Gizli kaloriler nerede gizleniyor?

Siz de kilo vermeye uğraşıp elleriniz bomboş eski hayatınıza geri mi dönüyorsunuz? İşin sırrı yediklerinizde olabilir. Servis boyutu, yiyeceklerin içerikleri kalorilere, yağlara ve karbonhidratların vücudunuzda birikmesine neden olabilir. İşin kötüsü bütün bunlar isteğiniz dışında gerçekleşiyor olabilir.

Yiyecek olarak tüketilen birçok şeyin üzerinde etiket bulunur. Bu etiketler servis miktarını ve içindekileri gösterir. Tüketici olarak bunların anlamını iyice bilmelisiniz. Marketten aldığınız dondurulmuş pizzaları düşünün, etiketine bakmadan kaç kişilik olduğunu düşünürsünüz: 2, 3. Siz en iyisi 6 kişiyi deneyin. Her kişiye birer dilim. Kimse bir dilim pizzayla doymayacak biliyoruz. Bir dilim pizzanın ortalama kalorisi 370. Diyelim ki 3 dilim birden yediniz alacağınız kalori 975 olacak. Durun bunu düşünerek öğle yemeğinizi mahvetmeyin. Ancak pizzanın içinde koruma amaçlı bulunan sodyum nitrat sizin için biraz zararlı olabilir. İşte bu düşünmeye değer.

Bütün bunları öğrendikten sonra ekstra bir dilim almanızı kimse sağlayamaz. 

Şimdi pizzanın kalorili bir şey olduğu zaten ortada diye düşünmeyin gelin bir de vitaminli sulara bakalım. Adından sağlıklı ya da yararlı bir şey olduğunu düşünebilirsiniz. Çünkü hem vitaminli hem de su. Susadığınızda içtikleriniz hakkında bir kez daha düşünün. Vitaminli su denilen içecekler endişelenilecek miktarda şeker ve kalori içeriyor. Bu türden sular şişe içinde satıldığından her bir şişenin tek kişilik olduğu düşünülür ancak doğrusu bu değil. Bir şişe vitaminli sudan 2,5 servis çıkartılmalı. Bunun anlamı 50 kalori içermesi gerekirken 125 kalori içeriyor olması.

Nasiplenme

Ne yediğinize dikkat ediyorsunuz, düzenli egzersiz de yapıyorsunuz. Yediklerinizin porsiyonuna ve içeriğine de bakıyorsunuz. Ama yine olmuyor yine olmuyor. Nedenini çocuklarınızda arayın. Anne babaların çoğu çocuklarını mutlu görmeye bayılır. Onları Mc Donald’s’a götürür ve çocukları yerken sadece izlemeyip eşlik etme gereği duyarlar. Bu durum da günlük kalori miktarınıza gereksiz bir yük bindirir.

Düşünmeden yediğiniz her şey ekstra kalori ve yağ olarak vücudunuza geri döner. Bu yüzden gün boyunca dikkatli olmalısınız.

Bir kaşık şeker

Çocuğunuzun yemeğinden nasiplenmiyorsunuz, porsiyonlarınıza da dikkat ediyorsunuz. Atıştırmalıklarınız bile sağlıklı sınıflamasına giriyor. Yoğurt, mısır gevreği… Yavaş çalışan metabolizmanız ya da kilo konusunda lanetlenmiş genleriniz bu işin altında yatan neden olabilir. Ancak kendinize suç atmadan önce atıştırdıklarınıza bir kez daha bakın. Bütün bu saydıklarımız belirli miktarlarda şeker içerir. Şeker her zaman söylediğimiz gibi vücudunuz için zararlı bir madde. Sindirim sisteminiz tarafından parçalanması açısından bakılacak olursa yediklerinizin içinde bulunan şeker göbek çevresindeki yağlanmanın nedeni olabilir. Yağsız ürünler şeker bakımından daha zengin. Tüketici olarak bu ürünlerin daha iyi olduğuna inanarak satın alıyoruz ancak madalyonun görünen yüzü farklı. Sadece yağla şekeri takas etmiş oluyoruz.

Kahvaltılık gevrek

Tam tahılın beli belirsiz tadını almak için ya da vücudunuza biraz faydası olsun diye yediğiniz kahvaltılık gevrekler göründüğü kadar masum değil. Vücudunuza gereksiz yere karbonhidrat ve yağ yüklemenize neden oluyor.

Karışık çerez

Yeni Zelanda’da ve Avustralya’da karışık çerez epey meşhur. Üzüm, çikolata, kuru üzüm, portakal, zencefil, şeker ve aklınıza gelebilecek daha birçok çerez bir tabakta buluşuyor. İçeriği nasıl olursa olsun bazı sporcular zirveye ulaşabilmek için enerji kaynağı olarak karışık çerezi kullanabilir. Bunu yolculuk sırasında atıştırabileceğiniz abur cubur olarak da düşünebilirsiniz.

Karışık çerez sağlıklı şeylerden oluşuyor olabilir ancak yine de fazla abartmamak lazım. Televizyonun karşısında otururken ya da ofiste çalışırken yiyeceğiniz çerezler direkt olarak kalçalarınızda ya da göbeğinizde birikebilir. Uyuşuk bir yaşam tarzı karbonhidrat bakımından zengin atıştırmalıklarla birleştiğinde ince bir vücut hayal olur. Bu yüzden dikkatli olmanızda fayda var.