Çocuklarda görülen rota virüsüne dikkat

Altı ay ile iki yaş arasındaki çocuklarda görülen yoğun ishal, mide ve bağırsak iltihaplarına yol açan rota virüsü çocuklarda ve yeni doğan bebeklerde enfeksiyona neden oluyor. Ateş, kusma ve ishalle birlikte seyreden virüs çocuklarda ciddi tahribatlara yol açabiliyor hatta dikkat edilmezse ölümlere bile neden olabiliyor.
 
Ağız ve dışkı yoluyla bulaşabilen bağırsak hücrelerini etkileyen virüs, farklı bağırsak hastalıklarına da yol açabiliyor. Özellikle çocukların içtiği su, bulunduğu ortamdan bulaşabilen virüs, son bir haftada Sivas’ta yaklaşık 350 çocuğu etkiledi. İshal, kusma gibi şikayetlerle hastanelere kaldırılan çocukların muayenelerinde rota virüsü tespit edildi.
 
Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Cevit, rota virüsünün önlem alınmazsa tehlikelere yol açabileceğini belirterek, "Viran enfeksiyonlar ve ishal çocuklar önemli bir konu. Rota virüsü özellikle yaz ishallerinde çocuklar için önemli bir ajandır. Özellikle küçük çocuklarda biraz daha 3 yaşının altındaki çocuklarda biraz daha fazla viral ajan olarak karşımıza çıkıyor. Çocuklarda genellikle diğer bir rota virüslü çocukla temas sonrası iki, üç gün içerisinde belirti veriyor. Genellikle bu çocuklarda bulantı, kusma, karın ağrısı en önemli nedendir. Ateş hafif olabilir bazende çok belirgin olduğu durumlarda olabilir ama genelde hafif orta derecede bulantı, kusma en önemli bulgu olarak karşımıza çıkıyor. Bağırsak enfeksiyonunu, ince bağırsak enfeksiyonunu tutan bir enfeksiyon ince bağırsağı tuttuğu içinde çocuğun bağırsaktan yiyeceği sıvı emilimini bozuyor. Bu hem sıvı hem de besin emilimini bozmasına bağlı olarak da çocuklarda sıvı eksikliği, besinsel eksiklik beslenme bozukluğu ve sıvı kaybı söz konusu olabiliyor. Çocuklarda hayati önem taşıyabiliyor. Sıvı kaybı çok belirgin olursa hayati organlara böbreklere, bağırsaklara, beyine, akciğere, kalbe giden kanda bir azalma meydana geliyor. Buna bağlı olarak da bilinç değişikliği meydana gelebilir" dedi.

"Anne sütü virüsten koruyucu özelliğe sahip"

Anne sütünün enfeksiyondan koruyucu bir özelliğe sahip olduğunu belirten Cevit, "Anne sütü almayan çocuklar biraz daha riskli, yalancı emzik kullanan çocuklar biraz daha riskli, kreş gibi çocukların birbirine bulaştırma olasılığı yüksek olan yerlerde bu olayda daha sık görülüyor. Toplu yaşam yerlerinde hijyene salgın olduğu dönemde biraz daha dikkat edilirse bu olayın biraz daha çabuk önüne geçilir. Mutlaka küçük çocuklarda bir hafta içerisinde içeceği suları kaynatıp, soğutarak içilmesi gerekir. Çocuklarımız beslenirken yoğurt ve yoğurt çorbaları ön planda düşünebilir. Muz ve şeftali gibi yaz meyveleri, terbiyeli tavuk çorbası, hafif yağlı veya az yağlı pirinç lapası, patates püresi, ızgara köfte de tüketilebilir. Çünkü çocuk hem protein hem de sıvı alması gerekiyor ki ciddi organlarına zarar vermesin. Çocukların besinleri düzgün bir şekilde alması gerekiyor ki çocuklarda beslenme bozuklukları meydana gelmesin ishal de buna bağlı olarak uzamasın" şeklinde konuştu.

"El ve besin hijyeni önemli"

Hastalığın iyi bir tedavi sürecinden sonra bir hafta içerisinde geçtiğini aktaran Prof. Dr. Cevit, "Bu enfeksiyonlar iyi tedavi olursa, iyi yönlenirse ortalama bir hafta içerisinde geçiyor. Üç gün içerisinde artarak devam ediyor. Üç günden sonrada giderek azalıyor. Çocuk üç, beş gün içerisinde çok iyi beslenirse azalma moduna girerek bir hafta içerisinde bu hastalığı tamamen atabiliyorlar. Hastalığın yayılmasını engellemek için el hijyeni önemli, besin hijyeni önemli, eğer kreş gibi bir ortamdaysa o çevre hijyeni çocuğun dokunduğu masa, sandalye, kapı, yer gibi her dokunduğu malzemenin temizliği önemlidir. Eve geldiği zamanda annenin ev temizliği, yiyecek hijyeni ve uygun besinlerin ara verilmeden verilmesi çocuğun hem beslenmesi ve kendini toplaması, hastalığı sorunsuz atlata bilmesi açısından oldukça önemlidir. Böyle yönlenirse bu çocuklar bir an önce bu problemi atlatır ve sorunsuz üstesinden gelir" ifadelerini kullandı. İHA