Evde kullanılan kimyasallar erken ergenliği tetikler mi?

Ergenlik herkesin yaşayacağı bir süreç.  Ergenlik normalde kızlarda 8 – 13, erkeklerde 9 – 14 arasında olur. Erken ergenlik dönemiyse ergenliğin bilinmeyen bir nedenle çok erken yaşta başlaması, kemiklerin de bu sırada gelişmesidir. Kızların 8 yaşından, erkeklerin de 9 yaşından önce ergenliğe girmesi erken ergenlik dönemi olarak adlandırılır. Erken ergenlik dönemi çok sık karşılaşılan bir olay değil. 5000 kişiden birinde görülen nadir bir olay ve iki tipi var.

Erken ergenlik döneminin birinci türünde ergenlik süreci normal ergenlikte olduğu gibi ilerler, sadece erken yaşta gerçekleşir. Daha nadir olan bir türüyse yalancı ergenlik olarak da adlandırılan ergenliktir. Östrojen ve testosteron hormonları ergenlik belirtilerini tetikler. Ama beyin ve hipofiz bezleri değişimi algılamaz. Yani bunu yumurtalıklarda ya da testislerde oluşan bölgesel bir sorun olarak görebiliriz. Erken ergenliğin birçok farklı nedeni var: genetik faktörler, ırk, bazı hastalıklar, beyindeki hormon üretimini etkileyen sorunlar, kültürel etkileşim ve kullandığımız kimyasal maddeler.

Kimyasalların erken ergenliğe ne gibi zararları var?

Kimyasallar artık evimizin her yerinde. Mutfak, banyo, camlar, çamaşırlar derken tüm evi kaplamış durumdalar. Onlar olmadan temizliğin “t”sini yapamayacak gibi hissediyoruz. Ama bir yandan da zararlarına dair efsaneler dolaşıp duruyor ağızdan ağıza. Bu efsanelerden en yaygını da üreme sistemine verdiği zararlar hakkında. Aslında efsane dememiz yanlış olur, gerçekten de evde kullandığımız kimyasalların üreme sistemimize bazı zararları var. Üreme sistemine zarar veren kimyasallar arasında ftalat, plastiklerde bulunan bizfenol A, yapışmaz tavalardaki maddeler, cıva ve bazı birkaç madde daha zararlı olarak kabul ediliyor.

Araştırmacılar evde kullandığımız kimyasalların erken ergenlik, kısırlık gibi üreme sistemi sorunlarını tetiklediğini söylüyor. Hatta bunlara dair kanıtları da var. Örneğin daha önce 2 kez düşük yapmış olan bir kadın yeniden hamile kaldığında inceleme altına alınmış. Organik besinlerle beslenmesine, balık tüketmesine ve çevreye zarar vermeyen temizlik malzemeleri kullanmasına rağmen yapılan kan testinde tam 13 tane kimyasal maddeden vücudunda yüksek oranda bulunduğu belirlenmiş. Ama söylemeden geçmeyelim: bu maddelerin uzun vadede ne gibi sorunlara yol açabileceği henüz bilinmiyor.

Kimyasal maddelerin zararlı olduğu belli. Peki ne yapmalıyız? Uzmanlara göre kimyasal maddelere maruz kalmamak için yapabileceklerimiz var. Örneğin kimyasalların büyük bir kısmı da çöplerde ve kirli alanlarda bulunuyor. Evi sürekli temiz tutmak ve çöpleri atmak kimyasallara maruz kalma seviyemizi da azaltıyor. Cıva zararlı olduğu bilinen maddelerden biri. Özellikle de bazı balıklarda cıva miktarı epey yüksek. Bu yüzden uzmanlar hamile kadınların cıva bakımından zengin besinleri çok sıklıkla tüketmemesini söylüyor. Bunun hem anneye hem de bebeğe zararları olabiliyor. Araştırmalara göre endokrin bozucular adı verilen maddeler, örneğin bizfenol A, vücudumuz için çok zararlı. Vücudumuza etki etmeye başladıkları zaman hormonlar gibi davranmaya da başlıyorlar.

Erken ergenlikle kimyasalların bağlantısı ne?

Uzmanlar da henüz kesin bilgilere ulaşamadıklarını söylüyorlar. Ama erken ergenliğin tetikleyicilerinden birinin zararlı kimyasallar olduğunu da belirtiyorlar. Tabii zararlı kimyasallar erken ergenlik üzerinde tek başına etkili değil. Tetikleyiciler bir araya gelip erken ergenliği getiriyor. Genetik faktörler, besinler, hastalıklar… Erken ergenliğin birçok nedeni var. Kimyasallarla bir araya gelince de nadir karşılan erken ergenlik ortaya çıkıyor. Siz de çocuğunuzda erken ergenlik dönemi belirtileri görüyorsanız onu bir doktora götürmenizde fayda var.