edecek olursa organlarımızda (sinir, göz, kalp, böbrek vs) zaman içerisinde ciddi bozukluklara neden olur.

Diyabet tanısı nasıl konuyor?

Bir kişinin diyabetli olup olmadığı Açlık Kan Şekeri (AKŞ) ölçümü veya Oral Glikoz Tolerans Testi (OGTT) yapılarak saptanır. AKŞ ölçümü 100-125 mg/dl olması gizli şeker (pre-diyabet) sinyalidir. AKŞ ölçüm sonucunun 126 mg/dl veya daha fazla olması diyabetin varlığını gösterir. OGTT’de glikozdan zengin sıvı aldıktan 2 saat sonraki kan şekeri değeri önemlidir. İkinci saat kan şekeri ölçümü 140-199 mg/dl ise gizli şeker, 200 mg/dl veya daha yüksek ise diyabet tanısı konulur.

(İHA)