Göz Tansiyonu Nasıl Ölçülür ?

Göz tansiyonu, göz içinde doku tarafından üretilen göz sıvısının kan damarlarına tahliye edilmemesi ve buna bağlı olarak göz içinde birikmesidir. Göz sinirlerinde meydana gelen göz tansiyonun sebebi, biriken sıvının neden olduğu önce tek bir sinir lifi üzerinde tahribata yol açar eğer erken tedavi edilmez ise görme bozukluğu olarak kendisini hissettirir.

Bir insanın kendi kendisine göz tansiyonu teşhisi koyabilmesi mümkün değildir. Diğer hastalıklara nazaran daha sinsi ilerleyen göz tansiyonu, çoğu kez hastanın bu durumu fark etmeden uzun süre geçirmesine neden olabilmektedir. Hasta bu aşamada arada ani gelen baş ağrıları ya da gece ışığında beyaz hareler görebilmekte ancak genellikle göz tansiyonu olduğunu fark edememektedir. Ayrıca her baş ağrısının sebebi göz tansiyonu olmayabilir. Göz tansiyonu tanısı koyulabilmesi için uzman doktor tarafından göz tansiyonu ölçümü yapılmalı, kornea kalınlığı ölçülmeli, görme alanı, retina ve göz sinirleri üzerinde araştırma yapılmalıdır. Ancak en kesin tanı için ilk önce göz tansiyonu ölçümü gerçeklemektedir.

Göz tansiyonu ölçümü sağlık hizmet verilen kurumlarda gerçekleştirilmektedir. Tonometri denilen özel cihazlar yardımı ile yapılan bu ölçümlerde uzman hekim hastaya yardımcı olmaktadır. Tonometri cihazlarının farklı tipleri ile sağlanan göz tansiyonu ölçümlerinde, aynı zamanda kornea kalınlığı da ölçülebilmektedir. Göze temas eden ve göze temas etmeyen farklı tiplerdeki Tonometri cihazları ile yapılan ölçümde, göz basıncı ve kornea kalınlığı ölçüleri alınarak, matematiksel hesaplamalar yardımı ile göz tansiyonu ölçümü gerçekleşmektedir.

Göz Tansiyonu Teşhisinde Ölçüm Yapılması Şartmıdır?

Göz tansiyonu diğer hastalıklardan daha sinsice ilerlediği için, çoğu kez hasta bu hastalığa sahip olduğunu bilmeden yaşar. Ancak en ileri safhalarda kendisini belli eden bu hastalığın bu aşamadan sonra tedavisi hem daha zorlayıcı olmaktadır hem de sağlıklı netice alınamamaktadır. Bu yüzden ailesinde göz tansiyonu mazisi olanlar,  göz basınç değeri yüksek olanlar, diyabet hastası olanlar, uzun zaman hipermetrop yada aşırı miyop gözlüğü kullananlar, gözlerinin retina tabakası ince olanlar ve nefes kullanılan meslekleri icra edenler düzenli aralıklar ile göz tansiyonunu ölçtürdükleri takdirde, erken teşhis ile bu hastalığı alt edebilmektedir.

Göz tansiyonu teşhisinde önemli olan göz tansiyonu ölçüm işlemi, tek başına teşhis koymada yeterli değildir. bu işlem ve buna bağlı uygulanacak bir dizi araştırma sonucunda kesin teşhis koyulabilmektedir. Göz basıncı herkesin vücut yapısı ile farklı paralelde seyretmektedir. Bir kişinin göz basıncının yüksek olması illaki göz tansiyonu hastalığı olacağı anlamına gelmez. Kornea kalınlığı, retina damarlarının basınç taşıma kapasitesi ve göz sinirlerinin direncine bağlı olarak göz tansiyonu ortaya çıkabilmektedir. Ancak kornea tabakası ince olan kişilerin göz tansiyonu hastalığına yakalanma riskinin daha fazla olduğunu belirtmek gerekir.

Göz Tansiyonu Ölçümü Acı Verir Mi?

Göz tansiyonu ölçümü sanıldığı gibi acı veren bir uygulama değildir. Bu konudaki uzman, hastaya gerekli açıklamaları yapar ve ölçüm işlemine başlanılır. Öncelikle hastayı rahatlatmak adına göze uyuşturucu özelliği olan bir damla damlatılır ve hastanın sakinleşmesi sağlanır. Ancak bazı durumlarda bu aşamada göz sorununu daha iyi tespit edebilmek adına başka kimyasallar da kullanılabilmektedir. Bu işlemlerin sonunda göz tabakasına yerleştirilen ölçüm cihazı, göz basıncını ölçmeye başlar. Kısa ve basit olan bu işlem ile birlikte ölçüm tamamlanmış olur. Bazı hastalar daha heyecanlı oldukları için ölçüm sırasında gözlerini sıkmakta ve buda yalancı göz basıncı ölçümüne neden olabilmektedir. gerginlik yaşayan göz basıncı yüksek çıktığında aynı işlemin bir daha uygulanması gerekebilir.