"Acil servislerde kalp krizi vakaları atlanabiliyor"

 Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Yanturalı, hastanelerin acil servislerinde yüzde 3-5 oranında kalp krizi vakalarının atlandığını, kalp krizi geçirdiği anlaşılamadan eve gönderilen hastaların önemli bölümünü de kadınların, diyabet hastalarının ve yaşlıların oluşturduğunu belirtti.

Yanturalı, yaptığı açıklamada, acil servislere en çok başvuru nedenlerinden birinin kalp hastalıkları olduğunu söyledi.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bazı hastanelerin acil servislerinde miyokart enfarktüsü (kalp krizi) vakalarının atlandığını ifade eden Yanturalı, "İstatiksel verilere göre, acil servislere başvuran ve kriz geçiren hastaların yüzde 3-5’i tanı konmadan eve gönderiliyor ve kaybediliyor." dedi.

Yanturalı, kalp krizi geçirdiği anlaşılmadan acil servisten taburcu edilen bu vakaları daha çok kadınların, diyabet hastalarının ve yaşlıların oluşturduğunu bildirdi.

Kalp krizinin tipik belirtisinin "baskı tarzında göğüs ağrısı ile ağrının sol kol ve sırta vurması" olduğu bilgisini veren Yanturalı, bu belirtilerin kadında da erkekte de aynı şekilde görüldüğünü söyledi.

"Kadın hastalarda atipik başvurular daha fazla"

Kadın hastaların kalp krizi başvurularında atipik (alışılmış ve normal olmayan) başvuruların daha çok olduğunu anlatan Yanturalı, şöyle konuştu:

"Bilimsel olarak kanıtlandı ki kadın hastaların atipik başvurusu daha sık. Nedeni belli değil. Kadınlar ağrılarını çok net tarif edemiyor olabilir, doktorlar bu belirtileri göz ardı ediyor olabilir ama sonuç olarak kadınların miyokart enfarktüsleri erkeklere göre daha sık atlanıyor."

Yanturalı, kadın hastaların acil servise göğüs, kalp, sırt ağrısı şikayetleriyle geldiğini ya da "Terlemem var", "Bitkinim", "Hazımsızlığım var", "Grip oldum", "Elim ayağım tutmuyor", "Midem bulanıyor" şeklinde yakınmalarını dile getirdiğini söyledi.

Kriz belirtilerini hastaların tam olarak anlatamadığını, bazı doktorların da elektrokardiyografiye (EKG) ihtiyaç duymadığını ifade eden Yanturalı, şunları aktardı:

"Belirtiler panik atak olarak da değerlendirilebiliyor, ‘Herhangi bir nedeni yoktur’ deniyor ya da tehlikeli bir durum olmadığı düşünülerek eve gönderiliyor. Belirtiler ortak ama kadınla erkek arasında fark var. Hem hastalar hem hekimler uyanık olacak ki kalp krizi atlanmasın. Hasta geliyor bize ‘Çok kötüyüm, halsizim’ diyor. Bir EKG çekiyorsunuz miyokart enfarktüs ile karşı karşıya kalıyorsunuz. O yüzden biz burada asistanlarımızdan 40 yaşın üstünde açıklanamayan sırt, göğüs ağrısı şikayetiyle hasta geldiğinde gerekli önlemleri almasını, EKG çekmesini istiyoruz."

"Diyabetikler ayakta kalp krizi geçirip hayatını kaybedebilirler"

Yaşlıların da kalp krizi geçirdiğinin zaman zaman fark edilmediğini söyleyen Yanturalı, demans (bunama) veya konuşma bozukluğunun şikayetin anlaşılmamasına sebep olduğunu ifade etti.

Yaşlı hastaların daha çok "Göğsüm daralıyor" yakınmasıyla hastanelere başvurduğunu dile getiren Prof. Sedat Yanturalı, bu ağrının kalp krizi belirtisi olabileceğini aktardı.

Diyabetin vücuda verdiği zarar dolayısıyla şeker hastalarının da ağrı eşiğinin yükseldiğini vurgulayan Yanturalı, "Ellerindeki, ayaklarında ağrıyı hissedemezler, ayakkabı vurur fark etmezler, göğüslerindeki ağrıyı da fark edemeyebilirler. Sessiz miyokart enfarktüsü dolayısıyla diyabetikler ayakta kalp krizi geçirip hayatını kaybedebilirler. Bu nedenle dikkat etmek gerekiyor." dedi.

Kalp krizini sadece yaşlıların geçirmediğine işaret eden Yanturalı, 20’li yaşlardan itibaren göğüs ağrısı belirtilerinin dikkate alınması gerektiğini sözlerine ekledi.